İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS)
İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS), spastik kolit olarak da bilinen, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen en yaygın fonksiyonel sindirim sistemi bozukluklarından biridir. Karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtilerle seyreden bu kronik durum, yaşam süresini kısaltmasa da yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. İBS’in nedenleri arasında bağırsak-beyin ekseni bozukluğu, disbiyozis, artmış bağırsak geçirgenliği, SIBO/SIFO gibi mikrobiyal dengesizlikler ve besin intoleransları yer alır. Bu rehberde İBS’nin belirtileri, risk faktörleri, tanı yöntemleri ve yönetim stratejileri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
- Huzursuz Bağırsaklar: İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) Rehberi
- İBS’nin En Büyük Paradoksu: Fiziksel Olarak Sağlam, İşlevsel Olarak Kusurlu
- İBS Yakınma ve Belirtileri
- Tanı Nasıl Konur? (Rome IV Kriterleri)
- İBS’nin Altında Yatan Temel Nedenler Nelerdir?
- İBS’yi Tetikleyen Risk Faktörleri
- Klinik Değerlendirme ve "Kırmızı Bayraklar"
- Alt Tipe Özel Tetkik Yol Haritası
- Bütüncül ve Kişiselleştirilmiş İBS Tedavisi
- Farmakolojik Tedavi Rehberi (Doktor Kontrolünde)
Huzursuz Bağırsaklar: İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) Rehberi
İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) ya da halk arasında bilinen adıyla spastik kolit, sindirim sisteminin en sık görülen fonksiyonel bozukluklarından biridir. Dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen bu kronik durum, arkasında organik bir hastalık (tümör, ülser vb.) barındırmaz; ancak yarattığı semptomlarla yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürür.
Toplumun %5–10’unu etkileyen İBS, genellikle tekrarlayan ataklar ve iyileşme dönemleriyle seyreder. İstatistikler, hastalığın en çok 30–50 yaş arası kadınlarda görüldüğünü ve kadınlarda erkeklere oranla 2 ila 2,5 kat daha fazla ortaya çıktığını göstermektedir.
İBS’nin En Büyük Paradoksu: Fiziksel Olarak Sağlam, İşlevsel Olarak Kusurlu
İBS'li hastaların en büyük çelişkisi, çok ciddi fiziksel yakınmalar yaşamalarına rağmen laboratuvar, radyoloji ve endoskopi testlerinde hiçbir belirgin bulguya rastlanmamasıdır. Çünkü bu hastalıkta sorun bağırsağın yapısında değil, işleyişindedir. Bağırsak fiziksel olarak tamamen sağlam olsa da görevini yerine getirirken bir koordinasyon hatası yapmaktadır. Bu nedenle modern tıp İBS'yi "fonksiyonel" bir bozukluk olarak tanımlar.
Bağırsak-Beyin Ekseni Nasıl Bozulur?
İBS’deki temel problem, merkezi sinir sistemi ile sindirim sistemi arasındaki çift yönlü iletişimin (bağırsak-beyin ekseni) sekteye uğramasıdır.
-
Hatalı Kodlama: Bağırsaktaki sinir uçları, normal bir sindirim hareketini (örneğin gıdaların ilerlemesini) yanlışlıkla "şiddetli bir tehdit" gibi kodlar ve sisteme aslında var olmayan bir alarm sinyali gönderir.
-
Filtreleme Hatası: Bu hatalı sinyal beyne ulaştığında, beynin normalde bu tarz önemsiz sinyalleri süzen "filtreleme" mekanizması zayıfladığı için durum gerçek bir ağrı olarak algılanır.
-
Koordinasyonsuz Yanıt: Beyin bu hayali tehlikeyi yönetmek için bağırsaklara sinirsel bir yanıt gönderir; fakat bu yanıt bağırsağın doğal ritmiyle uyumsuzdur.
-
Kasılma Bozuklukları: Beyinden gelen koordinasyonsuz sinyaller yüzünden bağırsaktaki düz kaslar ya senkronize olamayarak şiddetle kasılır (kramp ve ishal) ya da sinyali işleyemeyip hareketsiz kalır (şişkinlik ve kabızlık). Yaşanan psikososyal stres ise bu kaotik tabloyu doğrudan körükler.
