Birlikte daha Güçlü: Magnezyum ve D Vitamini
Magnezyum ve D vitamini, hücresel enerji (ATP), kas kasılması, kemik mineralizasyonu ve bağışıklık dengesinde çift yönlü bir biyokimyasal sinerjiyle çalışır. D vitamininin vücutta aktifleşmesi (1,25 (OH) 2D) doğrudan magnezyuma bağımlıyken; magnezyum eksikliği D vitamini direncine, kas güçsüzlüğüne, kardiyovasküler risk artışına ve kronik enflamasyona (yüksek hs-CRP) yol açar.
Tek başına yüksek doz D vitamini takviyesi almak, vücutta yeterli magnezyum rezervi yoksa beklenen biyolojik faydayı sağlamaz. Vücuttaki D vitamini aktivasyon enzimlerinin (hidroksilazlar) çalışması için kofaktör olarak magnezyuma ihtiyaç vardır. Magnezyum ve D vitamininin ortak eksikliği; migren, anksiyete, kas krampları, osteoporoz, hipertansiyon ve insülin direnci gibi çoklu sistemik sorunları tetikler. Bu rehberde, bu iki mikro besinin sinerjik mekanizmalarını, eksiklik risklerini ve klinik kanıtlarını bulabilirsiniz.
Metabolizmanın Kusursuz Ortaklığı
Tıpkı D vitamininin geçmişte yalnızca raşitizm bağlamında ele alınıp göz ardı edilmesi ve sonradan rutin klinik değerlendirmelerin merkezine yerleşmesi gibi, magnezyum da benzer bir paradigma değişimi yaşamaktadır.
İnsan biyokimyasında hiçbir mikro besin ögesi izole bir ada gibi tek başına çalışmaz; hücresel süreçler kusursuz bir kofaktör ağı ve dinamik bir denge üzerine kuruludur. Bir molekülün vücutta biyoyararlanıma kavuşması, taşınması ve hedef dokularda aktifleşmesi çoğu zaman doğrudan bir diğerinin varlığına bağlıdır.
Magnezyum ve Gizli Eksiklik Riski
Magnezyum; kalsiyum, potasyum ve sodyumdan sonra vücutta en bol bulunan dördüncü mineraldir. Vücuttaki magnezyumun yaklaşık %60'ı kemik ve dişlerde, %40'ı hücre içinde yer alır. 600'den fazla enzimi aktive eder, hücresel antioksidan dengesini korur, DNA/RNA sentezi ve hücre onarımında görev alır; magnezyuma bağımlı kinazlar fonksiyonel proteinlerin %30'a varan kısmını aktive eder.
Toplam magnezyumun yalnızca %0,3'ü kanda (serumda) dolaşır. Bu nedenle kan tahlillerindeki magnezyum düzeyleri doku veya hücre içi seviyeleri yansıtmaz.
Doku ve kemik magnezyum depoları tükense dahi, sıkı homeostatik mekanizmalar nedeniyle serum seviyeleri normal aralıkta kalabilir.
- Günlük önerilen alım (RDA): Yetişkin erkeklerde 400–420 mg/gün, kadınlarda 310–320 mg/gün (gebelikte 350–400 mg/gün). Sporcularda metabolik aktivite, terleme ve idrarla atılım nedeniyle bu gereksinim %10–20 daha yüksektir.
- Toplumsal yetersizlik: Standart Batı diyetleri önerilen günlük miktarın yalnızca %50'sini karşılamakta; toplumun yaklaşık %75'i magnezyum açısından yetersiz beslenmektedir.
- Gıdalardaki azalma: Toprak kalitesindeki bozulma, aşırı pestisit/gübre kullanımı ve endüstriyel gıda işleme yöntemleri nedeniyle gıdalardaki magnezyum içeriği 1950 öncesine kıyasla %25–%80 oranında azalmıştır (örneğin sebzelerde %24, meyvelerde %17, peynirlerde %26 düşüş söz konusudur).
- Zengin kaynaklar: Kabak çekirdeği, badem, kaju, susam, keten tohumu, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar ve maden suyu.
D Vitamini Eksikliği
D vitamini, klasik bir vitaminden öte bağışıklık, kas-iskelet bütünlüğü, hücresel onarım ve gen regülasyonunda görev alan steroid yapılı bir hormondur. Günümüzde D vitamini eksikliği ve yetersizliği, modern yaşam koşulları nedeniyle küresel ölçekte en sık karşılaşılan mikrobesin sorunlarından biridir.
