Hipermobilite Nedir? Belirtileri, Tanısı, Eşlik Eden Hastalıklar ve Tedavisi
Çocukken "lastik gibi" esnek olduğunuz söylenirdi, ama şimdi sık sık burkuluyor, açıklanamayan ağrılar ve yorgunluk yaşıyor, ayağa kalkınca başınız mı dönüyor? Bu yakınmaların ortak noktası hipermobilite olabilir. Eklemlerin normalden fazla esnek olması çoğu insanda hiçbir soruna yol açmaz; ancak bazı kişilerde eklemlerden cilde, sindirim sisteminden otonom sinir sistemine kadar pek çok alanı etkileyen bir tabloya dönüşebilir. Bu yazıda hipermobil olup olmadığınızı evde nasıl test edebileceğinizi, hipermobilitenin vücutta nasıl belirtiler verebileceğini, tanının nasıl konduğunu ve güvenli egzersizden POTS yönetimine kadar yaşam kalitenizi artırmak için neler yapabileceğinizi bulacaksınız.
- Hipermobilite Nedir?
- Hipermobil olup olmadığımı nasıl anlayacağım?
- Tanı Nasıl Konur?
- Hipermobil Beden: Eklem Gevşekliğinin Ötesindeki Dünya
- 1. Eklem İnstabilitesi (Gevşekliği) ve Sakatlıklar
- 2. Zayıf Bağ Dokusu Belirtileri
- 3. Kas Ağrıları ve Sürekli Yorgunluk
- 4. Duruş Bozuklukları
- 5. Otonom Sinir Sistemi (Disotonomi) ve POTS
- 6. Mast Hücresi Aktivasyon Sendromu
- 7. Sindirim Sistemi Hassasiyetleri
- 8. Nöropsikiyatrik Tablolar
- 9. Hormonal Değişiklikler
- 10. Vasküler Kompresyon (Damar Sıkışmaları)
- 11. Gıda İntoleransları ve Hassasiyetler
- Hipermobilite Ayırıcı Tanısı (Hangi Hastalıklarla Karışabilir?)
- Hipermobilite İle Birlikte Hangi Hastalıklar Daha Sık Görülebilir?
- Hipermobilitede Egzersiz
- Bütüncül Yönetim: Hipermobilite ile Yaşam Kalitesini Artırmak
- Sıkça sorulan sorular
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Kendinizde benzer yakınmalar fark ediyorsanız, değerlendirme için bir hekime başvurunuz.
Hipermobilite Nedir?
Hipermobilite, eklemlerin normalden daha fazla hareket açıklığına sahip olmasıdır. Bunun temelinde, vücudu bir arada tutan bağ dokusunun olağandan daha gevşek ve esnek olması yatar. Bu özellik çoğunlukla kalıtsaldır ve aynı ailede birden fazla kişide görülür. Bağ dokusunun yapısını oluşturan kollajen gibi proteinlerdeki farklılıklarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ehlers-Danlos sendromunun bazı nadir tiplerinde bu farklılıklara yol açan genler tanımlanmıştır; ancak en sık görülen hipermobil tipte (hEDS) sorumlu gen henüz bulunamamıştır.
Eklem hipermobilitesi toplumda oldukça sık görülür ve sıklığı yaşa, cinsiyete ve etnik kökene göre değişir. Çocuklarda, gençlerde ve kadınlarda daha yaygındır; yaş ilerledikçe eklemlerin esnekliği azalır.
Esnek eklemlere sahip olmak tek başına bir hastalık değildir. Pek çok insan hipermobildir ve hayatı boyunca hiçbir sorun yaşamaz. Ancak eklemlerdeki bu fazla esnekliğe ağrı, yorgunluk, sık burkulmalar, ayağa kalkınca baş dönmesi veya sindirim sorunları gibi yakınmalar eşlik ediyorsa, durum bütüncül bir değerlendirme gerektirir. Eskiden "hipermobilite sendromu" olarak adlandırılan bu tablolar, 2017'den bu yana hipermobilite spektrum bozukluğu (HSD) ve hipermobil Ehlers-Danlos sendromu (hEDS) başlıkları altında ele alınmaktadır.
Hipermobilitenin temel özellikleri şunlardır:
- Eklemlerde aşırı hareket açıklığı: Eklemlerin normal sınırların ötesinde bükülebilmesi, dönebilmesi veya gerilebilmesi.
- Ciltte esneklik artışı: Bazı kişilerde cildin normalden daha yumuşak olması ve daha fazla gerilebilmesi.
Hipermobil olup olmadığımı nasıl anlayacağım?
Eklemlerinizin ne kadar esnek olduğunu değerlendirmek için Beighton skoru kullanılır. Bu test tek başına bir hastalık tanısı koydurmaz; yalnızca yaygın eklem hipermobilitesi olup olmadığını gösterir. 2017 uluslararası sınıflamasına göre ergenlik öncesi çocuklarda en az 6, 50 yaşına kadar ergen ve erişkinlerde en az 5, 50 yaş üzerinde en az 4 puan yaygın hipermobilite olarak kabul edilir. Evde yaptığınız test yol gösterici olabilir, ancak açıların doğru ölçülmesi için hekim değerlendirmesi gerekir.
|
1. Serçe parmak testi Elinizi masanın üzerine koyun. Diğer elinizle serçe parmağınızı el sırtına doğru kaldırın. Serçe parmağınız, arkaya doğru 90 dereceyi geçiyorsa 1 puan verin. Diğer elinizde tekrarlayın, yine doksan dereceyi geçiyorsa 1 puan daha verin. |
![]() |
|
2. Başparmak testi Kolunuzu avuç içi yere bakacak şekilde öne uzatın ve bileğinizi aşağı doğru bükün. Diğer elinizle başparmağınızı bileğinizin iç tarafına doğru itin. Başparmağınız ön kolunuza değiyorsa 1 puan verin. Diğer elinizde tekrarlayın, değiyorsa 1 puan daha verin |
![]() |
|
3. Dirsek testi Avuç içleri tavana bakacak şekilde kollarınızı yana açın. Dirseğiniz düz çizginin belirgin şekilde ötesine, yani geriye doğru 10 dereceden fazla bükülüyorsa her iki taraf için 1'er puan verin. |
![]() |
|
4. Diz testi Yan taraftan bakıldığında, dizlerinizi tamamen düzleştirdiğinizde diziniz düz çizginin 10 dereceden fazla gerisine gidiyorsa (bacağınız geriye doğru hafif bir yay çiziyorsa) her diz için 1'er puan verin. |
![]() |
|
5. Öne eğilme testi Dizlerinizi kıvırmadan öne eğildiğinizde avuç içlerinizi tamamen yere düz koyabiliyorsanız 1 puan verin. |
![]() |
Tanı Nasıl Konur?
