Kafein İntoleransı
Kafein gelişmiş dünya nüfusunun %85’inin düzenli olarak aldığı en yaygın psikostimülan maddedir. Uyumayı sağlayan adenozin reseptörlerini işgal ederek adenozin moleküllerine bağlanarak -uykuya engel olarak- uyanıklık sağlarken, adrenalin düzeylerini yükselterek enerji verir. Kafein ayrıca tüketildikten sonra 30 dk içinde başlayarak, yaklaşık iki saat boyunca hipotalamusda glutamat ve histamin düzeylerini artırır.
-
Kafein, kahve, çay, iced tea, kombuça, çikolata, kakao, kola ve enerji içeceklerinde, guarana bitkisi çekirdek ve yapraklarında bulunur.
-
Bazı ağrı kesiciler ve nezle ilaçları içinde de kafein yer alabilir.
-
Zayıflama takviyelerinin içine 50-200 mg düzeyinde eklenebilir.
Genler, hormonlar ve enzimler
Kişilerarası genetik ve epigenetik nedenlerle kafein metabolizma hızında 5-6 kata varan farklar olabilir. Toplumun yaklaşık yarısı hızlı metabolize edebilirken, diğer yarısı ya orta-yavaş ya da yavaş metabolize eder. Toplumun %10’u kafeini çok hızlı olarak metabolize eder, gece geç vakitte içtikleri kahve bile dokunmaz.
Ayrıca P450 enzimlerini etkileyen hormonlar, besinler, ilaçlar ve karaciğer hastalıkları kafein metabolizmasını belirgin olarak yavaşlatabilir. Sitokrom P450 enzimi aynı zamanda steroid hormonları (Kortizol, aldosteron, testosteron, DHEA, östrojenler, progesteron) metabolize eden enzim olduğu için, bu hormonların düzeylerinin yüksek olması veya dışarıdan alınması kafein metabolizma hızını yavaşlatır, kanda daha uzun süre etkin olarak kalır, bu etki en belirgin olarak hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı ve kronik streste görülür.
Hamile annenin aldığı kafein bebeğe, emziren annenin aldığı kafein anne sütüne geçer. Yeni doğanlarda kafeinin vücuttan tümüyle atılması 3 ila 5 günü bulabilir.
Adrenalin düzeylerinin yükselmesi kortizol düzeylerini yükselterek bir yandan canlılık verirken öte yandan stres yanıtına ve enflamasyona neden olur.
Sigara içmek kafein metabolizmasını hızlandırır.
Doğum kontrol hapları ve östrojen tedavisi kafein metabolizmasını belirgin olarak yavaşlatır. COMT enzimi (katekol o metil transferaz enzimi) polimorfizmi olan hastalarda bu yavaşlama çok daha belirgindir. Kahvenin içindeki kafeik asit COMT enzimini direkt olarak bloke eder. COMT enzim polimorfizmi olan hastalarda enzim düşük kapasitede çalıştığı için fazla kahve tüketimi, diğer katekolaminler (dopamin, adrenalin, noradrenalin) ile birlikte östrojen (E2) moleküllerinin yıkılmamasına da neden olur.
Artan katekolominler sempatik sinir baskınlığına, çarpıntı ve sinirliliğe, artan östrojen kafein metabolizmasının iyice yavaşlaması yanında histamin intoleransı bulgularında artışa neden olur. COMT polimorfizmi olan hastalar kahve tüketiminden sonra daha sık çarpıntıdan yakınırlar.
COMT polimorfizmi olan ve yüksek düzeyde kahve (günde 4-6 bardaktan fazla) tüketen erkeklerde koroner hastalık görülme riski artar.

Kafein intoleransı bulguları
-
Midede yanma
-
İshal
-
Sinirlilik, kaygı bozukluğu, panik atak
-
Çarpıntı, ritim bozukluğu
-
Ellerde veya vücutta titreme
-
Baş ağrısı
-
Hiperaktif mesane bulgularında artış
-
Uyku bozuklukları
-
Yüksek tansiyon
Bazı insanlarda bu etkiler çok az miktar kahve tüketimi sonrası çıkarken, hassasiyeti olmayan insanlarda da yüksek miktar tüketimi sonrası çıkar.
Fazla kafein tüketimi ayrıca tüm vücut çizgili kaslarında seğirme yapabilir.
Kafein fonksiyonel bağırsak sistemi hastalıklarından IBS ve fonksiyonel dispepsi yakınmalarını ve ishali artırır.
Nefes açıcı teofilin tedavisi, nezle/ grip ilaçlarında bulunan efedrin ve ekinazya çayları kafein intoleransı bulgularını artırır.
Egzersiz öncesi veya sırasında kafein tüketmek (kahve ve/veya enerji içecekleri ile) damar daraltıcı ve kalp hızını artırıcı etkileri ile aritmiye neden olarak ve kalp kasının kanlanmasını azaltarak zarar verebilir.

Kafein, kahve, çay ve çikolatanın diğer etkileri
-
Kahve ve kafein diüretik etki ile magnezyum, B2 ve B6 düzeylerini düşürür.
-
Migren kronikleşmesinin en önemli nedenlerinden birisi fazla kahve tüketimidir.
-
B2 ve B6 vitaminlerinin düşmesi metilasyon bozukluğu yaparak HNMT enzim etkinliğini azaltabilir.
-
Kahve çekirdekleri histamin, biyojenik amin (pütreskin, kadaverin, tiramin, agmatin) içerikleri ile dokunabilir.
-
Hazır granül kahveler nikel içerir, buğdayla çapraz reaksiyon göstererek çölyak ve non çölyak gluten hassasiyeti hastalarında bulguları artırabilir.
-
Kahve çekirdekleri salisilat ve oksalat içerikleri ile de dokunabilir.
-
Kahvenin içerdiği kafestol LDL kolesterol düzeylerini yükseltir.
-
Bazı kahve çekirdeklerinde küf mantarı veya mikotoksin (okratoksin) olabilir.
-
Kafein ve kahve makat kaşıntısını artırabilir.

-
Çikolata ve kakaonun histamin düzeyleri yüksektir, ayrıca benzoat, oksalat ve nikel düzeyleri yüksektir.
-
Çay yapraklarının histamin ve kadaverin düzeyleri yüksektir, ayrıca DAO enzimini bloke eder; histamin intoleransı yakınmalarını belirgin olarak artırır.
-
Çayla yapılan bir fermente içecek olan kombuça (kombu çayı) dokunma olasılığı daha yüksektir.
-
Çay ve çaydan yapılan içecekler nikel, salisilat, benzoat ve oksalat içerikleri ile dokunabilir.
Çay, kahve ve kafeinin size dokunduğunu düşünüyorsanız çok yavaş bir şekilde, günler içinde içtiğiniz miktarları azaltın. Birdenbire keserseniz yoksunluk sendromu ile şiddetli baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, bulantı ve halsizlik ortaya çıkabilir.