1. Eksiklik ve Yetersizliğin Yaygınlığı
- Küresel pandemi: D vitamini eksikliği sadece belirli risk gruplarını değil, dünya genelinde tüm yaş gruplarını etkileyen bağımsız bir mortalite ve morbidite risk faktörüdür.
- Farklı popülasyonlarda görülme sıklığı: Genel toplumda bireylerin yarısından fazlasında D vitamini yetersizliği veya eksikliği görülmektedir. Fiziksel olarak en aktif ve sağlıklı kabul edilen bireylerde dahi yetersizlik oranları %40–80 seviyelerine kadar çıkabilmektedir.
2. Risk Faktörleri ve Biyoyararlanımı Azaltan Nedenler
- Coğrafi konum ve enlem: 35–40º kuzey enleminin yukarısında kalan bölgelerde, özellikle sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının açısı UVB sentezi için yetersiz kalır.
- Güneş ışığından mahrumiyet: Kapalı alanlarda geçirilen uzun çalışma saatleri, hava kirliliği, kapalı giyim tarzı ve düzenli yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı ciltte D vitamini sentezini önemli ölçüde sınırlar.
- Cilt pigmentasyonu: Koyu tenli bireylerde melanin pigmenti doğal bir güneş filtresi gibi davranarak UVB emilimini azaltır. Bu durum, yeterli D vitamini sentezleyebilmek için açık tenlilere kıyasla güneşte 5 ila 10 kat daha fazla kalmayı gerektirir.
- Yaşlanma: Yaşla birlikte derideki 7-dehidrokolesterol seviyeleri ve cildin sentez kapasitesi belirgin şekilde azalır; böbreklerdeki aktif forma (1,25(OH)2D) dönüşüm hızı yavaşlar.
- Yüksek vücut kitle indeksi (obezite): D vitamini yağda çözünen bir hormon olduğundan, fazla yağ dokusunda sekestre olur (hapis kalır) ve dolaşıma biyolojik olarak aktif formda katılması zorlaşır.
- Emilim Bozuklukları ve ilaçlar: Çölyak hastalığı, non çölyak gluten hassasiyeti, Crohn hastalığı, safra asidi yetersizlikleri gibi malabsorbsiyon sendromları ile antiepileptikler, kortikosteroidler ve bazı kolesterol düşürücü ilaçlar metabolizmayı olumsuz etkiler.
3. Fiziksel Aktivite ve D Vitamini İlişkisi
- Düzenli fiziksel aktivite ve kardiyovasküler egzersiz, doğrudan güneş ışığına maruz kalınmasa dahi lipolizi uyararak yağ dokusunda depolanan D vitamininin dolaşıma salınmasını sağlar; böylece serum 25 (OH) D düzeylerinin korunmasına ve artmasına katkıda bulunur. Bu biyokimyasal mekanizma nedeniyle sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı, D vitamini eksikliğinin ve biyoyararlanım yetersizliğinin göz ardı edilen temel nedenlerinden biridir.
4. Referans Aralıkları ve Hedef Kan Düzeyleri
Kandaki temel gösterge, karaciğerde sentezlenen ve ana dolaşım formu olan serum 25(OH)D düzeyidir:
- Belirgin Eksiklik: 20 ng/mL altı (Özellikle 12 ng/mL altı ağır eksiklik)
- Raşitizm, osteomalazi ve belirgin immün yetersizlik riski
- Yetersizlik: 20-30 ng/mL
- Kemik erimesi ve subklinik sorunlar için riskli bölge
- Konvansiyonel Yeterlilik: 30-50 ng/mL (Standart kılavuzların kalsiyum ve kemik homeostazı için yeterli kabul ettiği taban aralık)
- Optimal Hedef: 50-80 ng/mL
- Otoimmün denge, kanser koruyuculuğu, insülin duyarlılığı, nöroproteksiyon, hücresel tamir ve güçlü bağışıklık yanıtı için hedeflenen aralık
- Toksisite Riski: 100-150 ng/mL üzeri
- Özellikle magnezyum ve K2 vitamini desteği olmadan kontrolsüz kalsiyum emilimine bağlı hiperkalsiüri/hiperkalsemi riski
- Tek tip yüksek doz veya bolus yaklaşımlar yerine, her iki parametrenin de düzenli aralıklarla izlenmesi ve birlikte dengelenmesi gerekir.
