Skip to main content

Menopoz: Bedende Neler Değişir, Sağlığımızı Nasıl Koruruz?

Menopoz: Bedende Neler Değişir, Sağlığımızı Nasıl Koruruz?

Menopoz, 12 ay boyunca hiç adet görmemeyle tanısı konan ve çoğunlukla 45–55 yaşları arasında yaşanan doğal bir dönemdir. Ondan önceki 4–8 yıllık dalgalı geçiş dönemine perimenopoz denir. Azalan östrojen yalnızca adetleri etkilemez. Uyku, ruh hali, beyin sağlığı, kalp, kemikler ve metabolizma da bu değişimden payını alır.

İyi haber şu ki bu dönem, ileriki yılların sağlığını korumak için de eşsiz bir fırsattır. Bu yazıda menopozda bedende neler değiştiğini, yakınmaları nelerin artırdığını, hangi kontrollerin önemli olduğunu ve hormon tedavisiyle bütüncül desteklerin bu süreçte nasıl yol gösterebileceğini bulacaksınız.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Menopoz Nedir?

Menopoz, yumurtalıklardaki yumurta keseciklerinin (foliküllerin) ve ürettikleri hormonların azalmasıyla başlayan doğal bir süreçtir. Zamanla yumurtalıklar küçülür ve östrojen üretimi durur. Tanı, bir kadının arka arkaya 12 ay hiç adet görmemesiyle konur. Bu dönem genellikle 45–55 yaşları arasında yaşanır.

Geçiş Dönemi: Perimenopoz

Adetlerin düzensizleşmeye başlamasıyla tamamen kesilmesi arasındaki döneme perimenopoz denir. Bu geçiş kişiden kişiye değişir ve genellikle 4–8 yıl sürer. Dört evrede ele alınır:

  • Geç üreme evresi: Adetler henüz düzenlidir, ama hormon sinyalleri değişmeye başlamıştır ve FSH (yumurtalıkları uyaran hormon) yükselmeye başlar.
  • Erken geçiş dönemi: Adet döngülerinde yedi gün ve daha fazla kaymalar görülmeye başlar.
  • Geç geçiş dönemi: Adet gecikmeleri 60 günü aşar. Hormon dalgalanmaları ve yakınmalar en çok bu dönemde hissedilir.
  • Menopozun ilk yılları: Son adetten sonraki ilk beş yıldır. Östrojen en düşük düzeyine iner; kemik kaybı ve kalp-damar riski en hızlı bu dönemde artar.

Bu süreçte östrojen ve progesteron önce dalgalanır, sonra azalır. Yaşanan yakınmaların çok büyük kısmı bu dalgalanmalarla ilgilidir. Yumurtalıklardaki değişimler aslında 40'lı yaşların başında sessizce başlar.

Erken Menopoz

Menopoz bazen beklenenden önce başlar. Yumurtalıkların ameliyatla alınması, kemoterapi gibi tedaviler, genetik yatkınlık ya da otoimmün hastalıklar erken menopoza yol açabilir.

Erken menopozun beyin sağlığı açısından da önemi var. Yaklaşık 7.000 kadının incelendiği büyük bir çalışmada, menopoza daha erken yaşta giren kadınların bellek ve dikkat testlerinde daha düşük puanlar aldığı görüldü. Bu nedenle erken menopoz yaşayan kadınlarda beyin sağlığına ayrıca özen göstermek önemlidir.

Bir Kayıp Değil, Yeni Bir Eşik

Menopoz yalnızca hormonların azalması değildir. Sinir sistemini, bağışıklığı, metabolizmayı ve sosyal hayatı da etkileyen kapsamlı bir dönüşümdür. Antropolojide önemli bir yeri olan “Büyükanne Hipotezi”, doğurganlık dönemi sona eren kadınların torunlarının ve topluluğun hayatta kalmasına değerli katkılar sağladığını öne sürer. Bu bakış açısı menopozu bir kayıp olarak değil, bilginin ve deneyimin aktarıldığı yeni bir yaşam eşiği olarak görür.

Tanıda Kan Tahlilleri

Menopoz tanısı geriye dönük olarak, 12 aylık adetsizlikle konur. Erken menopozdan şüpheleniliyorsa ya da hormon dalgalanmalarının seyri izlenmek isteniyorsa kan tahlillerine başvurulur. FSH, AMH ve östradiol testleri, kişinin hangi evrede olduğunu anlamaya ve süreci doğru yönetmeye yardımcı olur.

