Migren ve İBS: Bağırsak ile Beyin Arasındaki Ortak Mekanizmalar
Migren, toplumda sıklıkla yalnızca bir "baş ağrısı" olarak görülse de aslında sinir sisteminin aşırı duyarlılığıyla karakterize, genetik ve çevresel faktörlerle şekillenen karmaşık bir nörolojik hastalıktır. Psikolojik kökenli olmamasına rağmen otonom sinir sistemi aracılığıyla sindirim sistemi başta olmak üzere tüm vücudu etkileyebilir.
Klinik veriler, irritabl bağırsak sendromu (İBS) ile migren arasında tesadüfü aşan, çift yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu yazıda iki hastalığın ortak biyolojik mekanizmalarını ve hem baş ağrısını hem bağırsağı birlikte ele alan bütüncül tedavi yaklaşımlarını inceliyorum.
- Migren ve İBS Ne Sıklıkla Birlikte Görülür?
- Migren ve İBS'nin Ortak Mekanizmaları
- • Merkezi Duyarlılaşma
- • CGRP: Beyin ile Bağırsağın Ortak Molekülü
- • Bağırsak-Beyin Ekseni ve Vagus Siniri
- • Serotonin: İki Sistemin Ortak Dili
- • Bağırsak Florası ve Düşük Dereceli Enflamasyon
- • Genetik Yatkınlık
- Cinsiyet ve Hormonlar
- • Çocukluk Çağı Travmaları ve Stres Sistemi
- • Uyku Bozuklukları
- • Mitokondri İşlevi ve Oksidatif Stres
- • Besinsel Tetikleyiciler
- Çocuklarda Karın Migreni
- Ne Zaman Hekime Başvurmalı?
- Tedavi ve Öneriler
- Sıkça Sorulan Sorular
Migren ve İBS Ne Sıklıkla Birlikte Görülür?
Geniş çaplı çalışmalar ve meta-analizler bu ilişkinin çift yönlü olduğunu göstermektedir:
- İBS'de migren: İBS tanısı olan kişilerin migren veya şiddetli baş ağrısı yaşama olasılığı yaklaşık 2 kat daha yüksektir.
- Migrende İBS: Migren hastalarında İBS görülme olasılığı yaklaşık 2,5 kat daha yüksektir.
- Zamanla gelişen risk: Büyük bir nüfus çalışmasında, migren hastalarının zamanla İBS geliştirme riski 1,62 kat yüksek bulunmuştur.
- Genç yaş: Bu ilişki özellikle gençlerde belirgindir. 30 yaş altındaki migren hastalarında İBS riski sağlıklı akranlarına göre 3,36 kat artmaktadır.
- Doktora başvuru sıklığı: Migren nedeniyle doktora başvuru sıklığı arttıkça İBS gelişme olasılığı da paralel şekilde yükselmektedir.
İki hastalığın ortak özellikleri:
- Normal test sonuçları: Her iki hastalık da standart testlerde (tomografi, kan tahlilleri) açıklanabilen yapısal bir hasar göstermez.
- Atak ve ağrısız dönemler: Klinik seyirleri benzerdir; zaman zaman şiddetlenen atakları ağrısız dönemler izler.
- Migrende sindirim belirtileri: Migren atağı öncesinde, sırasında ve sonrasında bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal sık görülür. Migren hastalarında bağırsak yakınmaları atak dışındaki dönemlerde de ortaya çıkabilir.
Migrenlilerde İBS Riskini Artıran Özellikler
- Uzun süreli ve sık migren: Baş ağrısı öyküsü uzun olanlarda ve ayda 7 günden fazla atak yaşayanlarda İBS riski belirgin şekilde artar.
- Kaygı bozukluğu: İBS'si olan migren hastalarında kaygı bozukluğu, İBS'si olmayan migrenlilere göre daha sık görülür.
- Ailede migren: Ailede migren öyküsü olması İBS riskiyle de ilişkilendirilmiştir.