Hipermobilite tanısı kan testi veya görüntüleme ile değil, deneyimli bir hekimin ayrıntılı öykü alması ve muayenesiyle konur. Tetkikler, benzer tablo yapan diğer hastalıkları dışlamak için istenir.
2017 uluslararası sınıflamasına göre hipermobil Ehlers-Danlos sendromu (hEDS) tanısı için üç koşul birlikte aranır.
• Birincisi, yaygın eklem hipermobilitesinin gösterilmesidir. Bunun için Beighton skoru kullanılır. Ancak yaş ilerledikçe, geçirilmiş ameliyat ve sakatlıklar sonrasında ya da ağrı nedeniyle eklemler esnekliğini kaybedebilir ve skor olduğundan düşük çıkabilir. Bu nedenle kişinin çocukluk ve gençlik dönemindeki esnekliğini sorgulayan kısa bir anket (5 soruluk hipermobilite anketi) de değerlendirmeye katılır. Beighton skoru eşiğin bir puan altında kalıyorsa ve anket sonucu olumluysa, yaygın hipermobilite kabul edilebilir.
• İkincisi, şu üç bulgu grubundan en az ikisinin bulunmasıdır:
- Sistemik bağ dokusu bulguları: Yumuşak ve hafif gerilebilir cilt, açıklanamayan cilt çatlakları, topuklarda basınçla ortaya çıkan küçük kabarıklıklar, tekrarlayan fıtıklar, atrofik yara izleri, genç yaşta pelvik organ sarkması, dişlerde çapraşıklık ve yüksek/dar damak, uzun ve ince parmaklar, mitral kapak sarkması ve aort kökü genişlemesi gibi 12 bulgudan en az beşinin bulunması gerekir.
- Aile öyküsü: Birinci derece bir akrabada (anne, baba, kardeş veya çocuk) hEDS tanısı bulunması.
- Kas-iskelet sistemi sorunları: En az üç aydır her gün süren ve en az iki kol ya da bacakta hissedilen ağrı, en az üç aydır süren yaygın ağrı veya travma olmadan tekrarlayan çıkık ve eklem instabilitesi.
• Üçüncüsü, başka bağ dokusu hastalıklarının ve benzer tablo yapan durumların dışlanmasıdır. Özellikle belirgin cilt kırılganlığı varsa, Ehlers-Danlos sendromunun diğer tipleri araştırılmalıdır.
Bu ölçütleri karşılamayan ancak eklem hipermobilitesine bağlı yakınmaları olan kişilere hipermobilite spektrum bozukluğu (HSD) tanısı konur. HSD, hEDS'den "daha hafif" bir tablo anlamına gelmez; yakınmalar benzer şiddette olabilir ve tedavi yaklaşımı aynıdır.
hEDS'nin genetik temeli henüz bilinmediği için onu doğrulayan bir genetik test yoktur. Genetik testler, diğer EDS tiplerinden veya Marfan gibi başka kalıtsal bağ dokusu hastalıklarından şüphelenildiğinde yapılır.

Hipermobil Beden: Eklem Gevşekliğinin Ötesindeki Dünya
Hipermobilite yalnızca "fazla esnek olmak" demek değildir. Bağ dokusu vücudun her yerinde bulunduğu için, bu dokudaki gevşeklik eklemlerin yanı sıra pek çok organ sistemini etkileyebilir. Ancak aşağıdaki bulgular her esnek kişide görülmez; daha çok belirti veren hipermobilite tablolarında (HSD ve hEDS) karşımıza çıkar. Hipermobil bir bedende yaşanabilecek süreçleri ve gözden kaçabilen belirtileri şöyle özetleyebiliriz:
1. Eklem İnstabilitesi (Gevşekliği) ve Sakatlıklar
Bağ dokusunun temel görevi eklemleri bir arada tutmaktır. Bu doku gevşek olduğunda eklemler yeterince sabitlenemez ve şu mekanik sorunlar zinciri tetiklenir:
-
Tekrarlayan burkulmalar: Özellikle ayak bileği, diz ve el bileği gibi vücudun yükünü taşıyan eklemler en ufak bir dengesizlikte kolayca burkulur.
-
Çıkıklar ve yarı çıkıklar (subluksasyon): Eklem başları koruyucu bağların gevşekliği nedeniyle yuvasından tamamen çıkabilir ya da kısmen oynayabilir (bu durum en sık omuz, çene ve diz kapaklarında yaşanır).
-
Boşlukta kalma ve güvensizlik hissi: Yürürken veya bir eşya kaldırırken eklemlerin "aniden boşa çıkacakmış" ya da "yerinden fırlayacakmış" gibi hissedilmesi kişide hareket fobisi yaratabilir.
-
Yavaş iyileşme ve kronik ağrı: Hipermobil dokular hasar gördüğünde iyileşme süreci normal bir bedene göre çok daha yavaş ilerler. Gün içinde oluşan ve fark edilmeyen küçük hasarlar (mikrotravmalar) zamanla birikir. Bu durum dokularda nedbeleşmeye (skar dokusuna) neden olarak geçmeyen, kronik ağrılara ve erken eklem yıpranmalarına yol açar.
2. Zayıf Bağ Dokusu Belirtileri
Bağ dokusu vücudumuzu bir arada tutan biyolojik bir tutkaldır. Dolayısıyla bu yapılardaki zayıflık sadece eklemlerle sınırlı kalmaz; cildimizden damarlarımıza, iç organlarımızdan duyularımıza kadar tüm destek sistemlerinde kendini gösterir:
-
Cilt kırılganlığı ve esneklik: Cilt normalden biraz daha yumuşak ve gerilebilir olabilir. Hafif darbelerle morarma sık görülür. Yaralar geç iyileşebilir ve geride hafif çökük (atrofik) izler kalabilir. Kilo değişimi olmadan ergenlikten itibaren sırt, kasık ve uyluklarda cilt çatlakları görülebilir. Ancak cildin çok belirgin esnemesi, sigara kağıdı gibi ince ve geniş yara izleri ya da damarların belirgin göründüğü ince, şeffaf bir cilt başka Ehlers-Danlos tiplerini düşündürür ve mutlaka değerlendirilmelidir.
-
Fıtıklar ve yapısal sarkmalar: Karın duvarı dokusunun zayıflığı göbek ve kasık fıtıklarına zemin hazırlar. Mide kapakçığı çevresindeki gevşeklik ise midenin yukarı sızmasına (mide fıtığı) yol açarak hipermobil bireylerde tedaviye dirençli, inatçı reflü şikayetlerine neden olur.