İBS Yakınma ve Belirtileri
Bağırsak-beyin eksenindeki bu kopukluk, kendisini sadece sindirim sisteminde değil, tüm vücutta gösterir. Belirtileri üç ana grupta inceleyebiliriz:
1. Sindirim Sistemi Belirtileri
-
Dışkılama düzensizliği: İshal, kabızlık veya her ikisinin dönüşümlü olarak yaşanması.
-
Yemeklerden sonra artan karın krampları ve dışkılama ile rahatlayan karın ağrısı.
-
Yoğun gaz, şişkinlik, geğirme ve sık gaz çıkarma.
-
Dışkıda şeffaf görünümlü mukus ve bağırsakların tam boşalmadığı hissi.
-
Ağız kokusu (halitozis), ağızda kötü tat, erken doyma ve mide dolgunluğu.
2. Nöropsikolojik Belirtiler
-
Dinlenmekle geçmeyen kronik yorgunluk ve uyku bozuklukları.
-
Yaygın Ağrı: Baş ağrısı, fibromiyalji, kronik pelvik ağrı ve ağrılı cinsel ilişki.
-
Duygu durum bozuklukları, anksiyete ve depresyon.
-
Odaklanma güçlüğü yaratan beyin sisi.
-
Aniden sıkışma hissi uyandıran hiperaktif mesane.
3. Otonom Sinir Sistemi Belirtileri
-
Özellikle yemeklerden sonra gelişen çarpıntı.
-
Dolaşım dengesizliğine bağlı soğuk el ve ayaklar.
Tanı Nasıl Konur? (Rome IV Kriterleri)
Bir hastaya güvenle İBS tanısı koyabilmek için şikayetlerin en az 6 ay önce başlamış olması ve son 3 ay içinde haftada ortalama en az 1 gün tekrarlayan karın ağrısı çekilmesi gerekir. Bu karın ağrısına aşağıdaki durumlardan en az ikisi eşlik etmelidir:
-
Ağrının dışkılama eylemiyle ilişkili olması (dışkılama sonrası ağrının azalması veya artması).
-
Tuvalete çıkma sıklığında değişim (normalden daha seyrek veya daha sık).
-
Dışkının formunda (kıvamında veya görünümünde) belirgin değişim.
Bristol Dışkı Skalasına Göre İBS Alt Tipleri
Tedavi yaklaşımını belirlemek için hastalar dışkılama alışkanlıklarına göre 3 ana gruba ayrılır:
-
İBS-C (Kabızlık Baskın): Tuvalete çıkışların %25'inden fazlasında dışkı sert, parça parça veya keçi pisliği şeklindedir.
-
İBS-D (İshal Baskın): Tuvalete çıkışların %25'inden fazlasında dışkı yumuşak, parça parça veya tamamen suludur.
-
İBS-M (Karma Tip): Hem sert hem de sulu dışkılamalar birbirini takip eden ataklar halinde yaşanır.
İBS’nin Altında Yatan Temel Nedenler Nelerdir?
İBS tek bir nedene bağlı değildir; vücuttaki pek çok sistemin ortaklaşa kontrolden çıkmasıyla gelişen çok faktörlü bir tablodur:
Visseral Hipersensitivite (İç Organ Aşırı Duyarlılığı)
Stres hormonları (özellikle kortizol), otonom sinir sistemi dengesizliği ve mikrobiyota hasarı bağırsak duvarını savunmasız bırakır. Bağırsaktaki ağrı reseptörleri o kadar hassaslaşır ki, sağlıklı bir insanın hissetmeyeceği normal bir gaz hareketi veya sindirim dalgası, İBS hastasında şiddetli bir ağrı ve huzursuzluk olarak algılanır.
Disbiyozis (Mikrobiyota Dengesinde Bozulma)
İBS hastalarının bağırsak florası incelendiğinde, dost ve zararlı bakteriler arasındaki dengenin kaybolduğu görülür. Genellikle Bifidobacterium ve Lactobacillus gibi yararlı bakteriler ciddi oranda azalırken, Escherichia coli (E. coli) ve Enterobacter gibi patojen mikroorganizmalar artış eğilimindedir. Özellikle ağır geçirilen mide-bağırsak enfeksiyonları ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı bu bozulmayı tetikler.
