Süt ve Antibiyotik Kalıntıları
Hayvancılıkta her yıl yaklaşık 65.000 ton antibiyotik kullanılmaktadır. Bu ilaçlar; hastalık tedavisi, profilaktik kullanım, rBGH kaynaklı mastit tedavisi ve hayvanların hızlı büyümesi için verilmektedir.
Araştırmalar, antibiyotiklerin %20–70’inin süte geçtiğini ve kalıntıların inek, koyun ve keçi sütünde bulunduğunu göstermektedir. En sık rastlananlar: beta-laktamlar (%37), tetrasiklinler (%14), kinolonlar (%14), sülfonamidler (%13), aminoglikozidler (%10).
Bu kalıntılar;
-
Bağırsak florasını bozarak disbiyozise ,
-
Antibiyotik direncine,
-
Alerjilere ve bağışıklık sorunlarına yol açabilir.
Kalıntılar kaynatma, pastörizasyon, UHT veya fermantasyonla yok olmaz. Kalıntılar, yoğurt ve peynir yapımında kullanılan starter kültürlerin (faydalı bakterilerin) büyümesini engeller. Sütün mayalanmaması veya geç mayalanması aslında o sütte antibiyotik olduğunun dolaylı bir göstergesidir.
Ayrıca dışkı ve idrarla çevreye yayılarak toprak ve su ekosistemlerinde dirençli bakterilerin gelişmesine neden olur.
Dolayısıyla süt ve süt ürünlerindeki antibiyotik kalıntıları, yalnızca bireysel sağlık için değil, küresel antibiyotik direnci krizinin de önemli bir parçasıdır.
Yasal Sınırlar ve Görünmeyen Tehlike: MRL
Dünya genelinde ve Türkiye’de gıda güvenliği protokolleri çerçevesinde, sütte bulunabilecek antibiyotikler için "Maksimum Kalıntı Limitleri" (MRL) belirlenmiştir. Teorik olarak bu limitlerin üzerindeki sütlerin tüketime sunulmaması gerekir. Ancak pratik uygulamada ve saha denetimlerinde, özellikle kayıt dışı veya kontrol mekanizmalarının zayıf olduğu küçük ölçekli üretimlerde bu sınırların aşılabildiği bilinmektedir.
Daha da kritik olan nokta; sütün içindeki kalıntı miktarı "yasal sınırın altında" kalsa dahi, bu maddelerin kronik ve düşük dozda (mikro-doz) sürekli vücuda alınmasıdır; bu kümülatif (birikici) maruziyet, bağırsak mikrobiyotası üzerinde sessiz bir yıkım yaratarak disbiyozis sürecini tetikleyebilir ve modern hastalıkların temelindeki kronik inflamasyona zemin hazırlayabilir.
Pratik Çözüm Önerisi
-
Sertifikalı organik ürünleri tercih etmek (Organik hayvancılıkta antibiyotik kullanımı çok sıkı kurallara ve arınma sürelerine tabidir).
-
Mera hayvancılığı (grass-fed) yapan butik üreticilere yönelmek.
Referanslar
-
Albright, J. L., S. L. Tuckey, ve G. T. Woods. 1961. "Antibiotics in Milk—A Review." Journal of Dairy Science 44, no. 4: 779–807.https://doi.org/10.3168/jds.S0022-0302(61)89812-3.
-
Beyene, Tadesse. 2016. "Veterinary Drug Residues in Food-animal Products: Its Risk Factors and Potential Effects on Public Health." Journal of Veterinary Science & Technology 7, no. 1: 1–7.https://doi.org/10.4172/2157-7579.1000285.
-
Sachi, S., J. Ferdous, M. H. Sikder, ve S. M. Azizul Karim Hussani. 2019. "Antibiotic Residues in Milk: Past, Present, and Future." Journal of Advanced Veterinary and Animal Research 6, no. 3: 315–332.https://doi.org/10.5455/javar.2019.f350.