-
Pelvik bölge: Pelvik taban kasları ve bağları sarktığı için erken yaşlarda bile idrar kaçırma, mesane ve rahim sarkması (pelvik organ prolapsusu) riski belirgin şekilde artar.
-
Kalp ve damar yapısı: Kalp kapakçıklarının dokusu etkilenebildiği için mitral kapak sarkması (mitral valv prolapsusu) görülebilir; çoğu hafif ve zararsızdır, dinlemede "klik" sesi ve bazen çarpıntı hissi verebilir. Nadiren aort kökünde genişleme de görülebildiğinden, gerekli görülen hastalarda ekokardiyografi ile değerlendirme yapılır.
-
Göz sağlığı: Kronik göz kuruluğu, miyopi ve bazı kişilerde gözün beyaz kısmının (sklera) incelmesine bağlı mavimsi görünüm.
-
Ağız, diş ve çene: Diş eti çekilmeleri, çene ekleminin (TME) tıkırdaması veya kilitlenmesi, dişlerde çapraşıklık ve yüksek/dar damak, ortodontik (tel) tedavilerinde yaşanan zorluklar.
-
Kulak ve duyusal hassasiyetler: Hipermobil bireylerde seslere karşı aşırı hassasiyet (hiperakuzi), kulakta basınç veya dolgunluk hissi ve kulakta çıtırtı sesleri daha sık görülebilir. Bunda kulak zarı, orta kulaktaki küçük kemikçikler ve Östaki borusu çevresindeki bağ dokusunun gevşekliğinin rol oynayabileceği düşünülmektedir.
3. Kas Ağrıları ve Sürekli Yorgunluk
Bağ dokusu zayıf olduğunda, eklemleri bir arada tutma görevi tamamen kaslara kalır.
-
Kasların aşırı yüklenmesi: Kaslar eklemleri korumak için sürekli kasılı kalır; bu da sırt, boyun ve bel ağrılarına yol açar.
-
Fibromiyalji Benzeri Ağrılar: Yaygın ve kronik kas ağrıları tetiklenir.
-
Kronik Enerji Düşüklüğü: Kasların gün boyu ekstra güç harcaması (kompansasyon) kişiyi sürekli yorgun bırakır.
-
Not: Çocuklarda bu durum genellikle "esnek çocuk" denilerek geçiştirilir, ancak yaşadıkları ağrı ve yorgunluk göz ardı edilmemelidir.
4. Duruş Bozuklukları
Vücudu dik tutan bağ dokusu yapıları gevşek olduğunda, duruşu korumak için kaslara daha fazla iş düşer. Bu durum zamanla duruş bozukluklarına zemin hazırlayabilir:
- Omuz, kalça ve baş hizasında asimetriler.
- Skolyoz (omurganın yana eğriliği) ve kifoz (sırtta kamburluk). Hipermobil bireylerde bu eğrilikler genellikle hafif düzeydedir. Doğumdan itibaren belirgin olan ve hızla ilerleyen omurga eğrilikleri ise Ehlers-Danlos sendromunun farklı bir tipini düşündürür ve ayrıca değerlendirilmelidir.
Önemli: Duruş bozuklukları erken yaşta fark edilip fizyoterapiyle desteklendiğinde kalıcı hale gelmeleri büyük ölçüde önlenebilir.
5. Otonom Sinir Sistemi (Disotonomi) ve POTS
Hipermobil bireylerde otonom sinir sisteminin dengesi (sempatik-parasempatik) bozulabilir. Bu durum en net ortostatik intolerans (ayağa kalkınca gelişen semptomlar) ile kendini gösterir:
-
Ayağa kalkınca tansiyon düşmesi, göz kararması, baş dönmesi ve sallanma hissi.
-
Uzun süre ayakta durunca veya dik pozisyonda egzersiz yaparken bayılacak gibi olma veya bayılma.
-
Çarpıntı, taşikardi (kalp atışlarının hızlanması) ve vücut sıcaklığını ayarlayamama (ellerde/ayaklarda aşırı soğukluk veya terleme düzensizliği).
-
Postural Ortostatik Taşikardi Sendromu (POTS); yatar pozisyondan ayağa kalktıktan sonraki ilk 10 dakika içinde, tansiyonda belirgin düşme olmadan kalp hızının kalıcı olarak artmasıdır (erişkinlerde en az 30, 12–19 yaş arasında en az 40 atım/dk). Tanı için bu yakınmaların en az birkaç aydır sürmesi gerekir. Hipermobil bireylerde, esnek toplardamarlarda kanın bacaklarda ve karın bölgesinde göllenmesi olası mekanizmalardan biri olarak düşünülmektedir; ancak POTS'un tek bir nedeni yoktur (kan hacmi azlığı, küçük lif nöropatisi, aşırı adrenerjik yanıt gibi farklı mekanizmalar tanımlanmıştır). Drospirenon içeren doğum kontrol hapları, vücuttan sıvı atılımını artırarak damar içindeki kan hacmini azaltabilir ve bu yolla POTS belirtilerini kötüleştirebilir; bu nedenle POTS'u olan kadınlarda bu hapların kullanımı doktorla birlikte değerlendirilmelidir. Uzun COVID de POTS'un gelişmesine veya belirtilerin artmasına yol açabilen durumlardan biridir.
6. Mast Hücresi Aktivasyon Sendromu
Mast hücreleri, bağışıklık sisteminin "alarm" hücreleridir ve özellikle bağ dokusu, cilt, bağırsaklar ve solunum yollarında yoğun olarak bulunur. MCAS'ta bu hücreler; sıcaklık, stres, sürtünme, alkol, bazı ilaçlar ve gıdalar gibi tetikleyicilerle gereğinden fazla uyarılır ve histamin başta olmak üzere birçok maddeyi salgılar. Sonuçta aynı anda birden fazla sistemi etkileyen ataklar gelişir. Bu ataklarda kızarıklık, kurdeşen, kaşıntı, karın krampları, ishal, çarpıntı, tansiyon düşmesi ve hırıltılı solunum görülebilir. Hipermobil bireylerde MCAS'ın daha sık görülebileceği bildirilmektedir; ancak bu ilişkinin mekanizması henüz netleşmemiştir ve konu bilimsel olarak tartışılmaya devam etmektedir. Tanı; atak sırasında kanda triptaz gibi mast hücresi belirteçlerinin yükselmesi ve belirtilerin antihistaminik gibi tedavilere yanıt vermesiyle konur.
