Pazartesi - Cumartesi 10.00 - 19.00 +90 212 225 11 12

Taş Devri Tipi Beslenme (Paleo beslenme)

İnsanoğlu yaklaşık 200.000 yıllık yaşamında meyve, sebze, yabani hayvan eti, balık, yumurta, zeytin ve kuruyemiş ile beslendikten sonra yaklaşık 13.000 (10.000 16.000) sene önce tarım devrimi gerçekleşmiştir. Tarım devriminin gerçekleşmesi ile insanlar yerleşik düzene geçmiş, tarlalarda tahıl ve bakliyat yetiştirmeye, hayvanları evcilleştirmeye, daha çok süt ve süt ürünü tüketmeye başlamıştır. 200.000 yılı bir gün, yani 24 saat olarak düşünürseniz, tarım devrimi bunun son 90 dakikasından sonra yer almaktadır. 200 sene önce gerçekleşen endüstriyel devrim ise en son 8 saniyeye tekabül etmektedir.

Tarım devrimi ve endüstriyel devrim hayatımızı pek çok yönden kolaylaştırmıştır. Ama bu kolaylıklar günlük yaptığımız hareketi belirgin bir şekilde azaltmıştır. Artmış yüksek miktarda kaloriler, azalan hareket ile birleşince kilo ile ilgili problemlere, obeziteye, metabolik sendroma, insülin direncine neden olmaktadır. Hem yağ dokusu hem de insülin direnci, vücutta enflamasyonu artırır. Bu enflamasyon, kalp damar hastalıkları, migren, metabolik sendromun kötüleşmesi, depresyon, Alzheimer hastalığı, otoimmün hastalıklar gibi pek çok hastalığa zemin hazırlamaktadır.

Gluten ve tahıl proteini içeren besinleri tüketmek, genetik yatkınlığı olan kimselerde çölyak hastalığına, 10 kişiden 3ünde non çölyak gluten hassasiyetine, yatkınlığı olan atopik hastalarda buğday alerjisine, insanların çoğunda artmış bağırsak geçirgenliğine ve enflamasyona neden olur.

Tüm bu zararların dışında öğütülmüş tahıl içeren besinlerin glisemik indeksi çok yüksektir ve fazla tüketildiklerinde insülin direnci, obezite ve metabolik sendroma zemin hazırlarlar.

İnek sütü ve ürünleri, özellikle çocukluk çağının en önemli alerjenlerinden birisidir. Günümüzde erişkinlerde de daha sık görülmeye başlanmıştır. İnek sütünü erken tüketmeye başlayan çocuklarda ileride otoimmün hastalık gelişme riski artmaktadır.


Gluten entoleransı olan hastalarda, protein yapılarındaki benzerlik nedeni ile, kazein entoleransı da sıklıkla görülür. Süt ve süt ürünleri, yüksek karbonhidrat ve doymuş yağ içerikleri ile fazla insülin salgısına neden olarak uzun vadede insülin direncine neden olurlar. Fermente süt ürünleri (peynir, yoğurt, kefir) amin içerikleri ile migren ağrılarını tetikleyebilirler.

Düşük karbonhidratlı Akdeniz tipi beslenen hastaların kanlarında enflamasyon belirteçlerinin daha düşük olduğu, kalp damar hastalıkları, demans ve depresyona yakalanma risklerinin daha düşük olduğu da gösterilmiştir. Yüksek miktarda rafine ve işlenmiş gıda, özellikle karbonhidrat yemek , beynin büyüme ve gelişme faktörü BDNF düzeylerinin düşmesine de neden olur. Hareketsizlik ile birleşince bu kısa vadede depresyona, uzun vadede demansa yatkınlık oluşturur.

Tohumların yüksek basınç altında işlenmesi sonucu elde edilen rafine yağların omega 6 oranı çok yüksektir. Omega 3/omega 6 dengesizliği önemli bir enflamasyon nedenidir, ve kalp damar hastalıkları riskini artırır.


Özetle taş devri (paleo) tipi beslenmek:

• Enflamasyonu azaltır
• Artmış bağırsak geçirgenliğini azaltır
• İnsülin direncini düzeltir
• Entolerans ve alerji bulgularını geriletir
• Kilo vermeyi kolaylaştırır
• Metabolik sendrom bulgularını azaltır
• Yağ yakımını kolaylaştırır
• Besin alerjilerini azaltır
Tüm bu yararları nedeniyle migren, fibromiyalji, depresyon ve metabolik sendroma iyi gelir. Demans gelişme olasılığı azalır.



Yiyin

Balık
Kırmızı et
Sebze
Baharat ve otlar
Zeytinyağı
Tavuk
Meyve
Kuruyemiş
Zeytin
Yumurta
Bal

Yemeyin

Tahıl ve unlar
Süt ve süt ürünleri
Nişasta
Baklagiller
Alkol
İşlenmiş ürünler
Katkılı ürünler