- D vitamini takviyesinin beklenen biyolojik etkiyi gösterebilmesi için magnezyum rezervlerinin yeterli olduğundan emin olunmalıdır.
D Vitamini Aktivasyonu İçin Magnezyum; Magnezyum Emilimi İçin D vitamini
Güneş ışığından (UVB) sentezlenen D3 (kolekalsiferol) veya besin/takviye kaynaklı D2 (ergokalsiferol) ile D3, biyolojik olarak doğrudan aktif değildir. Vücutta bir hormon gibi etki gösterebilmesi için ardışık iki hidroksilasyon aşamasından geçmesi gerekir; bu dönüşümlerin ve taşıma süreçlerinin TAMAMI kofaktör olarak magnezyuma bağımlıdır:
- Karaciğer aşaması (ilk aktivasyon): Dolaşıma giren D vitamini, karaciğerde mikrozomal ve mitokondriyal sitokrom P450 enzimi olan 25-hidroksilaz aracılığıyla ana dolaşım ve depo formu olan 25 (OH) D (kalsidiol) molekülüne dönüştürülür.
- Böbrek aşaması (son aktivasyon): 25(OH)D, böbrek proksimal tübül hücrelerinde 1α-hidroksilaz enzimi tarafından metabolize edilerek biyolojik olarak tam aktif steroid hormon formu olan 1,25 (OH)₂ D (kalsitriol) haline getirilir.
- Katabolizma ve inaktivasyon kontrolü: D vitamininin aşırı birikimini ve toksisitesini önleyen inaktivasyon yolağındaki 24-hidroksilaz enzimi de fonksiyonel olabilmek için magnezyum olmadan çalışamaz.
- Dolaşımda taşıma ve biyoyararlanım: Sentezlenen veya emilen D vitamini metabolitlerinin hedef dokulara taşınmasını sağlayan D vitamini bağlayıcı protein molekülünün yapısal stabilitesi ve ligand bağlama kapasitesi magnezyum varlığı ile doğrudan ilişkilidir.
- Paratiroid hormon (PTH) ekseni: Magnezyum, böbrekte 1α-hidroksilazı uyaran paratiroid bezinin kalsiyum duyarlılığını ve PTH sekresyonunu dengeler. Ağır magnezyum eksikliğinde PTH salınımı baskılanır ya da hedef organ direnci gelişir; bu durum 1,25 (OH)₂ D sentezini durma noktasına getirir.
- Çift yönlü biyokimyasal etkileşim: Magnezyum eksikliğinde yüksek doz D vitamini alınsa dahi hidroksilasyon basamakları çalışmaz ve magnezyuma bağlı D vitamini direnci gelişir. Tersine, aktifleşen D vitamini (1,25 (OH)₂ D), bağırsak enterositlerindeki aktif taşıyıcı kanalları ve pasif paraselüler yolakları uyararak kalsiyum ve fosfatın yanı sıra magnezyumun bağırsaktan emilimini artırır.
Hem D Vitamini Hem Magnezyum Düşük Olunca…
1. Nörolojik ve Psikiyatrik Sonuçlar
Magnezyum ve D vitamininin ortak eksikliği, sinir sisteminde ciddi homeostaz bozukluklarına ve psikiyatrik tablolara zemin hazırlar. D vitamini nöroprotektif etki gösterip nörotrofik faktörleri desteklerken; magnezyum, sinaptik iletimi düzenleyen NMDA reseptörlerinin kalsiyum aracılı aşırı uyarılmasını (eksitotoksisiteyi) engeller.
Bu ortak biyokimyasal mekanizmanın aksaması şu tablolara yol açar:
-
Depresyon ve Anksiyete
Magnezyum triptofanın serotonine dönüşümünde kofaktörken; D vitamini beyin korteksi ve hipokampüsteki reseptörleri (VDR) üzerinden nörotransmitter sentezini modüle eder. Ortak eksikliklerinde serotonin ve dopamin regülasyonu etkilenir; klinik çalışmalarda günlük magnezyum desteğinin (özellikle çinko ile) depresyon ve anksiyete skorlarını anlamlı düşürdüğü doğrulanmıştır.