Bedende Neler Değişir?

Östrojen ve progesteronun etki ettiği alıcılar (reseptörler) vücudun neredeyse tüm dokularında bulunur. Bu yüzden hormonların azalması beyinden kemiklere kadar pek çok sistemi etkiler. Her kadın bu değişimlerin hepsini yaşamaz; yakınmaların türü ve şiddeti kişiden kişiye değişir.

Sıcak Basması ve Gece Terlemesi

Menopozun en bilinen belirtisi olan sıcak basması, beyindeki ısı merkezinin östrojen azalırken aşırı hassaslaşmasından kaynaklanır. Gece yaşandığında gece terlemesi olarak uykuyu bölebilir. Ataktan sonra kısa süreli üşüme ve titreme de görülebilir.

Beyin ve Ruh Hali

Östrojen beyin için de koruyucu bir hormondur. Azaldığında bazı kadınlar şu değişiklikleri fark eder:

  • Beyin sisi: Odaklanma güçlüğü, dikkat dağınıklığı, kelime bulmakta zorlanma ve unutkanlık. 
  • Duygu durumu değişiklikleri: Tahammülsüzlük, ani öfke, içsel huzursuzluk ve ağlama nöbetleri.
  • Uyku sorunları: Gece terlemesi olmasa da uykuya dalmakta zorlanma, sık uyanma ve derin uykunun kısalması.
  • Yorgunluk ve baş ağrısı: Sabah yorgun uyanma ve enerji düşüklüğü sık görülür. Hormon dalgalanmaları kronik yorgunluğu artırabilir, migren ya da gerilim tipi baş ağrılarını tetikleyebilir.
  • Uzun vadede beyin sağlığı: Alzheimer hastalığı kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Menopozla birlikte azalan östrojen, bu farka katkıda bulunan nedenlerden biri olarak görülüyor. Östrojenin sinir hücrelerini koruyucu etkisi azaldığı için bu dönem, ileride Alzheimer hastalığı ve diğer demans türlerinin riskini artıran etkenlerden biri sayılıyor. Bu da beyni korumaya erken başlamak için güçlü bir neden.

Kalp, Damar ve Metabolizma

Östrojen damarları koruyan bir hormondur. Etkisi azaldıkça şu değişiklikler görülebilir:

  • Tansiyon ve çarpıntı: Damar duvarının esnekliği azalabilir. Yeni başlayan yüksek tansiyon ve çarpıntı atakları görülebilir.
  • Kolesterol: Total kolesterol, LDL (“kötü”) kolesterol ve trigliserid yükselmeye, HDL (“iyi”) kolesterol düşmeye eğilim gösterir.
  • İnsülin direnci ve kilo: Metabolizma yavaşlar ve kilo vermek zorlaşır. Yağlanma kalça ve bacaklardan göbek çevresine kayar.
  • Tiroid: Bu dönemde tiroid bezinde yavaşlama eğilimi artabilir. Yorgunluk ve kilo alımı olan kadınlarda tiroid fonksiyonlarının da kontrol edilmesi yararlıdır.

Kemik, Kas ve Eklemler

Östrojen, kemik yıkımını frenleyen hormonlardan biridir. Menopozla bu fren gevşer:

  • Kemik erimesi: Kemik yoğunluğu hızla azalabilir. Bu da osteopeni ve osteoporoz ile kırık riskini artırır.
  • Eklem ve kas ağrıları: Kolajenin zayıflaması ve eklem sıvısının azalması sabah tutukluğuna, bel, sırt ve diz ağrılarına yol açabilir. 

Cilt ve Saç

Kolajen ve hormon dengesindeki değişiklikler cilt ve saçta da kendini gösterir:

  • Cilt: Kolajen üretiminin azalmasıyla cilt kurur, incelir ve kırışıklıklar derinleşir.
  • Saç: Saç telleri incelir ve dökülme artabilir. Hormon dengesi erkeklik hormonları lehine kaydığı için çene ve dudak üstünde tüylenme artabilir.

Ürogenital Değişiklikler

Östrojen azaldıkça genital bölgede kuruluk ve hassasiyet görülebilir. İdrar yolunda da sık idrara çıkma, idrar kaçırma ya da tekrarlayan enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu yakınmalar için jinekoloğunuza danışmanız en doğrusudur.