Migren ve İBS'ye Sık Eşlik Eden Durumlar
Sindirim sistemi:
- Fonksiyonel dispepsi (hazımsızlık)
- Gastroözofageal reflü
- Fonksiyonel kabızlık
Sindirim sistemi dışı:
- Fibromiyalji
- Kronik yorgunluk sendromu
- Kronik pelvik ağrı
- Anksiyete
- Depresyon
- Besin intoleransları ve alerjiler
- Uyku bozuklukları
Migren ve İBS'nin Ortak Mekanizmaları
• Merkezi Duyarlılaşma
Migren ve İBS bugün yalnızca beyin veya bağırsakla sınırlı sorunlar olarak değil, merkezi sinir sisteminin ağrıyı işleme biçimindeki bir bozulmanın, yani merkezi duyarlılaşmanın parçaları olarak kabul edilmektedir.
Merkezi duyarlılaşmada sinir sistemi, normalde zararsız olan günlük uyaranları tehdit olarak algılar. Bu durum farklı sistemlerde farklı şekillerde kendini gösterir:
- Beyin (migren): Işık, ses, koku veya hafif stres şiddetli ağrı ataklarını tetikleyebilir.
- Bağırsak (İBS): Normal bağırsak hareketleri ve az miktardaki gaz beyinde şiddetli karın ağrısı veya kramp olarak algılanabilir. Buna viseral hipersensitivite denir.
- Kas ve bağ dokusu (fibromiyalji): Hafif dokunuş veya basınç yaygın ağrıya yol açabilir.
Tekrarlayan migren atakları ağrı sistemini sürekli "tetikte" tutar. Bu durum beynin ağrı eşiğini düşürerek bağırsaktan gelen normal sinyallerin bile ağrı olarak algılanmasına neden olabilir. Beyin bir kez hassaslaştığında, bu hassasiyet vücudun diğer bölgelerinden gelen sinyallere karşı da artar. Kaygı ve kronik stres ise vücudun "savaş ya da kaç" yanıtını sürekli açık tutarak bu süreci besler.
• CGRP: Beyin ile Bağırsağın Ortak Molekülü
CGRP (kalsitonin gen ilişkili peptit), migren ağrısının ortaya çıkmasında merkezi rol oynayan bir moleküldür.
- Beyinde: Migren atağı sırasında trigeminal sinir uçlarından salınır, beyin zarındaki damarlarda genişlemeye ve nörojenik enflamasyona yol açar. Bugün migrenin önleyici tedavisinde kullanılan modern ilaçların bir kısmı CGRP'yi veya reseptörünü hedef alır.
- Bağırsakta: CGRP bağırsakta da yoğun olarak bulunur. Bağırsak hareketlerini, salgıları ve ağrı duyarlılığını düzenler.
Bu ortaklık iki şeyi açıklar: Migren ataklarında neden sindirim belirtileri görüldüğünü ve anti-CGRP ilaçların neden kabızlık yan etkisi yapabildiğini.
• Bağırsak-Beyin Ekseni ve Vagus Siniri
Vagus siniri, beyin sapını bağırsaklara bağlayan en uzun ve kapsamlı "bilgi otobanıdır".
- Migren atağında: Migren atağı sırasında beyin sapındaki bulantı merkezleri ve otonom sinir sistemi aktive olur. Mide boşalması yavaşlayabilir; bu da bulantıya ve ağızdan alınan ilaçların emiliminin gecikmesine yol açabilir.
- İki yönlü etki: Bağırsaktaki bir huzursuzluk vagus siniri üzerinden beyindeki ağrı merkezlerini etkileyebilir. Beyindeki bir migren atağı da sindirim sistemini yavaşlatabilir veya aşırı uyarabilir. Böylece her iki organı da içine alan bir kısır döngü oluşur.
• Serotonin: İki Sistemin Ortak Dili
Serotonin yalnızca bir "mutluluk hormonu" değildir. Hem beyinde hem bağırsakta ağrı iletimini ve hareketi düzenleyen önemli bir sinir ileticisidir. Vücuttaki serotoninin yaklaşık %90'ı bağırsaktaki özel hücrelerde üretilir.