-
Uyku Kalitesi ve Sirkadiyen Denge
Magnezyum, GABAerjik sistemi aktive ederek hücresel gevşemeyi uyarır. Günlük 500 mg magnezyum desteğinin uykusuzluk şiddet indeksini düşürdüğü, uykuya dalma süresini (latans) kısalttığı, uyku etkinliğini artırdığı; melatonin ve kortizol salınım dengesini kurduğu kanıtlanmıştır.
D vitamini ise beyinde serotonin ve dolayısıyla melatonin sentezinin hız kısıtlayıcı basamağı olan TPH2 enzimini regüle eder, hipotalamik suprakiazmatik çekirdekteki saat genlerini doğrudan uyarır. Üstelik D vitamininin aktifleşmesi magnezyum kofaktörlerine bağımlıdır. D vitamini eksikliği, hem melatonin öncül havuzunu daraltarak hem de magnezyumun hücresel etkinliğini sınırlandırarak bu sirkadiyen ritim bozulmasını derinleştirir.
-
Migren Profilaksisi ve Tedavisi
Magnezyum eksikliği serebral vazospazma ve nörovasküler aşırı duyarlılığa neden olur. Magnezyum takviyesi migren atak sıklığını, şiddetini ve süresini %41 oranında geriletirken (plaseboda %16); D vitamini eksikliği nöroenflamasyonu şiddetlendirerek kronik baş ağrılarını tetikler.
-
Nöropati ve Nöromusküler İrritabilite
Magnezyum eksikliği ve hücresel oksidatif stres, periferik sinir harabiyetini hızlandırır (Tip 1 diyabette 300 mg/gün magnezyum nöropati ilerlemesini yavaşlatmaktadır). D vitamini eksikliği ile birleştiğinde santral ağrı duyarlılığı, sinaptik iletim bozukluğu ve bilişsel gerileme riski katlanır.
2. Kas-İskelet Sistemi Sonuçları
Kas ve iskelet sistemi, mekanik yüklere uyum sağlamak, kuvvet üretmek ve onarılmak için bu ikilinin kusursuz sinerjisine muhtaçtır. D vitamini kas lifi protein sentezini (Tip II hızlı kasılan lifler) ve mineral emilimini yönetirken; magnezyum, hücre içi ATP aktivasyonu (Mg-ATP) ve kalsiyum blokajı ile gevşemeyi sağlar.
Bu ortak eksikliğin kas-iskelet sistemindeki sonuçları şunlardır:
-
Fonksiyonel Kas Gücü ve Dinamik Denge
D vitamini eksikliği Tip II kas lifi çapını ve miyoblast farklılaşmasını köreltir. Klinik müdahale çalışmalarında, haftalık 50.000 IU D vitamini ile günlük 250 mg magnezyum kombinasyonunun üst ekstremite kas gücünü (el kavrama kuvveti) ve fonksiyonel mobiliteyi (TGUG testi tamamlama süresini kısaltarak) (TGUG (Timed Up and Go) testi, kişinin sandalyeden kalkıp 3 metre yürüyerek dönüp tekrar oturma süresini ölçen; fonksiyonel hareketliliği, dinamik dengeyi ve düşme riskini değerlendiren pratik bir performans testidir) anlamlı ölçüde artırdığı gösterilmiştir.
-
Kramplar, Spazmlar ve Kasılma-Gevşeme Dengesi
D vitamini aktin-miyozin çapraz köprülerinin kurulmasını yönetirken; magnezyum doğal bir kalsiyum kanal blokeri gibi davranarak kasın istirahat gevşemesini sağlar. Magnezyum yokluğunda hücre içine kontrolsüz kalsiyum girişi olur; nöromusküler irritabilite, kas ağrıları, istirahat krampları, fasikülasyonlar ve egzersiz spazmları kaçınılmaz hale gelir.
-
Kemik Yoğunluğu, Osteoporoz ve Stres Kırıkları
Serum 25 (OH) D düzeyinin 20–30 ng/mL altına düşmesi kemik stres yaralanması riskini katlar (spor hekimliği başvurularının %20'si). Magnezyum eksikliği ise paratiroid hormon (PTH) yanıtını ve hidroksilaz enzimlerini bozar. 30 günlük oral magnezyum sitrat kullanımının kemik yıkım göstergesi idrar deoksipiridinolini %41, PTH'yi %32 düşürdüğü ve kemik yapım belirteci osteokalsini %44 artırdığı gösterilmiştir.
