Sessiz Düşman Homosistein: Kalp Krizi, Alzheimer ve Parkinson Riskini Artıran Gizli Tehlike
Vücudumuzda sessizce yükselen ve çoğu zaman gözden kaçan bir tehlike olan homosistein, metiyonin metabolizmasından türeyen kükürtlü bir amino asittir ve yüksek seviyeleri (hiperhomosisteinemi) yalnızca kalp krizi ve damar sertliği gibi kardiyovasküler riskleri artırmakla kalmaz, aynı zamanda Alzheimer hastalığı, Parkinson hatalığı ve beyin sisi gibi nörodejeneratif hastalıkların da gizli tetikleyicisi olabilir; bu kritik dengeyi bozan en önemli faktörler ise çoğu zaman MTHFR gen mutasyonları ile metilasyon döngüsünün anahtarları olan B12, Folat (aktif folik asit) ve B6 gibi B vitaminleri eksiklikleridir, bu rehberde ise homosistein metabolizmasının karmaşık yolakları, eksikliklerin günlük yaşamda ortaya çıkardığı az bilinen şikayetler ve bu “gizli tehlike”ye karşı kullanılabilecek aktif vitamin formları ile tedavi stratejileri bilimsel veriler ışığında incelenmekte, ayrıca homosistein düzeyinin kaç olması gerektiği ve metilasyon desteğinin neden hayati olduğu sorularına yanıt verilmektedir.
Homosistein Dengesi: Azı Karar, Çoğu Zarar
Homosistein yüksekliği daha çok kardiyovasküler hastalıklar riskinde artışa neden olması ile ilişkilendirilse de, nörodejeneratif hastalıkların (Alzheimer hastalığı ve Parkinson hastalığı gibi hastalıkların) ve vasküler demansın oluşumu için de önemli bir risk faktörüdür.
Homosistein protein içerikli besinlerle alınan metyoninden vücutta sentezlenen kükürtlü bir amino asittir. Homosistein insan bedeninde metyoninden sentezlenebilir, metyonine geri dönüştürülebilir (remetilasyon yolağı) veya sisteine (transsülfürasyon yolağı) dönüştürülebilir, ayrıca homosistein tiolaktona sentezlenebilir.

Besinlerle alınan metyonin, ATP’den bir adenozin alarak S adenozil metyonine (SAM-e) katalize olur.
SAM-e bedendeki metilasyon reaksiyonlarında en önemli metil donörüdür; enzimatik reaksiyonlar sırasında bir metil vererek metilasyon reaksiyonlarının gerçekleşmesini sağlar. Bu reaksiyonlar; adrenalin (epinefrin) sentezi, DNA ve RNA metilasyonu ve tamiri (epigenetik değişiklikler) veya metil transferaz enzimlerini kullanan reaksiyonlardan birisi olabilir. Metil transferaz enzimleri SAMe’den metil alarak, kreatin sentezi, fosfolipid sentezi, östrojen metabolizması (COMT), histamin yıkılması (HNMT), adrenalin ve melatonin sentezi yapan enzimlerdir.
Metil grubunu verdikten sonra SAM-e, s-adenozil homosisteine (SAH) ve ardından homosisteine dönüşür. Homosistein, B12 vitamininin kofaktör olduğu bir reaksiyonda metiyonin sentetaz enzimi ve 5-MTHF (5-Metiltetrahidrofolat) yardımıyla yeniden metillendirilerek metiyonine çevrilir; bu reaksiyonda çinko da ek bir kofaktördür. Homosisteinin remetilasyonu için gerekli olan 5-MTHF ise, B2 vitamininin kofaktör olduğu bir reaksiyonlaMTHFR (Metiltetrahidrofolat redüktaz) enzimi tarafından tetrahidrofolattan sentezlenir.

B12 vitamini eksikliğinde 5-MTHF, THF’a (tetrahidrofolat) dönüştürülemez. Bu durum metil tuzaklanması (methyl trap) olarak isimlendirilir.
Homosisteine serin aminoasidi eklenmesi (kofaktör olarak B6 vitamini ile) ile sistein oluşur, bu sistein glutatyon sentezinde ve protein yapıtaşı olarak kullanılır. Sistein sentezlendikten sonra tekrar homosistein yapılamaz.
Homosistein ikinci bir yolla, betain (trimetilglisin, TMG) kullanarak da metyonine geri dönüştürülebilir, bu reaksiyon için de çinko gereklidir. Betain düzeyleri kilolu/ yağ dokusu yüksek kimselerde düşüktür.
Homosisteinden türeyebilen homosistein tiolakton, toksik bir metabolittir; hem tek başına hücresel yapılara zarar verir hem de LDL kolesterol molekülleriyle etkileşerek onların yapısal bütünlüğünü bozar ve böylece ateroskleroz gelişimini hızlandırır.
Homosistein tekrar metiyonine dönüştürülmezse, yeni SAM-e sentezi azalır; bu da hücrede SAM-e düzeylerinin düşmesine ve metil grubu açığının (hipometilasyon) gelişmesine yol açar.
Ortamdaki SAMe moleküllerinin azalması, birçok metilasyon problemine yol açar:
-
Kas yapımında kullanılan kreatin değerleri düşer
-
Hücre membranı ve sinirlerin kılıfında kullanılan fosfolipid sentezi duraklar
-
Östrojen hormonu yıkılmaz, düzeyleri artar ve östrojen dominansı ortaya çıkar
-
Histamin düzeyleri artar; histamin intoleransı gelişir.
-
Epinefrin düzeyleri düşmesi sonucu yorgunluk ve depresyona eğilim oluşur
-
Melatonin düzeylerinin düşmesine bağlı uykusuzluk ve oksidatif stres oluşur.

