Skip to main content

Mineraller vücudun üretemediği, bu yüzden besinlerle alınması gereken elementlerdir. Kemiklerden sinirlere, bağışıklıktan enerji üretimine kadar pek çok işlevde rol oynarlar. Bu bölümde demir, çinko, bakır, selenyum, tuz ve iyotun beyin ve beden sağlığındaki yerini okuyabilirsiniz. Eksikliklerin belirtileri, risk grupları ve dengeyi sağlamanın yolları da burada anlatılıyor.

Mineraller

Mineraller; organizma tarafından de novo (sıfırdan) sentezlenemeyen, yaşamın devamı için dışarıdan (ekzojen) alınması zorunlu olan esansiyel inorganik elementlerdir. İnsan vücut ağırlığının %4 ila %5’ini oluşturan bu elementler; iskelet sisteminin yapısal bütünlüğünden (kalsiyum, fosfor) hücre içi ve dışı sıvıların ozmotik dengesine (sodyum, potasyum, klorür) kadar hayati fonksiyonları yürütürler. Ayrıca 300'den fazla enzimin kofaktörü olan magnezyum veya hücresel düzeyde oksijen transportunu sağlayan demir gibi elementler metabolik mekanizmaların merkezinde yer alır.

Minerallerin biyoyararlanımı; besin matrisindeki fitat ve oksalat gibi inhibitörlerin (engelleyicilerin) varlığına, mide asidinin pH düzeyine ve D ile C vitaminleri gibi sinerjik vitaminlerin eşlik etmesine sıkı sıkıya bağlıdır. Biyolojik sistemler, eksiklik veya toksisiteyi önlemek adına emilimi taşıyıcı proteinler (DMT-1, ZIP aileleri) ve hepcidin gibi hormonal yolaklar üzerinden dinamik olarak regüle eder. Evrensel boyutta ise bu elementler, süpernovalardan Dünya çekirdeğine ve okyanusların jeolojik döngülerine uzanan derin bir biyojeokimyasal kökene sahiptir.

Dinliyorum

İlk görüşmede şikâyetlerinizi, öykünüzü ve yaşam koşullarınızı ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Bütüncül değerlendiriyorum

Nöroloji bakışını beslenme, uyku, stres ve gerekli tetkiklerle birlikte değerlendiriyorum.

Birlikte yol çiziyoruz

Size özel, uygulanabilir bir plan hazırlıyor ve süreci takip ediyoruz.
Banu Taşcı Fresko Tanı Tedavi

Hazır olduğunuzda buradayım

Kendi hızınızda, acele etmeden konuşabileceğimiz bir görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.