-
Hücresel Onarım ve Mitokondriyal Yorgunluk
Kas hücresindeki magnezyumun üçte biri mitokondridedir ve ATP ancak Mg-ATP olarak aktifleşebilir. Glikoliz (hekzokinaz, PFK) ve Krebs döngüsü magnezyuma bağlıdır. İki mikrobesinin ortak eksikliği hücresel toparlanmayı (recovery) engeller, kas lifi apoptozunu hızlandırır ve antrenman sonrası tükenmişliği kronikleştirir.
3. Kardiyovasküler Sonuçlar
Miyokard dokusu ve damar endoteli; iyon dengesi, ritim regülasyonu ve enflamasyon kontrolü açısından magnezyum ile D vitaminine doğrudan bağımlıdır. D vitamininin kardiyovasküler koruyuculuğu ve mortaliteyi düşürme potansiyeli, enzimatik basamakları aktive eden magnezyum alım düzeyine göbekten bağlıdır. Ortak eksiklik şu sonuçları doğurur:
-
Endotel Disfonksiyonu ve Hipertansiyon
Magnezyum, damar düz kaslarını gevşeterek kan basıncını regüle eder, karotis intima-media kalınlığını azaltır ve trombüs oluşumunu baskılar. D vitamini eksikliği ile birleştiğinde renin-anjiyotensin-aldosteron aksı aşırı uyarılır; damar direnci artarak dirençli sistolik ve diyastolik hipertansiyon gelişir.
-
Aritmiler, MVP ve Ani Kardiyak Ölüm
Magnezyum hücresel sodyum-potasyum ve kalsiyum kanallarını stabilize eder. Eksikliğinde mitral kapak prolapsusu semptomları ağırlaşır; atriyal fibrilasyon ve ventriküler aritmi riski tırmanır. Klinik veriler, en yüksek dilimde magnezyum tüketen bireylerde ani kardiyak ölüm riskinin %77'ye varan oranda azaldığını ortaya koymaktadır.
-
Sistemik İnflamatuar Yük ve Damar Hasarı
D vitamini ve magnezyum kombinasyonunun sistemik enflamasyon belirteci hs-CRP düzeylerini belirgin şekilde düşürdüğü ve grup içi TNF-alfa seviyelerini gerilettiği klinik olarak kanıtlanmıştır. Ortak eksikliklerinde IL-6 ve TNF-alfa gibi sitokinlerin tetiklediği vasküler enflamasyon kontrol edilemez hale gelir.
-
Tromboz, Ateroskleroz ve Mortalite
Yetersiz magnezyum ve D vitamini; anormal trombosit agregasyonuna, koroner kalsifikasyona ve plak instabilitesine yol açar. Bu durum inme ve miyokard enfarktüsü insidansını artırırken, kardiyovasküler ve tüm nedenlere bağlı mortalite riskini anlamlı ölçüde yükseltir.
4. Metabolik Sonuçlar
Metabolik denge; insülin duyarlılığı, glikoz kullanımı, bağışıklık kontrolü ve hormon aktivasyon ekseninde magnezyum ve D vitamininin ortak varlığına ihtiyaç duyar. Magnezyum eksikliği D vitamini metabolizmasını kilitlerken, D vitamini eksikliği hücresel metabolik regülasyonu sekteye uğratır. Ortak eksiklikte beliren klinik tablolar:
-
İnsülin Direnci ve Tip 2 Diyabet
Magnezyum, insülin reseptör tirozin kinaz aktivitesi ve hücre içi glikoz taşınması için elzemdir. Ortak eksiklik insülin duyarlılığını bozar. Oral magnezyum desteğinin glike hemoglobin (HbA1c) ve glikoz düzeylerinde belirgin düzelme sağladığı bilinmektedir; eksiklik durumunda ise metabolik sendrom ve diyabet komplikasyonları hızla ilerler.
-
Magnezyuma Bağlı D Vitamini Direnci ve Hormonal Blokaj
Magnezyum, D vitaminini karaciğer ve böbrekte aktif forma [1,25(OH)2D] dönüştüren hidroksilaz enzimlerinin mutlak kofaktörüdür. Magnezyum eksik olduğunda D vitamini takviyesi alınsa dahi vücut bunu kullanamaz ve magnezyuma bağlı dirençli raşitizm/osteomalazi tablosu gelişir. Klinik çalışmalar, haftalık 50.000 IU D vitamini ile 250 mg magnezyumun birlikte verilmesinin serum 25(OH)D depolarını tek başına kullanıma kıyasla çok daha etkin ve hızlı doldurduğunu doğrulamaktadır.
