Pazartesi - Cumartesi 10.00 - 19.00 +90 212 225 11 12

Kalp Hızı Değişkenliği Nedir ?

Kalp hızı değişkenliği (KHD) otonomik sinir sisteminin dengeli bir şekilde çalışıp çalışmadığını, uyanıklık merkezleri ve beyin sapı iletişimin bütünlüğünü gösteren bir belirteçtir. Otonomik sinir sitemi iki bölümden oluşur: Sempatik sinir sistemi (SSS) ve parasempatik sinir sistemi (PSS). Karşılaşılan bir stres uyaranı sonrasında uyarana savaş/kaç yanıtı verildiğinde aktif olan sistem sempatik sistemdir. Uyarana verilen stres yanıtı ile beyinden salgılanan hormonların etkisi ile (HPA ekseni) böbrek üstü bezlerinden kortizol ve adrenalin salgılanır. Bize stres oluşturan uyaranla kavga ederek veya kaçarak başa çıkmamızı sağlamak için kan basıncı yükselir, nefes alıp verme sıklaşır, kalp atışları hızlanır, kan dolaşımı iç organlardan çekilerek kol ve bacaklara yönlendirilir; biz de savaşır veya kaçarız.

Sempatik sistem yanıtının işlevi tamamlandığında parasempatik sistem devreye girer. Kalp hızı yavaşlar, tansiyon düşer, kan akımı tekrar iç organlara yönlendirilir, sindirim başlar, yara iyileşmesi ve bağışıklık sistemi devreye girer. Doğada ve doğal koşullarda bu şekilde kavga veya kaç stres yanıtının ortaya çıkaran uyaranlar nadir sıklıkta, yabani bir hayvanla karşılaşıldığında, düşman görüldüğünde, doğal felaketlerle karşılaşıldığında olur. Buna karşın günümüzde devamlı küçük veya büyük streslerle karşılaştığımız hayatlar yaşamamamız nedeniyle neredeyse uyanık geçirdiğimiz tüm dakikalarda, hatta uykuda bile bu stres yanıtı aktiftir; sempatik sistem, parasempatik sistemi baskılanmıştır. Kronik stres yanıtının diğer bir nedeni çocukluk çağı travmalarına maruz kalmaktır. Yaşanan travmalar HPA eksenini bozar. Amigdalalarda oluşan değişiklikler nedeniyle travmatize kişiler karşılaşılan tüm streslere abartılı stres yanıtı verirler. Bu da çocukluktan itibaren sempatik sistemin baskın olduğu çarpık bir dengeye neden olur.

Kronik stres yanıtı ve sempatik sistem baskınlığına bağlı olarak kalp normalden yüksek hızlarda çalışır. Gece gündüz dinlenmeden, nerdeyse aralıksız çalışarak fazla mesai yapar. Sempatik sistemin baskın olmadığı, sempatik ve parasempatik sistemlerin dengeli olduğu ideal koşullarda kalp atımları arasındaki süre sabit değildir; nefes alışverişlerle koordineli olarak beyin sapındaki hücrelerden gelen verilerle kalp atımları arasındaki sürelerde değişiklikler olur. Değişkenlik olması normal ve sağlıklı bir durumdur. Ancak sempatik sistem baskınlığı olan ve parasempatik sistemi devreye giremeyen kimselerde kalp normalden hızlı olarak çalışır ve nefesle koordineli değişiklikler görülmez. Kalp hızı değişkenliği düşük olan hastalar küçük stresli uyaranlara bile uygunsuz ve aşırı tepkiler verirler. Buna karşın stres karşısında soğukkanlı olabilen ve duygusal olarak dengeli bireylerin kalp hızı değişkenlikleri yüksektir.

Kalp hızı değişkenliği düşük olan kalp damar hastaları ve kanser hastalarının sağ kalım ve iyileşme oranları, kalp hızı değişkenliği yüksek olan hastalara göre düşüktür.

Kalp hızı değişkenliği azalınca ömür boyu azalmış kalmaya mahkum değildir. Bir insan bilinçli bir şekilde uğraşarak kalp hızı değişkenliğini arttırabilir. Bir kişinin ideal kalp hızı değişkenliği, sakin ve duygusal olarak rahatlamış olduğu ve dakikada 5 ila 7 nefes aldığı zamanlarda olur. Eğitim ve bilinçli değişiklik de tam burada devreye girer. Yoga, meditasyon ve nefes çalışmaları sırasında bilinçili olarak yavaş ve derin, uzun nefesler almak parasempatik sistemi devreye sokar. Önce sadece çalışmalar sırasında daha aktif olan parasempatik sistem, günler içerisinde daha çok devrede kalmaya başlar; kalp hızı değişkenliği artar.

Kalp hızı değişkenliği artan hastaların hem anksiyete ve depresyon bulgularında gerileme, hem de günlük yaşam kalitesinde ve hastaların iyilik halinde artış görülmüştür. Bu nedenle şiddete veya tacize maruz kalan travma hastalarının, depresyon ve anksiyetesi olan hastaların, yüksek tansiyon hastalarının ve kardiyak problemi olan hastaların, konvansiyonel medikal tedavi ve uygulamalarına ek olarak tedavilerine yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarını eklemek iyileşme sürecini hızlandırmakta ve tedaviden yüz güldürücü sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.