Artmış Bağırsak Geçirgenliği (Geçirgen Bağırsak)
İBS hücresel düzeyde devam eden düşük dereceli kronik bir enflamasyondur. Normalde bağırsak hücreleri birbirine sıkı bağlarla bağlıdır. Ancak gluten, tarım ilaçları ve bakteriyel toksinler (LPS), bağırsaktaki zonulin proteinini aşırı salgılatarak bu hücre kapılarını açar. Kapıların açılmasıyla kana sızan lipopolisakkaritler (LPS), karaciğeri yorar ve kan-beyin bariyerini aşarak beynin bağışıklık hücrelerini (mikroglia) aktive eder. Sonuç; beyin sisi, anksiyete ve uyku bozukluklarıdır.
SIBO ve SIFO (İnce Bağırsakta Aşırı Üreme)
-
SIBO (Bakteriyel Üreme): Normalde kalın bağırsakta olması gereken bakterilerin ince bağırsağa göç edip orada aşırı çoğalmasıdır. İBS hastalarında SIBO riski sağlıklı bireylere göre 4.4 kat daha yüksektir. Bu bakterilerin gıdaları fermente etmesiyle açığa çıkan gaz, bağırsak duvarını gererek şiddetli ağrı yaratır.
**SIBO varlığında rastgele probiyotik (özellikle Lactobacillus) kullanmak d-laktat üretimini artırarak beyin sisini ve gazı daha da şiddetlendirebilir.
-
SIFO (Mantar Üremesi): İnce bağırsakta başta Candida albicans olmak üzere mantarların aşırı çoğalmasıdır. Sindirim şikayeti olup testleri temiz çıkan hastaların %25'inde saptanır. Kendini şeker/karbonhidrat aşermesi, dilde pamukçuk ve sulu ishal ile belli eder.
IMO (Bağırsak Metanojen Aşırı Çoğalması)
SIBO'dan farklı olarak, metan gazı üreten antik mikroorganizmaların (arkeler) hem ince hem de kalın bağırsakta çoğalmasıdır. Metan gazı, bağırsak kaslarının kasılma sinyallerini zayıflatan bir nöromodülatör gibi çalışarak bağırsak geçişini yavaşlatır. Bu yüzden IMO, kronik kabızlık ve geçmeyen yoğun şişkinliğin en önemli sorumlusudur.
Safra Asidi Malabsorbsiyonu
Safra asitlerinin ince bağırsakta yeterince emilemeyip kalın bağırsağa kaçmasıdır. Kalın bağırsağa geçen safra asitleri irritasyon yaratarak sulu ishale, gaza ve kramplara neden olur. Özellikle İBS-D (ishal baskın) vakalarının %25–30’unun arkasındaki gizli neden budur.
İBS’yi Tetikleyen Risk Faktörleri
1. Geçirilmiş Ağır Enfeksiyonlar (Post-Enfeksiyöz İBS)
İBS gelişimi için en somut risk faktörlerinden biri akut bağırsak enfeksiyonu geçmişidir. Mide-bağırsak enfeksiyonu geçiren her 10 kişiden 1'inde İBS kalıcı hale gelir. Salmonella, Campylobacter veya SARS-CoV-2 gibi patojenlerin salgıladığı toksinlere karşı vücudun ürettiği antikorlar, bağırsaktaki sinirsel proteinlerle (vinkülin) çapraz reaksiyona girerek bir tür lokal otoimmünite ve kronik işlev bozukluğu başlatır.
2. HPA Ekseni Bozukluğu ve Psikolojik Travmalar
Çocukluk çağı travmaları (ihmal, şiddet, kayıp) ve süregelen kronik stres, Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal (HPA) eksenini bozarak vücudu sürekli "savaş ya da kaç" modunda tutar. Sempatik sinir sistemi baskın hale geldiğinde, kan bağırsaklardan çekilerek ekstremitelere yönlendirilir. Bağırsakların kanlanması ve savunması azaldığında koruyucu mukus tabakası incelir ve patojenlerin üremesi kolaylaşır.
3. Çölyak Hastalığı ve Gluten
Toplumda çölyak hastalığı %1 oranında görülürken, İBS hastalarında bu oran %3–7’ye kadar yükselir. Özellikle İBS-D (ishal baskın) alt grubunda çölyak hastalığı mutlaka elenmelidir. Ayrıca çölyak olmasa bile Non-Çölyak Gluten Hassasiyeti olan kişilerde gluten tüketimi zonulin seviyesini artırarak bağırsak sinir uçlarını duyarlı hale getirir ve İBS ataklarını tetikler.