Dikkat: Nefes darlığı, dudak veya dilde şişlik, yutma güçlüğü ya da bayılma hissi alerjik bir acil durum (anafilaksi) belirtisi olabilir. Bu durumda beklemeden acil servise başvurun.
7. Sindirim Sistemi Hassasiyetleri
Bağırsak duvarının destekleyici yapısı gevşediğinde, bağırsak-beyin eksenindeki iletişim bozulur. Bu da kişiyi ağrı ve şişkinliğe karşı aşırı duyarlı yapar:
-
İrritabl bağırsak sendromu (IBS): Tedaviye dirençli karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık veya ishal atakları.
-
Gastrointestinal dismotilite: Sindirim sürecinin ciddi şekilde yavaşlaması veya düzensizleşmesi.
8. Nöropsikiyatrik Tablolar
Hipermobil bireylerde sinir sistemi ve ruh sağlığıyla ilgili bazı tablolar topluma göre daha sık görülür:
-
Uyku problemleri ve merkezi duyarlılık artışı: Sinir sisteminin ağrı sinyallerini güçlendirmesi sonucu ağrının normalden daha şiddetli hissedilmesi.
-
Kaygı bozukluğu ve depresyon: Kronik ağrı, yorgunluk ve otonom sinir sistemi yakınmaları bu tablolara zemin hazırlayabilir. Kaygı bozukluğunun hipermobil bireylerde daha sık görüldüğü pek çok çalışmada gösterilmiştir.
-
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve otizm spektrum bozukluğu: Geniş nüfus çalışmaları, her iki tablonun da hipermobil bireylerde ve ailelerinde daha sık görüldüğünü göstermektedir. Seslere, ışığa ve dokunmaya karşı duyusal hassasiyet her iki grupta da ortak bir özelliktir. Özellikle kız çocuklarında ve kadınlarda bu tablolar geç fark edilebilir.
-
Baş ağrısı ve migren: Migren, hipermobil bireylerde en sık görülen baş ağrısı tipidir. Boyun kaslarındaki gerginliğe ve çene eklemi sorunlarına bağlı baş ağrıları da sıktır. Ayağa kalkınca başlayan veya artan, uzanınca geçen baş ağrıları ise POTS'a ya da nadiren beyin-omurilik sıvısı kaçağına işaret edebilir ve mutlaka değerlendirilmelidir.
9. Hormonal Değişiklikler
-
Kadın hormonlarının bağ dokusu üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Sağlıklı kadınlarda yapılan bazı çalışmalarda, eklem gevşekliğinin adet döngüsü boyunca değişebildiği ve östrojenin yükseldiği döngü ortası ile ikinci yarısında arttığı gösterilmiştir. Hipermobil kadınların önemli bir kısmı da ağrı, yorgunluk ve eklem instabilitesinin adet döngüsünün belirli dönemlerinde belirginleştiğini bildirmektedir. Bu dalgalanmaları bir takvimle not etmek, egzersiz ve günlük aktiviteleri planlamaya yardımcı olabilir.
-
Tiroid Sorunları: Bazı çalışmalarda Hashimoto tiroiditi gibi otoimmün tiroid hastalıklarının hipermobil bireylerde topluma göre daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) yorgunluk, kas ağrıları, kabızlık ve dikkat güçlüğü gibi hipermobiliteye eşlik eden yakınmalara benzer belirtilere yol açabilir. Bu nedenle bu yakınmaları olan kişilerde tiroid fonksiyonları da mutlaka değerlendirilmelidir.
10. Vasküler Kompresyon (Damar Sıkışmaları)
Hipermobil bireylerde, damarların komşu yapılar tarafından sıkıştırıldığı bazı tabloların daha sık görülebileceği bildirilmektedir.
- Karın içi sıkışmalar
- Medyan Arkuat Ligaman Sendromu: Diyaframa ait bir bağın, mideye, karaciğere ve dalağa kan taşıyan çölyak arteri sıkıştırmasıdır. Yemeklerden sonra gelen karın ağrısı, bulantı ve istemsiz kilo kaybı ile kendini gösterebilir.
- Nutcracker (Fındıkkıran) Sendromu: Sol böbrek toplardamarının, ana atardamar (aort) ile bağırsaklara kan taşıyan bir atardamar arasında sıkışmasıdır. Sol yan ağrısı, idrarda kan ve idrarda protein kaçağı görülebilir. Protein kaçağı özellikle ayakta dururken artar. Sıkışma nedeniyle kan yumurtalık veya testis toplardamarlarına geri kaçabilir. Bu da kadınlarda pelvik bölgede varislere, erkeklerde ise testiste varise (varikosel) yol açabilir.
- Pelvik sıkışmalar
- May-Thurner Sendromu: Sol bacaktan kanı taşıyan ana toplardamarın (sol ana iliak ven), üzerinden geçen sağ atardamar tarafından omurgaya doğru bastırılmasıdır. Sol bacakta şişlik, ağrı, ağırlık hissi ve varis görülebilir. Bu tablo sol bacakta derin ven trombozu (pıhtı) riskini artırdığı için önemlidir.
- Pelvik Konjesyon Sendromu: Leğen kemiği içindeki, özellikle yumurtalık çevresindeki toplardamarların genişlemesi ve kanın geriye doğru kaçmasıdır. Uzun süre ayakta kalınca ve gün sonunda artan kronik kasık ve leğen ağrısı, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ağrı, regl döneminde artan yakınmalar ve vulva ile bacaklarda varisler görülebilir. Nutcracker ve May-Thurner sendromlarına bağlı olarak da gelişebilir.
- Göğüs ve kol bölgesi
-Torasik Çıkış Sendromu: Köprücük kemiği ile ilk kaburga arasındaki dar bölgede kola giden sinirlerin veya atardamar ve toplardamarın sıkışmasıdır. Kol yukarı kaldırıldığında kolda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük, soğukluk veya şişlik görülebilir.
Ne zaman acil başvurmalı? Bir bacakta aniden gelişen şişlik, ağrı ve kızarıklık pıhtı belirtisi olabilir. Buna ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa beklemeden acil servise başvurun.