Histamin ve Bağışıklık

Hormon dalgalanmaları bağışıklık sistemini ve histamin dengesini de etkileyebilir:

  • Histamin hassasiyeti: Östrojen, histamini yıkan enzimi baskılar ve histamin salgılayan hücreleri uyarır. Bu nedenle perimenopozdaki dalgalanmalar sırasında bazı kadınlarda yeni başlayan alerjiler, kaşıntı, kurdeşen ve besin reaksiyonları görülebilir. 
  • Otoimmün alevlenmeler: Hormonların bağışıklık sistemi üzerindeki dengeleyici etkisi değiştiği için Hashimoto tiroiditi ve romatoid artrit gibi hastalıkların yakınmaları artabilir.

Yakınmaları Artıran Etkenler

Menopoz her kadında aynı şekilde geçmez. Yakınmaların sıklığını ve şiddetini etkileyen bazı etkenler vardır. Bunların bir kısmı bizim elimizdedir, bir kısmı değildir.

Değiştirebileceklerimiz

  • Kilo ve metabolizma: Fazla kilo ya da tam tersi aşırı zayıflık ve kontrolsüz insülin direnci.
  • Hareketsizlik: Kuvvet ve kardiyo egzersizlerinin eksikliği.
  • Vitamin ve mineral eksiklikleri: Başta D vitamini, magnezyum ve B12 vitamini eksiklikleri.
  • Sigara: Yakınmaları artırır ve menopozu öne çekebilir.
  • Beslenme alışkanlıkları: Fazla kafein, rafine şeker ve alkol sıcak basmalarını tetikleyebilir. Yetersiz protein ve sağlıklı yağ (Omega-3) alımı da yakınmaları artırabilir.
  • Kronik stres: Stres hormonu kortizolün sürekli yüksek kalması hormon dengesini daha da bozabilir. 
  • Bozulan gün-gece ritmi: Gece vardiyası, düzensiz uyku saatleri, gece ışığa ve ekrana maruz kalmak uyku hormonu melatonini azaltabilir.
  • Yalnızlık: Sosyal destekten uzak kalmak da yakınmaları artırabilir.

Değiştiremediklerimiz

  • Geçmişte depresyon ya da kaygı: Yaşamın erken dönemlerinde depresyon veya kaygı bozukluğu yaşamış olmak.
  • Çocukluk çağı travmaları: Çocukluk çağı travmaları beynin stres sistemini kalıcı olarak hassaslaştırabildiği için menopoz geçişinin daha zorlu seyretmesine katkıda bulunabilir.
  • Üreme geçmişi: İlk adetin geç yaşta görülmesi ya da doğurganlığın erken sona ermesi.
  • Sağlık hizmetine erişim: Kaliteli sağlık hizmetine ve beslenmeye ulaşmanın kısıtlı olması.

Her kadının menopoz deneyimi; genetik yapısının, geçmişinin ve yaşam tarzının bir bileşimidir. Bu yüzden tedavi ve destek planı da kişiye özel olmalıdır.

Düzenli Tıbbi Kontroller

Menopozun yerleştiği 45–55 yaş aralığı, birçok kronik hastalığın riskinin arttığı yıllardır. Ama aynı zamanda önleyici sağlık yaklaşımlarının en çok işe yaradığı dönemdir. Bu yıllarda yapılacak düzenli kontroller, olası sorunları erkenden yakalamanın en iyi yollarından biridir.

Kalp ve Damar Kontrolleri

Menopozdan sonra kadınlarda kalp-damar hastalığı riski erkeklerinkine yaklaşır. Bu nedenle şu değerler yakından izlenmelidir:

  • Tansiyon: Tansiyonunuzu evde düzenli ölçün ve yılda bir hekim kontrolüyle doğrulatın.
  • Kolesterol: Total kolesterol, LDL, HDL ve trigliserid düzenli ölçülmelidir.
  • Kan şekeri: Açlık kan şekeri ve HbA1c, özellikle göbek çevresinde yağlanması artan kadınlarda önemlidir.
  • hs-CRP: Vücuttaki enflamasyonu gösteren ve kalp-damar riskini değerlendirmeye yardımcı olan bir testtir.
  • EKG ve kardiyoloji muayenesi: Yeni başlayan çarpıntı, göğüste sıkışma hissi ya da ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa EKG ve gerekirse ileri tetkikler istenir. Hormon tedavisi planlanıyorsa kalp-damar riskinin önceden değerlendirilmesi şarttır.