- Beyinde: Serotonin, trigeminal ağrı yolunun düzenlenmesinde rol oynar. Migren atak tedavisinde kullanılan triptanlar, belirli serotonin reseptörlerini uyararak etki gösterir.
- Bağırsakta: Serotonin, bağırsak hareketlerini ve duyarlılığını düzenler. İBS'de serotonin sinyalinde değişiklikler gösterilmiştir.
Bu ortak mekanizma nedeniyle serotonin yolaklarındaki bir aksama hem baş ağrısını hem de sindirim yakınmalarını etkileyebilir.
• Bağırsak Florası ve Düşük Dereceli Enflamasyon
Bağırsak florası, beyindeki ağrı merkezlerini ve duygu durumunu etkileyen dinamik bir ekosistemdir.
- Disbiyozis: Yararlı bakterilerin azalması, serotonin başta olmak üzere sinir sistemini etkileyen maddelerin dengesini bozabilir.
- Enflamasyon: Bozulmuş bir flora, sitokinler aracılığıyla düşük dereceli sistemik enflamasyona yol açabilir. Bu süreç hem bağırsak bariyerini hem de kan-beyin bariyerini etkileyerek ağrı sinyallerini güçlendirebilir.
- Migrende flora: Migren hastalarında bağırsak florası değişiklikleri gösterilmiştir. Bu alandaki araştırmalar hızla artmaktadır.
• Genetik Yatkınlık
Migren ve İBS'nin birlikteliğinin kısmen ortak bir genetik temele dayandığı düşünülmektedir. Araştırmalar, serotonin düzenlenmesi ve ağrı duyarlılığıyla ilgili bazı genetik varyasyonların her iki hastalıkta da rol oynayabileceğini göstermektedir. Bu kişiler ağrıya doğuştan daha hassas olabilir.
Cinsiyet ve Hormonlar
- Kadınlarda daha sık: Her iki hastalık da kadınlarda daha sık görülür. Migren kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat, İBS ise yaklaşık 1,5–2 kat daha sıktır.
- Risk grubu: En yüksek risk grubu 30–50 yaş arasındaki kadınlardır.
- Hormonal dalgalanmalar: Östrojen ve progesterondaki dalgalanmalar hem bağırsak hareketlerini hem de beynin ağrı eşiğini etkiler. Bu nedenle birçok kadın hem migren ataklarının hem de bağırsak yakınmalarının adet döneminde arttığını fark eder.
• Çocukluk Çağı Travmaları ve Stres Sistemi
Zor bir çocukluk geçirmek hem migren hem de İBS için önemli bir risk faktörüdür. Özellikle duygusal ihmal, duygusal şiddet ve cinsel istismar gelişmekte olan sinir sisteminde uzun süreli izler bırakabilir.
- HPA ekseni: Bu deneyimler, vücudun stres yönetim merkezi olan HPA (hipotalamus-hipofiz-böbreküstü) ekseninin çalışma biçimini etkileyebilir. Normalde yalnızca tehlike anında devreye girmesi gereken bu sistem, travma geçmişi olan kişilerde aşırı duyarlı hale gelebilir.
- Günlük stresin etkisi: Sağlıklı biri için önemsiz sayılabilecek günlük stresler, bu kişilerde ağrının şiddetlenmesine, atakların sıklaşmasına ve tedaviye direnç gelişmesine yol açabilir.
- Kısır döngü: Fiziksel ağrı stresi tetikler. Stres de ağrı algısını güçlendirir. Bu döngü kırılabilir: terapi, güvenli ilişkiler ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları stres sistemini yeniden dengelemeye yardımcı olur.
• Uyku Bozuklukları
Uyku sorunları hem İBS hem de migren hastalarında en sık görülen ortak yakınmalardan biridir. Uyku ile ağrı arasındaki ilişki çift yönlüdür: ağrı uykuyu bozar, uykusuzluk da ağrı eşiğini düşürür.
- Ağrı eşiği: Yetersiz veya kalitesiz uyku, beynin ağrı sinyallerini filtreleme yeteneğini zayıflatır. Tek bir uykusuz gece bile ertesi gün hem migren atağını tetikleyebilir hem de karın ağrısını şiddetlendirebilir.