11. Gıda İntoleransları ve Hassasiyetler
Hipermobil bireylerde gıda hassasiyetleri sadece basit birer "alerji" değildir. Bunun arkasında bağ dokusu gevşekliği, bağırsak duvarının geçirgenleşmesi, otonom sinir sistemi düzensizliği ve bağışıklık hücrelerinin aşırı uyarılmasının rol oynadığı düşünülmektedir. Bu karmaşık yapı, çok yönlü intolerans tablolarına yol açar:
-
Histamin intoleransı: Histamin, vücudumuzda doğal olarak bulunan ve bazı gıdalarla da alınan bir maddedir. Normalde bağırsakta DAO (diamin oksidaz) adlı enzim tarafından parçalanır. Histamin intoleransında, bu enzimin yetersizliği gibi nedenlerle gıdalardan alınan histamin yeterince yıkılamaz ve vücutta birikir. Bu nedenle eskitilmiş peynirler, fermente gıdalar (turşu, sirke, şarap), konserve ve bekletilmiş balık, ıspanak ve domates gibi histamin yönünden zengin gıdalar ile vücutta histamin salınımını artıran narenciye gibi besinler tüketildiğinde yakınmalar ortaya çıkar. Yüzde kızarıklık, kaşıntı, burun tıkanıklığı, çarpıntı, şişkinlik, ishal ve inatçı baş ağrıları (migren) en sık görülenlerdir. Hipermobil bireylerde sindirim sistemi yakınmaları sık görüldüğünden, histamin intoleransı da bu tabloya eşlik edebilir.
-
Gluten hassasiyeti: Hipermobil bireylerde çölyak hastalığı topluma göre daha sık görülebilir. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte non çölyak gluten hassasiyetinin toplum ortalamasından yüksek düzeyde görüldüğü düşünülmektedir. Buğday, arpa ve çavdar gibi glutenli tahılların tüketimi artmış bağırsak geçirgenliği, beyin sisi (odaklanma güçlüğü), yaygın kas/eklem ağrısı ve kronik yorgunluğa neden olabilir. Bu nedenle glutenle ilişkili yakınmaları olan kişiler, glutensiz beslenmeye başlamadan önce mutlaka Çölyak hastalığı açısından test edilmelidir; gluten kesildikten sonra testler yanıltıcı sonuç verebilir.
-
FODMAP Hassasiyeti (Fermente Olabilir Karbonhidratlar): Bağ dokusu esnekliğine bağlı olarak bağırsak hareketlerinin yavaşlaması (dismotilite) ve sindirim kanalındaki yapısal gevşeklik, gıdaların bağırsaktaki geçiş süresini uzatır. Bu durum, ince bağırsakta normalde az sayıda bulunması gereken bakterilerin aşırı çoğalmasına (SIBO) zemin hazırlar. SIBO ve yavaşlayan motor fonksiyonlar birleştiğinde; sarımsak, soğan, baklagiller, bazı meyveler ve yapay tatlandırıcılar gibi fermente olabilir karbonhidratlar (FODMAP'ler) bağırsakta erken ve yoğun bir şekilde mayalanır. Ortaya çıkan bu aşırı gaz üretimi ve osmotik yük, hipermobil hastalarda çok sık görülen; yemeklerden hemen sonra ortaya çıkan, karın bölgesinde gebelik görünümü yaratan şiddetli şişkinliğe ve diyaframı yukarı iterek nefes almayı zorlaştıran gaz oluşumuna neden olur. Düşük FODMAP diyeti uzun süre uygulanacak bir diyet değildir; besinlerin kontrollü olarak yeniden eklendiği bir süreçtir ve tercihen diyetisyen eşliğinde yapılmalıdır.

Hipermobilite Ayırıcı Tanısı (Hangi Hastalıklarla Karışabilir?)
1. Genetik ve Bağ Dokusu Hastalıkları
Bunlar, hipermobiliteye neden olan veya hipermobilite ile ortak özellikleri olan diğer kalıtsal bağ dokusu hastalıklarıdır:
- Ehlers-Danlos Sendromunun Diğer Tipleri: 2017 uluslararası sınıflamasına göre Ehlers-Danlos sendromunun 13 tipi tanımlanmıştır; sonrasında yeni tipler de eklenmiştir. Klasik tipte (cEDS) cilt belirgin şekilde gerilebilir, kolay yarılır ve sigara kağıdı gibi geniş izler bırakır. Nadir görülen vasküler tipte (vEDS) ise eklem gevşekliği hafiftir, ancak ince ve şeffaf cilt, yaygın morluklar ile genç yaşta damar yırtılması ve bağırsak delinmesi riski vardır. Bu tiplerin tanısı genetik testle konur.
- Marfan Sendromu: Uzun boy, uzun kol ve parmaklar (araknodaktili), göz merceğinin yerinden kayması ve aort genişlemesi ile karakterizedir. Aort yırtılması riski nedeniyle erken tanı ve düzenli kalp takibi hayati önem taşır.
- Osteogenezis İmperfekta (Kırılgan Kemik Hastalığı): Küçük darbelerle tekrarlayan kırıklar, gözün beyazının mavimsi görünmesi, kolay kırılan dişler ve genç erişkinlikte işitme kaybı ile seyreder. Hafif formları erişkin yaşa kadar fark edilmeyebilir.
- Stickler Sendromu: Çocuklukta başlayan yüksek miyopi, retina dekolmanı riski, yarık damak ve işitme kaybı ile eklem gevşekliğinin birlikte görüldüğü bir kollajen hastalığıdır. Retina dekolmanı riski nedeniyle düzenli göz muayenesi önemlidir.
- Down Sendromu: 21. kromozomun fazla olmasından (trizomi 21) kaynaklanan genetik bir durumdur. Kas tonusunun düşük olması ve bağların gevşekliği nedeniyle belirgin eklem hipermobilitesi görülür. Diz kapağı çıkıkları, düztabanlık ve kalça sorunları sık görülür. En önemli özelliklerinden biri, boynun en üst iki omuru arasındaki instabilitedir (atlantoaksiyal instabilite). Bu nedenle ani boyun hareketleri, takla ve temas sporları dikkatle değerlendirilmelidir. Tanı genellikle doğumda konur; ancak eklem gevşekliğine bağlı yakınmalar bu kişilerde de hipermobilite yaklaşımıyla ele alınmalıdır.
2. Romatizmal ve Enflamatuar Hastalıklar
Bu hastalıklar da eklem ağrısı yaptığı için hipermobiliteyle karışabilir. Temel fark, romatizmal hastalıklarda eklemde iltihap bulunmasıdır: eklemde şişlik, ısı artışı, 30 dakikadan uzun süren sabah tutukluğu ve kan testlerinde iltihap belirteçlerinde yükselme görülür. Romatoid artrit, çocuklarda juvenil idiyopatik artrit ve sistemik lupus eritematozus (SLE) bu grubun başlıca örnekleridir.