Kemik Kontrolleri

Kemik kaybı menopozdan sonraki ilk beş yılda en hızlı seyreder. Kemikleri korumak için şu kontroller önemlidir:

  • Kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA): Kalça ve bel kemiklerinden yapılan bu ölçüm, kemik erimesini erken dönemde yakalar.
  • D vitamini düzeyi: Kemik sağlığı, kalsiyum emilimi ve bağışıklık için önemlidir. Eksiklik varsa kişiye özel takviye planlanır.
  • Kalsiyum, fosfor ve parathormon: Kemik metabolizmasını değerlendirmek için birlikte bakılır.
  • Düşme riski: Kemik erimesi saptanan kadınlarda kas gücü ve denge de değerlendirilir; çünkü kırıkların çoğu düşmelerle olur.

Meme ve Rahim Kontrolleri

Hormona duyarlı organların kontrolleri jinekoloğunuzla birlikte planlanır. Bu dönemde iki noktayı özellikle hatırlatmak isterim:

  • Meme: Yıllık mamografi ve meme muayenesi aksatılmamalıdır.
  • Rahim: Menopozdan sonra olan her kanama ya da lekelenmede vakit kaybetmeden jinekoloğa başvurulmalıdır.

Hormon Tedavisi

Menopozal hormon tedavisi (MHT), uygun kadınlarda sıcak basması başta olmak üzere menopoz yakınmalarını gidermenin en etkili yoludur. Bu tedavide en önemli kavram “fırsat penceresi”dir. Tedavi için en uygun adaylar genellikle 60 yaşın altındaki ve menopozun ilk 10 yılı içindeki kadınlardır. Bu pencere kaçırıldığında tedavinin beyin üzerindeki olası koruyucu etkisi kaybolabilir, damar riskleri ise artabilir.

Tedaviye başlamadan önce pıhtılaşma öyküsü, karaciğer hastalığı, kalp-damar riski ve meme kanseri öyküsü kişiye özel değerlendirilir. Günümüzde östrojen cilt yoluyla, jel ya da bant olarak, mümkün olan en düşük etkili dozda kullanılır. Rahmi alınmamış kadınlarda rahim iç tabakasını korumak için tedaviye progesteron eklenmesi şarttır.

Hormon Tedavisi ve Beyin

Hormon tedavisinin beyne etkisi, son yıllarda en çok araştırılan konulardan biri. Bazı büyük çalışmalarda hormon tedavisi kullanan kadınların beyninde Alzheimer hastalığına özgü değişikliklerin daha az olduğu ve bu kadınlarda demans riskinin daha düşük olduğu görüldü. Cilt yoluyla kullanılan östrojenin belleğe olumlu katkısı da dikkat çekiyor. Ancak her çalışma aynı sonucu göstermiyor. Bu yüzden hormon tedavisine bugün yalnızca beyni korumak amacıyla başlanmıyor. Karar, yakınmalara ve kişinin risk profiline göre birlikte veriliyor.

Apoε4 Taşıyıcılarında Dikkat

Apoε4 geni, Alzheimer hastalığı için bilinen en güçlü genetik risk etkenidir. Bu geni taşıyan kadınlarda hormon tedavisinin beyne etkisi diğer kadınlardan farklı olabilir. Bazı çalışmalarda, taşıyıcılarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili değişikliklerin daha belirgin olduğu görüldü. Bu nedenle hormon tedavisi düşünen kadınlarda Apoε4 durumunun bilinmesi önemlidir.

Taşıyıcılarda yakınmalar hafif ya da orta düzeydeyse önce hormon dışı seçenekler ve yaşam tarzı değişiklikleri denenebilir. Tedavi gerekiyorsa en düşük etkili dozla, cilt yoluyla başlanması ve düzenli izlem önerilir. Karar verilirken ailede demans öyküsü, tansiyon, kan şekeri ve kilo gibi diğer risk etkenleri de birlikte değerlendirilir.

Hormon Kullanamayanlar İçin

Hormon tedavisi uygun olmayan ya da tercih etmeyen kadınlarda sıcak basmasını hafifletmek için düşük dozda bazı antidepresanlar, gabapentin ve klonidin gibi ilaçlar kullanılabilir. Son yıllarda doğrudan beyindeki ısı merkezine etki eden yeni ilaçlar da geliştirildi.