- Beyin temizliği: Uyku sırasında beyin, gün içinde biriken metabolik atıkları temizler. Uykusuzluk bu süreci aksatarak nöroenflamasyona katkıda bulunabilir.
- Melatonin: Uyku hormonu melatonin, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde de rol oynar. Uyku düzeninin bozulması her iki sistemde de yakınmaları artırabilir.
• Mitokondri İşlevi ve Oksidatif Stres
Hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerin işlevindeki bozukluklar, enerji tüketimi yüksek olan sinir sistemini doğrudan etkiler.
- Migrende enerji krizi: Migren hastalarında beyin enerji metabolizmasında değişiklikler gösterilmiştir. Enerji üretimi azaldığında ve serbest radikaller arttığında sinir hücreleri uyarılmaya daha açık hale gelir. Bu bulgular, mitokondriyi destekleyen magnezyum, riboflavin (B2 vitamini) ve koenzim Q10'un migren önlemede kullanılmasının temelini oluşturur.
- İBS'de durum: İBS'de mitokondri işlevinin rolü henüz daha az araştırılmıştır.
- Ortak belirtiler: Mitokondri işlev bozukluğu, her iki hastalıkta sık görülen yorgunluk, kas ağrısı ve beyin sisi gibi ek yakınmalara da katkıda bulunabilir.
• Besinsel Tetikleyiciler
- Biyojenik aminler ve histamin intoleransı:
- Histamin, tiramin ve feniletilamin gibi biyojenik aminlerin vücutta birikimi hem migren hem de İBS ataklarını tetikleyebilir.
- Eski peynirler, fermente süt ürünleri, fermente gıdalar ve şarap gibi gıdalar histamin yükünü artırabilir.
- Ayrıntılar için Migren mi Histamin İntoleransı mı? yazıma bakabilirsiniz.
- Non-çölyak gluten hassasiyeti:
- Çölyak hastası olmayan kişilerde de gluten, zonulin düzeylerini artırarak bağırsak bariyerini zayıflatabilir.
- Artmış geçirgenlik, kana sızan maddelerin beyindeki ağrı merkezlerini uyarmasına yol açabilir.
- Non-çölyak gluten hassasiyeti ve çölyak hastalığında migren daha sık görülür.
- MSG ve nitrat/nitritler: İşlenmiş gıdalarda bulunan bu katkı maddeleri bazı kişilerde baş ağrısını ve bağırsak yakınmalarını tetikleyebilir.
- Sülfitler: Şarap, kuru meyve ve bazı işlenmiş ürünlerdeki sülfitler hassas kişilerde migren ve bağırsak yakınmalarını tetikleyebilir.
- Öğün atlamak: Uzun süre aç kalmak, en bilinen migren tetikleyicilerinden biridir.
Çocuklarda Karın Migreni
Bazı çocuklarda migren, baş ağrısından önce karın ağrısı atakları şeklinde kendini gösterir. Buna karın migreni denir.
- Belirtiler: Göbek çevresinde, saatler süren, bulantı, kusma, iştahsızlık ve solukluğun eşlik ettiği ağrı atakları görülür. Ataklar arasında çocuk tamamen iyidir.
- Seyir: Karın migreni olan çocukların önemli bir kısmında ilerleyen yıllarda klasik migren gelişir.
- Ayırıcı tanı: Tekrarlayan karın ağrısı olan çocuklarda, özellikle ailede migren öyküsü varsa, karın migreni akılda tutulmalıdır.
Ne Zaman Hekime Başvurmalı?
Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır:
Baş ağrısında:
- Ani başlayan, hayatınızın en şiddetli baş ağrısı
- Ateş, ense sertliği, bilinç değişikliği, güçsüzlük veya konuşma bozukluğunun eşlik ettiği baş ağrısı
- 50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrısı
- Karakteri değişen veya giderek kötüleşen baş ağrısı
Bağırsak yakınmalarında:
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Dışkıda kan veya siyah dışkı
- Gece uykudan uyandıran ishal veya ağrı
- 50 yaşından sonra yeni başlayan bağırsak yakınmaları
- Ailede kolon kanseri, çölyak veya iltihabi bağırsak hastalığı öyküsü
Tedavi ve Öneriler
İlaç Tedavisinde Dikkat Edilecekler
Migren ve İBS birlikte olduğunda ilaç seçimi her iki hastalık göz önünde bulundurularak yapılmalıdır:
- Amitriptilin: Düşük dozda hem migren önlemede hem de İBS'de, özellikle ishal baskın tipte etkili olabilen bir ilaçtır. Kabızlık yapabildiği için kabızlık baskın İBS'de dikkatli kullanılmalıdır.
- Ağrı kesiciler (NSAİİ): Migren ataklarında sık kullanılan bu ilaçlar mide ve bağırsak mukozasını tahriş edebilir. Sık kullanıldığında hem bağırsak yakınmalarını artırabilir hem de ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısına yol açabilir.
- Anti-CGRP ilaçlar: Migren önleme tedavisinde kullanılan bu modern ilaçların bir kısmı kabızlık yapabilir. Kabızlık baskın İBS'si olanlarda ilaç seçimi buna göre yapılmalıdır.
- Atak sırasında bulantı: Migren atağında mide boşalması yavaşlayabildiği için ağızdan alınan ilaçlar geç etki edebilir. Bu durumda hekiminiz farklı ilaç formları önerebilir.
Migren Önlemede Takviyeler
- Magnezyum: Migren önlemede kullanılır. Bazı formları (magnezyum sitrat gibi) bağırsak hareketlerini artırdığı için kabızlık baskın İBS'de faydalı olabilir, ishal baskın İBS'de ise yakınmaları artırabilir.
- Riboflavin (B2 vitamini): Mitokondri işlevini destekler ve migren önlemede kullanılır.
- Koenzim Q10: Mitokondriyal enerji üretimini destekler.
Takviyeler hekim önerisiyle ve uygun dozda kullanılmalıdır.
Uyku ve Günlük Ritim
Düzensiz uyku her iki hastalığın da güçlü tetikleyicilerinden biridir. Düzenli uyku hem migren hem de İBS atak sıklığını azaltabilir.
- Uyku süresi: Her gece 7–9 saat uyumayı hedefleyin. Hem kısa hem de aşırı uzun uyku migreni tetikleyebilir.
- Düzenli saatler: Hafta sonları dahil yatma ve kalkma saatlerinizi 30–60 dakikadan fazla değiştirmeyin.
- Işık: Sabah gün ışığına çıkmak biyolojik saati güçlendirir. Yatmadan 1 saat önce ekranları kapatmak melatonin salınımını destekler.
- Uyku ortamı: Serin (18–20 °C), karanlık ve sessiz bir yatak odası idealdir.
- Kafein ve alkol: Kafeini yatmadan en az 6 saat önce bırakın. Alkolü yatma saatine yakın tüketmeyin.
- Melatonin: Gerekirse hekim gözetiminde kısa süreli kullanılabilir. Migren ve İBS üzerindeki etkisi bazı çalışmalarda olumlu bulunmuştur.
- Uyku apnesi: Horlama, gündüz aşırı uykululuk, uykuda nefes durması ve sabah baş ağrısı varsa uyku apnesi araştırılmalıdır. Tedavisi hem migren hem de bağırsak yakınmalarını iyileştirebilir.
- Uykusuzluk tedavisi: Kronik uykusuzlukta bilişsel davranışçı terapi ilk basamak tedavidir ve migren sıklığını azaltabilir.
Sigara, Alkol ve Kafein
- Sigara kullanmayın.
- Alkol tüketimini azaltın.
- Kafein tüketimini sınırlayın. Kafeini aniden bırakmak da baş ağrısı yapabileceği için azaltmayı kademeli yapın.
Beslenme
- Düşük histaminli beslenme: Histamin intoleransı şüphesi varsa denenebilir.
- Gluten ve süt ürünleri: Sık görülen iki tetikleyicidir.