Hipermobilitede ise ağrı genellikle mekaniktir; hareketle ve gün içinde artar, eklemde belirgin şişlik olmaz. Hipermobilite ile bu hastalıklar aynı kişide birlikte de görülebilir. Bu nedenle esnek eklemleri olan birinde yeni ortaya çıkan şişlik ve sabah tutukluğu "esnekliğe bağlı" diye geçiştirilmemeli, mutlaka değerlendirilmelidir.
3. Nöromusküler ve Nörolojik Durumlar
Kollajen VI ilişkili miyopatiler (Bethlem ve Ullrich). Bunlar hem eklem gevşekliği hem kas güçsüzlüğü yaptığı için EDS ile en çok karışan tablolardır.
Hipermobilite İle Birlikte Hangi Hastalıklar Daha Sık Görülebilir?
-
Hashimoto tiroiditi
-
PMOS (eski adıyla Polikistik over sendromu, PCOS)
-
Otizm ve DEHB
Hipermobilitede Egzersiz
Belirti veren hipermobilitede egzersiz yapmak, eklemleri çevreleyen kasları güçlendirip stabilite (sabitlik) sağlamak için en önemli tedavi aracıdır. Ancak yanlış bir egzersiz programı, bağ dokusu zaten gevşek olan eklemlerde mikro yırtıklara, çıkıklara ve kronik ağrılara yol açabilir.
Hipermobil bir bedenin egzersiz yaparken uyması gereken altın kurallar ve uzak durması gereken hareketler şunlardır:
Güvenli Egzersiz Kuralları
Egzersiz yaparken odak noktanız "daha esnek olmak" değil, "daha sabit ve güçlü olmak" olmalıdır.
Dirseklerinizi, dizlerinizi veya parmaklarınızı egzersiz sırasında asla en son sınırına kadar itip "kilitlemeyin". Eklemlerinizi her zaman hafifçe bükülü (mikro-fleksiyon) tutmaya özen gösterin. Bu, yükün ekleme değil kaslara binmesini sağlar.
Hipermobil bireyler eklemlerinin uzayda nerede durduğunu (vücut farkındalığını) algılamakta zorlanırlar. Bu yüzden egzersizleri ayna karşısında yapmak veya bir fizyoterapist eşliğinde başlamak, eklemin doğru açıda kalıp kalmadığını görmek için kritiktir.
Eklemi çok fazla hareket ettirmeden, kası sabit bir pozisyonda kastığınız izometrik egzersizler (örneğin duvar destekli squat veya kontrollü köprü hareketleri) hipermobil bedenler için en güvenli başlangıçtır. Hareketli egzersizlerde ise (izotonik) açıyı her zaman dar tutun.
Dikkat Edilmesi ve Kaçınılması Gereken Hareketler
Hipermobiliteye sahip kişilerin "yapabiliyor" olması, o hareketi "yapmaları gerektiği" anlamına gelmez. Şu aktivitelerden ve hareketlerden uzak durulmalıdır:
-
Derin ve Pasif Esneme (Stretching) Hareketleri: Vücudunuz zaten doğuştan fazla esnektir. Eklemleri daha da gevşetecek derin yoga duruşları, bacak açmalar (split) veya bir başkasının sizi iterek esnettiği pasif esneme hareketleri bağları tamamen gevşeterek sakatlık yaratır.
-
Yüksek Darbeli (High-Impact) ve Temas Sporları: Futbol, basketbol, dövüş sporları ve yoğun zıplama içeren aktiviteler (trambolin, yoğun crossfit gibi) eklemlere ani ve kontrolsüz yükler bindirir. Bu sporlar özellikle eklem instabilitesi, tekrarlayan burkulma veya çıkık öyküsü olan kişilerde yüksek risk taşır. Bu özellikleri olmayan, iyi bir kas gücüne ve eklem kontrolüne sahip hipermobil bireyler için ise karar kişiye özel olmalıdır. Bu tür bir spora başlamadan veya devam etmeden önce hekim ve fizyoterapist değerlendirmesi önerilir.
-
Aşırı Bükülme ve Dönme İçeren Hareketler: Omurgayı veya dizleri ani şekilde döndüren, kontrolsüz savurma hareketlerinden (örneğin bazı dinamik danslar veya kontrolsüz pilates reformer hareketleri) kaçınılmalıdır.
-
Hangi Sporlar Güvenlidir? Klinik pilates (fizyoterapist eşliğinde ve stabilizasyon odaklı), yüzme (su eklemlere binen yükü azaltır ancak omuz çıkığı öyküsü varsa dikkatli olunmalıdır), kontrollü yürüyüşler ve postür odaklı hafif güçlendirme egzersizleri hipermobil bedenler için en ideal seçeneklerdir.

Bütüncül Yönetim: Hipermobilite ile Yaşam Kalitesini Artırmak
Hipermobilite bir sendromlar bütünü olduğu için tedavisi de bütüncül bir yaklaşım gerektirir:
-
Fizik Tedavi ve Stabilizasyon: Eklemleri aşırı hareketten koruyacak, esnekliği artırmak yerine eklem çevresi kasları güçlendirmeye odaklanan özel egzersizler (stabilizasyon çalışmaları) esastır. Yanlış egzersizler durumu kötüleştirebilir.
-
Otonom Sinir Sistemi Regülasyonu ve Uyku: POTS ve ayağa kalkınca ortaya çıkan yakınmaları yönetmenin temelini, damar içindeki kan hacmini artırmak ve kanın bacaklarda göllenmesini azaltmak oluşturur. Bunun için sıvı ve tuz alımının artırılması sık önerilir; ancak yüksek tansiyon, kalp veya böbrek hastalığı olanlarda sakıncalı olabileceğinden, doktorunuza danışmadan başlamayın. Bel hizasına kadar uzanan kompresyon çorapları veya karın korsesi, kanın bacaklarda ve karında birikmesini azaltır. Aşırı sıcaktan, uzun süre hareketsiz ayakta durmaktan, alkolden ve bol karbonhidratlı büyük öğünlerden kaçınmak da belirtileri hafifletir. Baş dönmesi başladığında bacak çaprazlamak, baldır kaslarını sıkmak veya çömelmek gibi basit manevralar bayılmayı önlemeye yardımcı olabilir. Egzersize yatarak ya da oturarak yapılan hareketlerle (yatar bisiklet, kürek, yüzme gibi) başlamak ve zamanla dik pozisyona geçmek önerilir. Gerekli durumlarda doktor kontrolünde ilaç tedavileri de uygulanabilir.