Bütüncül Destek

Hormon tedavisi alsanız da almasanız da beslenme, hareket, uyku ve stres yönetimi menopozu rahat geçirmenin temel taşlarıdır. Bu alışkanlıklar hem bugünkü yakınmaları hafifletir hem de ileriki yılların kalp, kemik ve beyin sağlığını korur.

Beslenme

Doğru beslenme, metabolizmanın yavaşlamasına ve göbek çevresi yağlanmasına karşı en güçlü araçlardan biridir:

  • Akdeniz tipi beslenme: Sebze, baklagil, zeytinyağı ve balık ağırlıklı, enflamasyonu azaltan bir beslenme benimseyin.
  • Protein: Kas ve kemikleri korumak için yeterli protein alın.
  • Rafine şeker: Rafine şekeri azaltarak insülin direncini kontrol altında tutun.
  • Gün-gece ritmi: Öğünlerinizi gün-gece ritminize uygun saatlerde yiyin ve gece geç saatte yemekten kaçının.

Kişinin kan değerleri ve vücut yapısı değerlendirilerek ona özel bir beslenme ve egzersiz planı da oluşturulabilir.

Hareket ve Stres Yönetimi

Düzenli hareket ve stresle baş etme becerisi, hormon dalgalanmalarının etkisini yumuşatır:

  • Egzersiz: Kuvvet egzersizleri kas ve kemikleri korur, kardiyo egzersizleri ise kalbi ve metabolizmayı destekler.
  • Stres yönetimi: Yoga, meditasyon ve yavaş nefes çalışmaları stres sistemini yatıştırarak hormon dalgalanmalarının sinir sistemi üzerindeki etkisini azaltır.

Uyku Düzeni

Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, yatak odasını serin ve karanlık tutmak ve akşam ekran ışığını azaltmak uyku kalitesini ve gün-gece ritmini destekler.

Destekleyici Takviyeler

Bazı takviyeler, kişinin ihtiyacına göre seçildiğinde yakınmaları hafifletmeye ve genel sağlığı korumaya yardımcı olabilir:

  • Bitkisel destekler: Kırmızı yonca ve karayılan otu (black cohosh) sıcak basmasının hafiflemesine katkıda bulunabilir.
  • Magnezyum: Uyku ve kas ağrıları için özellikle glisinat ve malat formları tercih edilebilir. 
  • B12 vitamini, koenzim Q10 ve Omega-3: Hücrelerin enerji üretimini ve sinir sistemini destekler.

Takviyelerin kullandığınız ilaçlara ve sağlık geçmişinize göre hekiminizle birlikte seçilmesi en doğrusudur.

Bağırsak Florası ve Estrobolom

Bağırsağımızda, östrojenin işlenip vücuttan atılmasında rol oynayan özel bir bakteri topluluğu bulunur; buna estrobolom denir. Bu dengenin bozulması menopoz yakınmalarının şiddetini ve uzun vadeli metabolik riskleri etkileyebilir. Lifli besinlerden zengin bir beslenme, fermente gıdalar ve uygun probiyotikler bu bakterileri destekler. Histamin hassasiyeti olan kadınlarda ise fermente gıdalar ve bazı probiyotikler yakınmaları artırabileceği için seçim dikkatli yapılmalıdır.

Östrojen Dominansı

Östrojen dominansı, östrojenin çok yüksek olmasından çok, onu dengeleyecek progesteronun yetersiz kalmasıdır. Perimenopozda yumurtlamasız döngüler sıklaştığı için bu tabloya sık rastlanır.

Belirtileri

Östrojen dominansı kendini şu belirtilerle gösterebilir:

  • şiddetli ve pıhtılı adet kanamaları,
  • basen ve göbek çevresinde dirençli yağlanma,
  • memelerde hassasiyet ve kistler,
  • var olan miyom ya da endometriozisin büyümesi.

Tedavide Farklı Yaklaşım

Bu durumdaki kadınlarda yaklaşım biraz farklıdır:

  • Önce denge: İlk adım östrojen eklemek değil, eksik progesteronu dengelemektir. Tabloya göre yalnızca doğal progesteron ya da progesteron ağırlıklı, iyi ayarlanmış bir tedavi tercih edilebilir.
  • Nedenleri ele almak: Tedavi başlasa bile vücutta östrojen yükünü artıran nedenler de ele alınmalıdır. Karaciğerin östrojeni işleyip atmasını destekleyen beslenme ve takviyeler bunun yollarından biridir. Kabızlığın giderilmesi de önemlidir; çünkü bağırsakta bekleyen östrojenin bir kısmı yeniden kana karışabilir.
  • Doz ve uygulama yolu: Hormon tedavisi gerekiyorsa en düşük etkili dozla, cilt yoluyla başlanır.