4. Besin İntoleransları ve Gizli Tetikleyiciler
İBS hastalarının %93'ünde semptomlar yemek yendikten sonraki ilk 3 saat içinde alevlenir:
-
FODMAP Hassasiyeti: Fermente olabilen kısa zincirli karbonhidratlar (soğan, sarımsak, sütteki laktoz, fruktoz vb.) bağırsakta hızla fermente olarak yoğun gaza ve çeper gerilmesine yol açar.
-
Histamin İntoleransı: Eski peynirler, fermente gıdalar (turşu, sirke), beklemiş etler ve domates, ıspanak gibi besinler histamin yükünü artırarak karın krampı, ishal ve çarpıntı yapar.
-
Sistemik Nikel Alerjisi (SNAS): Çikolata, kuruyemiş, baklagiller ve tam tahıllar yüksek oranda nikel içerir. Nikel alerjisi olan İBS hastalarında bu gıdalar mukoza enflamasyonunu ve kronik yorgunluğu artırır.
-
Soya ve Süt Proteini (Kazein): Soya lektinleri bağırsak astarını tahriş ederken; kazeinin sindirimiyle açığa çıkan kazomorfinler bağırsak motilitesini yavaşlatarak şiddetli kabızlık ve şişkinliğe neden olur.
5. Çevresel Faktörler ve İlaçlar
-
Mide Koruyucular (PPI): Uzun süreli proton pompası inhibitörü kullanımı mide asidini sıfırlayarak bağırsakları bakterilere karşı savunmasız bırakır ve SIBO riskini %60'ın üzerine çıkarır.
-
Ağrı Kesiciler (NSAİİ): Ibuprofen ve aspirin gibi ilaçlar bağırsak mukozasındaki koruyucu prostaglandinleri baskılayarak mikro kanamalara ve geçirgen bağırsak tablosuna yol açar.
-
Doğum Kontrol Hapları: Sentetik östrojen, mast hücrelerini uyararak lokal histamin salınımını artırır ve sıkı bağlantı proteinlerini gevşetir.
-
Metformin: İnsülin direnci ilaçları safra asidi emilimini bozarak ani şişkinlik ve sulu ishal ataklarına (İBS-D benzeri tabloya) neden olabilir.
Klinik Değerlendirme ve "Kırmızı Bayraklar"
İBS teşhisi artık sadece diğer hastalıkların elenmesiyle konulan bir "dışlama tanısı" değildir. Rome IV kriterlerine uyan bir hastada, eğer aşağıdaki "Alarm Semptomları" (Kırmızı Bayraklar) yoksa, sınırlı testlerle güvenle teşhis konabilir:
⚠️ Ne Zaman İleri Tetkik (Endoskopi/Kolonoskopi) Gerekir?
Semptomların ilk kez 50 yaşından sonra başlaması.
Rektal kanama veya dışkıda kan görülmesi.
İstem dışı ve hızlı kilo kaybı.
Hastayı uykudan uyandıran gece ishali veya şiddetli ağrılar.
Ateş, açıklanamayan gece terlemeleri.
Ailede kolon kanseri, Çölyak veya Enflamatuar Bağırsak Hastalığı (Crohn/Ülseratif Kolit) öyküsü.
Alt Tipe Özel Tetkik Yol Haritası
-
İBS-D (İshal) Şüphesinde: Çölyak serolojisi, CRP, dışkıda kalprotektin (iltihap ayrımı için), kanda histamin/DAO düzeyleri ve nikel alerji testi.
-
İBS-K (Kabızlık) Şüphesinde: Tiroid fonksiyonları (TSH), Kalsiyum seviyesi (hiperkalsemi dışlaması için), Karın röntgeni (dışkı yükü için) ve pelvik taban kas bozuklukları için anorektal manometri.
-
SIBO/IMO Şüphesinde: Glikoz veya laktüloz nefes testleri. Nefeste Hidrojen artışı SIBO'yu (ishal baskın), Metan artışı IMO'yu (kabızlık baskın) işaret eder.
Bütüncül ve Kişiselleştirilmiş İBS Tedavisi
İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) tedavisinde tek bir reçete ya da herkes için geçerli olan ortak bir yöntem yoktur. Tedavinin temel amacı semptomları hafifletmek, hasar görmüş mekanizmaları onarmak ve hastanın yaşam kalitesini yukarı taşımaktır. Bu doğrultuda süreç, kişiye özel planlanan çok yönlü bir yaklaşımla yürütülür.