- Glutensiz diyete başlamadan önce çölyak testleri yapılmalıdır, çünkü testler ancak gluten tüketilirken güvenilir sonuç verir.
- Ardından gluten ve süt ürünleri bir süre kesilerek belirtiler üzerindeki etkileri gözlemlenebilir.
- Düşük FODMAP diyeti: Fermente olabilen karbonhidratların yarattığı gaz ve bağırsak basıncı, vagus siniri üzerinden beyne rahatsızlık sinyalleri gönderebilir. Düşük FODMAP diyeti özellikle şişkinlik ve karın ağrısını azaltabilir. Ancak kısa süreli uygulanmalı ve ardından besinler kademeli olarak yeniden eklenmelidir.
- Katkı maddeleri: Katkı maddesi içermeyen, doğal besinleri tercih edin.
- Su: Günde en az 1,5–2 litre su için. Susuzluk hem migreni tetikleyebilir hem de kabızlığı artırabilir.
- Yemek ve belirti günlüğü: Tetikleyicilerinizi belirlemek için ne yediğinizi ve belirtilerinizi not edin.
Yemek Yeme Alışkanlıkları
- Düzenli öğünler: Mümkünse her gün aynı saatlerde yemek yiyin. Öğün atlamayın.
- Yavaş yemek: Yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.
- Dikkatli yemek: Oturarak, ekranlardan uzak ve yemeğe odaklanarak yiyin.
- Ölçülü yemek: Tıka basa doymadan sofradan kalkın.
Sinir Sistemi ve Stres Yönetimi
İBS ve migrende stres yalnızca psikolojik bir durum değildir; bağırsak kramplarını ve migren ataklarını tetikleyebilen fiziksel bir uyarandır. Bu nedenle stres yönetimi tedavinin ana sütunlarından biridir.
- Düzenli hareket:
- Her gün en az 30 dakika yürüyün.
- Düzenli aerobik egzersiz migren sıklığını azaltabilir ve bağırsak hareketlerini düzenler.
- Yoga ve nefes çalışmaları:
- Yoga ve derin nefes egzersizleri vagus sinirini destekleyerek vücudu "savaş ya da kaç" modundan "dinlen ve sindir" moduna geçirebilir.
- İBS'de yoga için İBS İçin Yoga yazıma bakabilirsiniz.
- Meditasyon: Kısa da olsa her gün meditasyon veya nefes egzersizi yapmak stres sistemini dengelemeye ve ağrıya verilen aşırı tepkiyi azaltmaya yardımcı olabilir.
- Psikolojik destek:
- Bilişsel davranışçı terapi hem migren ataklarının sıklığını hem de bağırsak hassasiyetini azaltabilir.
- Bağırsağa yönelik hipnoterapi de İBS'de etkinliği gösterilmiş bir yöntemdir.
- Özellikle çocukluk çağı travması veya kronik kaygı öyküsü olanlarda psikolojik destek tedavinin önemli bir parçasıdır.
İBS ve migren, anatomik olarak farklı organları ilgilendirse de biyolojik açıdan birbirine çok yakın, adeta "ikiz" hastalıklardır. Her ikisi de merkezi duyarlılaşmanın farklı yüzleridir.
Bu nedenle hastaların yaşam kalitesini artırmak için branşlar arası işbirliği gerekir:
- İBS'li hastalarda: Migren, kronik baş ağrısı veya fibromiyalji öyküsü varsa nöroloji değerlendirmesi önemlidir.
- Migren hastalarında: Yeni başlayan veya kalıcı sindirim yakınmaları varsa gastroenteroloji değerlendirmesi önemlidir.
- Her iki grupta: Kaygı ve depresyon varsa psikiyatrik veya psikolojik destek önemlidir.
- Yakın takip: Uzun süreli ve sık migren atakları olan hastalar sindirim sistemi açısından daha yakından izlenmelidir.