-
İmmün Regülasyon Bozukluğu ve Kronik Düşük Dereceli İnflamasyon
D vitamini metabolitlerinin doğal ve edinsel bağışıklık hücrelerindeki düzenleyici fonksiyonları magnezyum aracılığıyla yürütülür. Ortak eksiklikte hücresel fagositoz ve antimikrobiyal peptit üretimi zayıflar; sistemik düşük dereceli enflamasyon (yüksek hs-CRP) metabolik dokularda kronikleşir.
-
Mitokondriyal Enerji Yetersizliği
Hücrelerin ana enerji birimi olan ATP'nin sentezi, taşınması ve kullanımı magnezyum kofaktörlüğüne bağlıdır. Eksiklikte hücresel düzeyde oksidatif stres artar, glikolitik yolaklar yavaşlar ve tüm metabolik organlarda belirgin enerji açığı ortaya çıkar.
☼☼☼
Magnezyum ve D vitamini; hücresel enerji (ATP) üretiminden gen ekspresyonuna, nöromusküler iletimden kemik matriksinin inşasına kadar kritik fizyolojik süreçleri birlikte yöneten ayrılmaz bir metabolik ikilidir. D vitamininin hormonal aktivasyonu magnezyuma bağımlı enzimatik basamaklarla gerçekleşirken, aktif D vitamini de bağırsaktan magnezyum emilimini optimize ederek bu çift yönlü döngüyü tamamlar. Nitekim klinik çalışmalar; D vitamini ile magnezyumun birlikte verilmesinin serum depolarını tek başına kullanıma kıyasla çok daha hızlı ve etkin doldurduğunu, kas gücünü ve fonksiyonel mobiliteyi geliştirirken sistemik enflamasyonu (hs-CRP) belirgin şekilde baskıladığını kanıtlamaktadır.
Bu nedenle klinik pratikte tek başına yüksek doz kontrolsüz D vitamini kullanımı yerine, rutin kan testlerinin her zaman doku düzeyini yansıtmadığı gerçeğini gözeterek hücresel magnezyum rezervlerini de destekleyen bütüncül bir strateji izlenmelidir. Kas-iskelet dayanıklılığı, nörolojik denge, kardiyovasküler koruma ve hücresel onarım hedeflendiğinde; bu iki mikro besinin terapötik gücünden ancak biyokimyasal bir sinerji içinde faydalanmak mümkündür. Takviye protokollerinin ve biyokimyasal parametrelerin kişiye özel ihtiyaçlar doğrultusunda hekim kontrolünde planlanması optimal sağlık için en güvenli yoldur.
Referanslar
- Uwitonze AM, Razzaque MS. Role of Magnesium in Vitamin D Activation and Function. J Am Osteopath Assoc. 2018 Mar 1;118(3):181-189. doi: 10.7556/jaoa.2018.037. PMID: 29480918.
- Dominguez LJ, Veronese N, Ragusa FS, Baio SM, Sgrò F, Russo A, Battaglia G, Bianco A, Barbagallo M. The Importance of Vitamin D and Magnesium in Athletes. Nutrients. 2025 May 13;17(10):1655. doi: 10.3390/nu17101655. PMID: 40431395; PMCID: PMC12114196.
- Ahmed S, Sattar AA, Siddiqui I. Magnesium - The Silent Partner or the Next Vitamin D? Shifting Paradigm in Mineral Metabolism in Health and Disease. EJIFCC. 2026 Feb 2;37(1):5-8. PMID: 41659294; PMCID: PMC12882071.
- Kheyruri F, Sarrafzadeh J, Hosseini AF, Abiri B, Vafa M. Randomized Study of the Effects of Vitamin D and Magnesium Co-Supplementation on Muscle Strength and Function, Body Composition, and Inflammation in Vitamin D-Deficient Middle-Aged Women. Biol Trace Elem Res. 2021 Jul;199(7):2523-2534. doi: 10.1007/s12011-020-02387-2. Epub 2020 Sep 21. PMID: 32955720.