Bunlara ek olarak, düzenli nefes çalışmaları ve meditasyon gibi vagus sinirini destekleyen uygulamalar, sinir sistemini sakinleştirerek sempatik baskınlığın azalmasına yardımcı olabilir. Uyku kalitesi de bu dengenin önemli bir parçasıdır: Düzenli uyku saatleri, yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak ve serin, karanlık bir yatak odası gibi uyku hijyeni kurallarına uymak önemlidir. Sabahları belirtileri ağırlaşan kişilerde yatağın baş tarafını hafifçe yükseltmek ve yataktan kalkmadan önce bir bardak su içip yavaşça doğrulmak da faydalı olabilir.
-
Kronik Ağrı Yönetimi: Duygu durum bozuklukları, fibromiyalji ve kronik ağrı eşlik ediyorsa, ağrı eğitimi, bilişsel davranışçı terapi veya kabul ve kararlılık terapisi gibi yaklaşımlar faydalıdır; travma öyküsü olan kişilerde EMDR veya somatik yaklaşımlar değerlendirilebilir.
-
Uzman Takibi: Hipermobilite birçok sistemi etkileyebildiği için farklı uzmanlık alanlarının iş birliği önemlidir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı eklem stabilizasyonu ve egzersiz programını; nöroloji uzmanı POTS, disotonomi, migren, nöropati ve beyin-omurilik sıvısı kaçağı gibi sinir sistemi tablolarını; romatoloji uzmanı eşlik edebilen iltihaplı eklem hastalıklarının ayırımını; kardiyoloji uzmanı kalp kapağı ve aort değerlendirmesini; gastroenteroloji uzmanı sindirim sistemi yakınmalarını; genetik uzmanı ise diğer bağ dokusu hastalıklarından şüphelenildiğinde ayırıcı tanıyı üstlenir.
Hipermobilite, tek bir organdan ziyade tüm sistemi ilgilendiren, karmaşık bir bağ dokusu problemidir.
Doğru teşhis, multi-disipliner uzman takibi ve bedeninizi güçlendirmeye odaklanan bütüncül bir yönetim planı ile belirti veren hipermobilitenin getirdiği zorluklar yönetilebilir ve yaşam kalitenizi önemli ölçüde artırabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
• Esnek olmak bir hastalık mı?
Hayır. Eklemlerin normalden esnek olması tek başına bir hastalık değildir ve birçok kişi hayatı boyunca hiçbir sorun yaşamaz. Ancak esnekliğe ağrı, sık burkulmalar, yorgunluk, ayağa kalkınca baş dönmesi veya sindirim sorunları eşlik ediyorsa bir değerlendirme gerekir.
• Hipermobilite geçer mi?
Bağ dokusunun yapısı değişmez, ama eklem esnekliği yaşla birlikte azalır. Daha önemlisi, eklem çevresindeki kasları güçlendiren düzenli egzersiz, POTS ve diğer eşlik eden durumların yönetimiyle ağrı ve yakınmalar belirgin şekilde hafifleyebilir.
• Hipermobilite için hangi doktora gidilir?
Eklem ağrısı ve instabilite öndeyse fiziksel tıp ve rehabilitasyon; ayağa kalkınca baş dönmesi, çarpıntı, migren veya uyuşma öndeyse nöroloji; eklemlerde şişlik ve sabah tutukluğu varsa romatoloji uzmanına başvurulabilir. Belirtiler birden fazla sistemi tutuyorsa, bu alanları birlikte değerlendiren bütüncül bir yaklaşım daha faydalı olur.
• Çocuğum çok esnek, ne yapmalıyım?
Çocuklarda esneklik yetişkinlere göre daha sık görülür ve çoğu zaman normaldir. Ancak çocuğunuz sık sık burkuluyorsa, eklem veya bacak ağrısından (özellikle akşamları ve gece) yakınıyorsa, çabuk yoruluyorsa ya da ayağa kalkınca başı dönüyorsa bir hekime başvurun. "Esnek çocuk" denilip geçiştirilmemelidir. Kontrollü güçlendirme egzersizleri ve doğru spor seçimi bu çocuklar için çok önemlidir.
• Hipermobilitesi olan biri yoga yapabilir mi?
Yapabilir, ama derin esneme pozlarından kaçınarak. Eklemleri son sınırına zorlayan pozlar yerine güç, denge ve nefes odaklı, stabilizasyonu ön plana alan bir yoga pratiği tercih edilmelidir. İdeal olan, hipermobiliteyi bilen bir eğitmen veya fizyoterapist eşliğinde başlamaktır.
• Hipermobilite ile POTS arasındaki ilişki nedir?
Hipermobil bireylerde POTS topluma göre daha sık görülür. Esnek toplardamarlarda kanın ayağa kalkınca bacaklarda ve karında göllenmesi olası mekanizmalardan biridir.
Referanslar
- Castori M, Tinkle B, Levy H, Grahame R, Malfait F, Hakim A. A framework for the classification of joint hypermobility and related conditions. Am J Med Genet C Semin Med Genet. 2017 Mar;175(1):148-157. doi: 10.1002/ajmg.c.31539. Epub 2017 Feb 1. PMID: 28145606.
- Clark, N.L., Johnson, M., Rangan, A. et al. Exploring the biopsychosocial impact of hypermobility spectrum disorders and Ehlers-Danlos syndrome in an adult population: a protocol for a scoping review. Syst Rev 13, 27 (2024). https://doi.org/10.1186/s13643-024-02452-0
- Elinor Jones & Daniele Carrieri (18 Jun 2025): Understanding the issues of hypermobility spectrum disorders and hypermobile Ehlers–Danlos syndrome in primary care: a qualitative integrative review, Disability and Rehabilitation, DOI: 10.1080/09638288.2025.2517246
- Ravi U, Daley SF. Ehlers-Danlos Syndromes. [Updated 2026 Jun 17]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2026 Jan-.
- Malfait F, Francomano C, Byers P, Belmont J, Berglund B, Black J, Bloom L, Bowen JM, Brady AF, Burrows NP, Castori M, Cohen H, Colombi M, Demirdas S, De Backer J, De Paepe A, Fournel-Gigleux S, Frank M, Ghali N, Giunta C, Grahame R, Hakim A, Jeunemaitre X, Johnson D, Juul-Kristensen B, Kapferer-Seebacher I, Kazkaz H, Kosho T, Lavallee ME, Levy H, Mendoza-Londono R, Pepin M, Pope FM, Reinstein E, Robert L, Rohrbach M, Sanders L, Sobey GJ, Van Damme T, Vandersteen A, van Mourik C, Voermans N, Wheeldon N, Zschocke J, Tinkle B. The 2017 international classification of the Ehlers-Danlos syndromes. Am J Med Genet C Semin Med Genet. 2017 Mar;175(1):8-26. doi: 10.1002/ajmg.c.31552. PMID: 28306229.