Tedavinin en önemli ayaklarından biri olan beslenmede, özellikle atak dönemlerinde iki ila altı hafta boyunca uygulanan Düşük FODMAP Diyeti öne çıkar; bu sürecin ardından besinler tek tek denenerek hastanın kişisel hassasiyet haritası çıkarılır.
Eğer kişide histamin veya nikel hassasiyeti varsa ilgili gıdalar beslenmeden elenir, sükroz ve nişastadan fakir beslenme biçimiyle de bağırsak florası korunur.
Lif yönetiminde ise İBS'nin alt tipine göre hareket edilir; kabızlık baskın tipte bağırsak bariyerini onaran psilyum gibi çözünür lifler tercih edilirken, buğday kepeği gibi bağırsak irritasyonunu artıran çözünmeyen sert liflerden kaçınılır. Ayrıca günde iki adet kivi tüketmenin kabızlık yaşayan hastalarda dışkı konforunu artırdığı bilinmektedir.
Bağırsak-beyin eksenindeki sinyal karmaşasını ve iletişim bozukluğunu çözmek için psikolojik destek süreçleri devreye sokulur; bu alanda bilişsel davranışçı terapiler ile iç organ duyarlılığını azaltan bağırsak odaklı hipnoterapi en güçlü bilimsel kanıta sahip yöntemlerdir.
Sindirim sisteminin kendi biyolojik ritmini yakalayabilmesi için sirkadiyen ritim ve uyku düzeni de sıkı bir şekilde yönetilmelidir. Sadece uyku döngüsünü değil, bağırsak kaslarını gevşetip ağrı eşiğini yükseltmeyi de sağlayan melatonin hormonu, bağırsaklarda beyinden 400 kat daha fazla üretilir. Bu koruyucu mekanizmadan verim alabilmek için tam karanlıkta uyumak, gece ince bağırsak temizlik dalgalarının çalışabilmesi için yatmadan üç dört saat önce yemeği kesmek ve anatomik olarak sindirimi destekleyen sol yan pozisyonda yatmak altın standart olarak kabul edilir.
Yaşam tarzı değişikliklerinde egzersiz ve pelvik sağlık önemli bir yer tutar; haftada üç ila beş gün yapılan orta tempolu yürüyüşlerin İBS semptomlarını %43 oranında azalttığı gösterilmiştir. Özellikle yemekten yirmi dakika sonra yapılan kısa yürüyüşler gazın kalın bağırsağa itilmesini sağlayarak SIBO riskini düşürür.
Kabızlık tipinde tuvalette ayak altı taburesi kullanmak anorektal açıyı düzelterek boşaltımı kolaylaştırır.
Beyinden bağırsağa uzanan ana sakinleştirici hat olan Vagus sinirini uyarmak ise vücudu stres modundan sindirim moduna geçirmenin en hızlı yoludur. Vagus sinirinin tonusunu artırmak için dört yedi sekiz diyafram nefesi, yüzü aniden soğuk suyla yıkamak, yogadaki kedi-inek veya burgu pozları, derin gargara yapmak ve sesli şekilde mırıldanmak gibi pratik egzersizlerden faydalanılır.
Son olarak, bağırsak zarı tamamen onarılana kadar destekleyici takviyeler ve mikrobesinler geçici bir köprü görevi görür. Bağırsak astarını yenilemek ve sızıntıları kapatmak için L-glutamin, çinko karnozin ve D vitamini kullanılırken; kalın bağırsak hücrelerine enerji vermek ve enflamasyonu söndürmek için bütirattan destek alınır.
İnce bağırsakta aşırı bakteri ya da metanojen üremesiyle karakterize olan SIBO ve IMO tablolarında mikroorganizmaların koruyucu kalkanlarını kırmak amacıyla alisin ve kekik yağı gibi doğal antimikrobiyaller tercih edilir.
Bağırsaktaki ani spazmlar ve karın ağrıları için ise mide kapakçığını etkilememesi adına doğrudan bağırsakta açılan özel nane yağı kapsülleri tedavi planına eklenir.