Değerlendirme yalnızca bağırsak veya baş ağrısıyla sınırlı kalmamalıdır. Uyku, stres, beslenme ve eşlik eden diğer durumları da kapsayan, kişiye özel ve bütüncül bir tedavi planı en iyi sonucu verir. Baş ağrısı türleri ve tedavisi hakkında daha fazla bilgi için Baş Ağrısı sayfasına göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Migren mide ve bağırsak sorunlarına yol açar mı?
Evet. Migren atağı sırasında bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal sık görülür. Ayrıca migren hastalarında İBS görülme olasılığı yaklaşık 2,5 kat daha yüksektir.
Migren ve İBS neden birlikte görülür?
Her iki hastalıkta da sinir sistemi ağrıya karşı aşırı duyarlıdır (merkezi duyarlılaşma). Serotonin, CGRP, bağırsak florası, stres sistemi, uyku ve hormonlar her iki hastalıkta da ortak rol oynar.
Bağırsak sağlığını düzeltmek migreni azaltır mı?
Bağırsak florasını desteklemek, besinsel tetikleyicileri belirlemek ve bağırsak geçirgenliğini azaltmak bazı hastalarda migren sıklığını azaltabilir. Ancak migren tedavisi kişiye özel ve bütüncül olmalıdır.
Migren ve İBS'ye iyi gelen ilaç var mı?
Düşük doz amitriptilin hem migren önlemede hem de İBS'de etkili olabilen bir ilaçtır. İlaç seçimi her iki hastalık göz önünde bulundurularak hekim tarafından yapılmalıdır.
Çocuklarda karın ağrısı migrenle ilişkili olabilir mi?
Evet. Bazı çocuklarda migren, baş ağrısından önce tekrarlayan karın ağrısı atakları şeklinde kendini gösterir. Buna karın migreni denir.
Referanslar
- Wongtrakul W, Charoenngam N, Ungprasert P. Increased prevalence of irritable bowel syndrome in migraine patients: a systematic review and meta-analysis. Eur J Gastroenterol Hepatol. 2022;34(1):56-63. doi: 10.1097/MEG.0000000000002065. PMID: 33470704.
- Todor TS, Fukudo S. Systematic review and meta-analysis of calculating degree of comorbidity of irritable bowel syndrome with migraine. Biopsychosoc Med. 2023;17(1):22. doi: 10.1186/s13030-023-00275-4. PMID: 37291550; PMCID: PMC10251688.
- Li C, Yu S, Li H, Zhou J, Liu J, Tang W, Zhang L. Clinical features and risk factors for irritable bowel syndrome in Migraine patients. Pak J Med Sci. 2017;33(3):720-725. doi: 10.12669/pjms.333.12379. PMID: 28811802; PMCID: PMC5510134.
- Georgescu D, Reisz D, Gurban CV, Georgescu LA, Ionita I, Ancusa OE, Lighezan D. Migraine in young females with irritable bowel syndrome: still a challenge. Neuropsychiatr Dis Treat. 2017;14:21-28. doi: 10.2147/NDT.S144955. PMID: 29302188; PMCID: PMC5741982.
- Riedl A, Schmidtmann M, Stengel A, Goebel M, Wisser AS, Klapp BF, Mönnikes H. Somatic comorbidities of irritable bowel syndrome: a systematic analysis. J Psychosom Res. 2008;64(6):573-582. doi: 10.1016/j.jpsychores.2008.02.021. PMID: 18501257.
- Lau CI, Lin CC, Chen WH, Wang HC, Kao CH. Association between migraine and irritable bowel syndrome: a population-based retrospective cohort study. Eur J Neurol. 2014;21(9):1198-1204. doi: 10.1111/ene.12468. PMID: 24838228.
- Alhammadi NA, Bedywi RM, Shawkhan RA, et al. Migraine and Irritable Bowel Syndrome Among the General Population in Aseer Region. Cureus. 2023;15(9):e45047. doi: 10.7759/cureus.45047. PMID: 37829989; PMCID: PMC10566572.
- Wu MF, Yang YW, Chen YY. The effect of anxiety and depression on the risk of irritable bowel syndrome in migraine patients. J Clin Neurosci. 2017;44:342-345. doi: 10.1016/j.jocn.2017.06.009. PMID: 28694040.