- Ritelli M, Colombi M. Molecular Genetics and Pathogenesis of Ehlers-Danlos Syndrome and Related Connective Tissue Disorders. Genes (Basel). 2020 May 13;11(5):547. doi: 10.3390/genes11050547. PMID: 32414079; PMCID: PMC7288446.
- Micale L, Fusco C, Castori M. Ehlers-Danlos Syndromes, Joint Hypermobility and Hypermobility Spectrum Disorders. Adv Exp Med Biol. 2021;1348:207-233. doi: 10.1007/978-3-030-80614-9_9. PMID: 34807421.
- Gensemer C, Burks R, Kautz S, Judge DP, Lavallee M, Norris RA. Hypermobile Ehlers-Danlos syndromes: Complex phenotypes, challenging diagnoses, and poorly understood causes. Dev Dyn. 2021 Mar;250(3):318-344. doi: 10.1002/dvdy.220. Epub 2020 Aug 17. PMID: 32629534; PMCID: PMC7785693.
- Martinez KL, Mauss C, Andrews J, Saboda K, Huynh JM, Sanoja AJ, Jesudas R, Byers PH, Laukaitis CM. Subtle differences in autonomic symptoms in people diagnosed with hypermobile Ehlers-Danlos syndrome and hypermobility spectrum disorders. Am J Med Genet A. 2021 Jul;185(7):2012-2025. doi: 10.1002/ajmg.a.62197. Epub 2021 Apr 7. PMID: 33826221; PMCID: PMC11841374.
- Thwaites PA, Gibson PR, Burgell RE. Hypermobile Ehlers-Danlos syndrome and disorders of the gastrointestinal tract: What the gastroenterologist needs to know. J Gastroenterol Hepatol. 2022 Sep;37(9):1693-1709. doi: 10.1111/jgh.15927. Epub 2022 Jul 20. PMID: 35750466; PMCID: PMC9544979.
- Laszkowska M, Roy A, Lebwohl B, Green PH, Sundelin HE, Ludvigsson JF. Nationwide population-based cohort study of celiac disease and risk of Ehlers-Danlos syndrome and joint hypermobility syndrome. Dig Liver Dis. 2016 Sep;48(9):1030-4. doi: 10.1016/j.dld.2016.05.019. Epub 2016 Jun 1. PMID: 27321543.
- Sag E, Demir F, Sag S, Guven B, Kalyoncu M, Cakir M. Prevalence of celiac disease in children with joint hypermobility. Acta Reumatol Port. 2021 Apr-Jun;46(2):134-139. English. PMID: 34226431.
- Sood V, Kaul A, El-Chammas KI, Mukkada VA, Sun Q, Fei L, Santucci NR. High prevalence of gastrointestinal disorders in a large cohort of patients with joint hypermobility. J Pediatr Gastroenterol Nutr. 2024 Jul;79(1):42-47. doi: 10.1002/jpn3.12245. Epub 2024 May 15. PMID: 38747032; PMCID: PMC11236462.
- Wang E, Ganti T, Vaou E, Hohler A. The relationship between mast cell activation syndrome, postural tachycardia syndrome, and Ehlers-Danlos syndrome. Allergy Asthma Proc. 2021 May 1;42(3):243-246. doi: 10.2500/aap.2021.42.210022. PMID: 33980338.
- Weinstock LB. Mast Cell Activation Syndrome and the Triad of MCAS, POTS, and Hypermobile EDS. Am J Gastroenterol. 2024 Nov 14;120(7):1429-1433. doi: 10.14309/ajg.0000000000003201. PMID: 39692313.
- Monaco A, Choi D, Uzun S, Maitland A, Riley B. Association of mast-cell-related conditions with hypermobile syndromes: a review of the literature. Immunol Res. 2022 Aug;70(4):419-431. doi: 10.1007/s12026-022-09280-1. Epub 2022 Apr 21. PMID: 35449490; PMCID: PMC9022617.
- Schnedl WJ, Enko D. Histamine Intolerance Originates in the Gut. Nutrients. 2021 Apr 12;13(4):1262. doi: 10.3390/nu13041262. PMID: 33921522; PMCID: PMC8069563.
- Lam C, Amarasinghe G, Zarate-Lopez N, Fikree A, Byrne P, Kiani-Alikhan S, Gabe S, Paine P. Gastrointestinal symptoms and nutritional issues in patients with hypermobility disorders: assessment, diagnosis and management. Frontline Gastroenterol. 2022 Jun 8;14(1):68-77. doi: 10.1136/flgastro-2022-102088. PMID: 36561778; PMCID: PMC9763642.
- Wells R, Spurrier AJ, Linz D, Gallagher C, Mahajan R, Sanders P, Page A, Lau DH. Postural tachycardia syndrome: current perspectives. Vasc Health Risk Manag. 2017 Dec 29;14:1-11. doi: 10.2147/VHRM.S127393. PMID: 29343965; PMCID: PMC5749569.
- Maruyama S, Sekine C, Shagawa M, Yokota H, Hirabayashi R, Togashi R, Yamada Y, Hamano R, Ito A, Sato D, Edama M. Menstrual Cycle Changes Joint Laxity in Females-Differences between Eumenorrhea and Oligomenorrhea. J Clin Med. 2022 Jun 5;11(11):3222. doi: 10.3390/jcm11113222. PMID: 35683609; PMCID: PMC9181714.
- Cederlöf M, Larsson H, Lichtenstein P, Almqvist C, Serlachius E, Ludvigsson JF. Nationwide population-based cohort study of psychiatric disorders in individuals with Ehlers-Danlos syndrome or hypermobility syndrome and their siblings. BMC Psychiatry. 2016 Jul 4;16:207. doi: 10.1186/s12888-016-0922-6. PMID: 27377649; PMCID: PMC4932739.
- Blitshteyn S, Doherty TA, Steinman L. Postural Orthostatic Tachycardia Syndrome, Myalgic Encephalomyelitis/Chronic Fatigue Syndrome and Long COVID as Neuroimmune Disorders. Immunotargets Ther. 2026 Feb 2;15:581262. doi: 10.2147/ITT.S581262. PMID: 41859298; PMCID: PMC12998959.
- Ruiz de Lazcano A, Pérez-Núñez P, Pallarès-Sastre M, García-Sanchoyerto M, García I, Amayra I. Long-COVID and postural orthostatic tachycardia syndrome: a preliminary comparison of neuropsychological performance. Clin Auton Res. 2025 Apr;35(2):285-299. doi: 10.1007/s10286-025-01106-y. Epub 2025 Jan 22. PMID: 39838139; PMCID: PMC12000172.