Farmakolojik Tedavi Rehberi (Doktor Kontrolünde)
Hekiminiz şikayetlerinizin merkezine göre şu tıbbi tedavileri planlayabilir:
-
Kramplar İçin: Düz kas gevşeticiler ve bağırsaktan beyne giden ağrı sinyallerini kesmek amacıyla çok düşük doz Trisiklik Antidepresanlar.
-
Şişkinlik ve SIBO İçin: Kana karışmayan, sadece bağırsakta lokal çalışan akıllı antibiyotik Rifaximin (IMO varlığında Neomycin ile kombine edilir).
-
Probiyotik Kullanımı: Rastgele değil, alt tipe uygun suşlar seçilmelidir. Histamin intoleransı olanlarda Lactobacillus yerine Bifidobacterium veya Spore-forming (Bacillus) suşlar tercih edilmelidir.
¦•¦
İBS yaşam süresini kısaltan bir hastalık değildir; ancak doğru yönetilmediğinde yanlış kısıtlayıcı diyetler yüzünden beslenme yetersizliklerine, süregelen ağrılar yüzünden de anksiyete ve depresyona zemin hazırlayabilir. İBS yönetiminde başarı; hastanın alt tipine, yaşam tarzına ve biyolojik ritmine odaklanan kişiselleştirilmiş bir yol haritası ve hekim ile hasta arasında kurulan güvenli, empatik bağ ile mümkündür.
Referanslar
- Ford AC, Sperber AD, Corsetti M, Camilleri M. Irritable bowel syndrome. Lancet. 2020 Nov 21;396(10263):1675-1688. doi: 10.1016/S0140-6736(20)31548-8. Epub 2020 Oct 10. PMID: 33049223.
- Tetali B, Suresh S. Management of irritable bowel syndrome: a narrative review. Transl Gastroenterol Hepatol. 2024 Mar 21;9:26. doi: 10.21037/tgh-23-96. PMID: 38716216; PMCID: PMC11074491.
- Papale AJ, Flattau R, Vithlani N, Mahajan D, Nadella S. A Review of Pharmacologic and Non-Pharmacologic Therapies in the Management of Irritable Bowel Syndrome: Current Recommendations and Evidence. J Clin Med. 2024 Nov 18;13(22):6948. doi: 10.3390/jcm13226948. PMID: 39598092; PMCID: PMC11594791.
- Nathani RR, Sodhani S, Goosenberg E. Irritable Bowel Syndrome. [Updated 2025 Nov 30]. In: StatPearls [Internet]. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2025 Jan-. Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK534810/
- Sulaimi F, Ong TSK, Tang ASP, Quek J, Pillay RM, Low DT, Lee CKL, Siah KTH, Ng QX. Risk factors for developing irritable bowel syndrome: systematic umbrella review of reviews. BMC Med. 2025 Feb 21;23(1):103. doi: 10.1186/s12916-025-03930-5. PMID: 39985070; PMCID: PMC11846330.
- Wang L, Alammar N, Singh R, Nanavati J, Song Y, Chaudhary R, Mullin GE. Gut Microbial Dysbiosis in the Irritable Bowel Syndrome: A Systematic Review and Meta-Analysis of Case-Control Studies. J Acad Nutr Diet. 2020 Apr;120(4):565-586. doi: 10.1016/j.jand.2019.05.015. Epub 2019 Aug 28. PMID: 31473156.
- Nilholm C, Manoharan L, Roth B, D'Amato M, Ohlsson B. A starch- and sucrose-reduced dietary intervention in irritable bowel syndrome patients produced a shift in gut microbiota composition along with changes in phylum, genus, and amplicon sequence variant abundances, without affecting the micro-RNA levels. United European Gastroenterol J. 2022 May;10(4):363-375. doi: 10.1002/ueg2.12227. Epub 2022 Apr 28. PMID: 35484927; PMCID: PMC9103372.
- Ghoshal UC, Srivastava D. Irritable bowel syndrome and small intestinal bacterial overgrowth: meaningful association or unnecessary hype. World J Gastroenterol. 2014 Mar 14;20(10):2482-91. doi: 10.3748/wjg.v20.i10.2482. PMID: 24627585; PMCID: PMC3949258.
- Takakura W, Pimentel M. Small Intestinal Bacterial Overgrowth and Irritable Bowel Syndrome - An Update. Front Psychiatry. 2020 Jul 10;11:664. doi: 10.3389/fpsyt.2020.00664. PMID: 32754068; PMCID: PMC7366247.