Östrojen dominansı hormon tedavisine engel değildir. Ancak tedavinin yakınmaların şiddetine, rahmin varlığına, genetik ve metabolik risk profiline göre kişiye özel ayarlanması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

• Menopoza girdiğimi nasıl anlarım?
Arka arkaya 12 ay hiç adet görmediyseniz menopoza girmiş sayılırsınız. Ondan önceki yıllarda adet düzensizliği, sıcak basması, uyku sorunları ve ruh hali değişiklikleri perimenopozun işaretleri olabilir.

• Hormon tedavisi herkese uygun mu?
Hayır. En uygun adaylar genellikle 60 yaşın altındaki ve menopozun ilk 10 yılındaki kadınlardır. Pıhtılaşma, meme kanseri ve kalp-damar öyküsü gibi durumlar kişiye özel değerlendirilmelidir.

• Menopoz Alzheimer hastalığı riskimi artırır mı?
Alzheimer hastalığı kadınlarda daha sık görülüyor ve menopozla azalan östrojen bu farka katkıda bulunan nedenlerden biri. Hormon tedavisinin beyni koruyup korumadığı ise hâlâ araştırılıyor. İlk sonuçlar umut verici, ancak Apoε4 geni taşıyan kadınlarda farklı sonuçlar görülebiliyor. Düzenli hareket, kaliteli uyku, sağlıklı beslenme, tansiyon ve kan şekeri kontrolü ise beyin sağlığını korumanın kanıtlanmış yollarıdır.

Referanslar

  • Genel Menopoz Yönetimi (NAMS Kılavuzu): The Menopause Society Advisory Panel. The 2023 nonhormone therapy position statement of The North American Menopause Society. Menopause. 2023 Jun 1;30(6):573-90.
  • Menopozal Evreleme (STRAW + 10 Kriterleri): Harlow SD, Gass M, Hall JE, et al. Executive summary of the Stages of Reproductive Aging Workshop + 10. J Clin Endocrinol Metab. 2012 Apr;97(4):1159-68.
  • WHIMS Çalışması ve Bilişsel Risk: Henderson VW, St John JA, Clark CM, et al. Postmenopausal Hormone Therapy and Cognitive Outcomes: the Women’s Health Initiative Memory Study (WHIMS). Front Neurol. 2015 Jul 30;6:163.
  • Bütünsel/İntegratif Tıp Yaklaşımları: Wojciechowska-Durczyńska K, Zygmunt A, Ciałkowska-Rysz A. Lifestyle Modifications in Menopause. Prz Menopauzalny. 2022 Dec;26(4):187-194.
  • Bruno J, Shaw JS, Hosseini SMH; for Alzheimer’s Disease Neuroimaging Initiative. Association Between Menopausal Hormone Therapy and Alzheimer Disease Neuropathology. Neurology. 2026;107(5):e218413.
  • Jauregi-Zinkunegi A, Gleason CE, Bendlin B, et al. Menopausal hormone therapy is associated with worse levels of Alzheimer’s disease biomarkers in APOE ε4-carrying women: An observational study. Alzheimers Dement. 2025;21(2):e14456.
  • Castro-Aldrete L, Einsiedler M, Novakova Martinkova J, et al. Alzheimer disease seen through the lens of sex and gender. Nat Rev Neurol. 2025;21(5):235-249.
  • Shadyab AH, Zhang B, LaCroix AZ, et al. Plasma Phosphorylated Tau 217 and Incident Mild Cognitive Impairment and Dementia in Older Women. JAMA Netw Open. 2026;9(3):e261295.
  • Mielke MM, Gaussoin SA, Casanova R, et al. Alzheimer’s blood-based biomarkers, incident dementia, and interactions with age, APOE status, and hormone therapy. Alzheimers Dement. 2026;22(7):e71704.
  • Puri TA, Gravelsins LL, Alexander MW, et al. Association Between Menopause Age and Estradiol-Based Hormone Therapy With Cognitive Performance in Cognitively Normal Women in the CLSA. Neurology. 2025;105(6):e213995.
Son Güncelleme: 18 Ekim 2026
Yazar Dr. Banu Taşcı Fresko

Dr. Banu Taşcı Fresko

Nöroloji Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Hekimi (IFMCP)