Homosistein düzeylerinin yükselmesinin en önemli nedenlerinden biri, metiyonin sentetaz enzimiyle birlikte çalışarak homosisteini metiyonine geri dönüştüren kilit bir enzim olan MTHFR (Metilentetrahidrofolat Redüktaz) genindeki mutasyonlardır (polimorfizmler).
Toplumda yaygın olarak görülen bu mutasyonlar (en sık C677T ve A1298C), enzimin verimini düşürür. Bu durum, metilasyon döngüsünü aksatarak homosisteinin düzeylerinin yükselmesine yol açar.
MTHFR mutasyonu olan hastalarda, homosistein yüksekliğini düşürmek için inaktif formdaki folik asit yerine, enzimin görevi olan dönüşümü tamamlamış olan aktif folat (5-MTHF) kullanılması esastır.
Sistatyonin beta sentaz (CBS), homosisteini glutatyonun yapı taşı olan sisteine dönüştüren transsülfürasyon yolunun anahtar enzimidir. Sistatyonin beta sentaz T833C mutasyonu olan hastaların (enzim işlevinin azalması nedeniyle homosistein birikir) beyin damar hastalıklarına bağlı inme geçirme riski yüksektir.
Homosisteinin sentez ve yeniden sentez döngüsü, özellikle yüksek düzeylerde, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimine yol açarak önemli bir oksidatif stres kaynağıdır. Ayrıca döngünün tıkanması, ana antioksidan olan glutatyon sentezini de azaltarak hücre hasarını artırır.
Homosistein ayrıca beyindeki D2 dopamin reseptörlerine tutunarak onları işlevsiz kılabilir. Bu dopaminerjik reseptörler, Parkinson hastalığında azalan dopaminerjik beyin hücreleri (nöronlar) üzerinde bulunurlar.
Homosistein değerlerinin 20 umol/L düzeylerinin üzerinde olması hiperhomosisteinemi olarak isimlendirilir.
İdeal homosistein düzeyi 7-7.5 umol/L’dur, ancak pek çok laboratuar 13 umol/L üzerini yüksek kabul etmektedir. 60 yaşın altındaki hastalarda 10 umol/L’nin üzerindeki rakamlar yüksek kabul edilmelidir.
Yüksek Homosistein Nedenleri
Önlenebilir Faktörler
Mikrobesin Eksiklikleri
-
Folat (folik asit, B9 vitamini) eksikliği: Homosistein'i metiyonine geri dönüştüren yolakta kullanılan metil folat'ın (5-MTHF) üretimi için gereklidir. Eksikliği, bu ana geri dönüşüm yolunu engeller.
-
B12 Vitamini eksikliği: Homosistein'in metiyonine dönüşmesini sağlayan metiyonin sentaz enziminin doğrudan kofaktörüdür. Eksikliği, homosistein döngüsünü bloke edip homossistein düzeylerinin yükselmeine neden olan "metil tuzağı"na yol açar.
-
B6 Vitamini eksikliği: Homosistein'in toksik olmayan sisteine (ve glutatyonun öncülüne) dönüştürülmesini sağlayan transsülfürasyon yolu için kritiktir. bu dönüşüm yolunu tıkayarak homosistein birikimine yol açar.
-
B2 Vitamini eksikliği: MTHFR enziminin düzgün çalışması için gereklidir. Eksikliği, aktif folat (5-MTHF) üretimini yavaşlatarak dolaylı yoldan homosistein birikimine neden olur.
-
Kolin ve betain eksikliği: Homosistein'i metiyonine geri dönüştüren alternatif yol olan betain'in (TMG (trimetilglisin)) sentezi/desteği için gereklidir. Eksikliği, yedek temizleme yolunu zayıflatır.
-
Çinko eksikliği: Homosisteini metiyonine geri dönüştüren hem metiyonin sentaz hem de betain kullanan BHMT (betain-homosistein metiltransferaz) enzimlerinin temel kofaktörüdür. Çinko eksikliği, her iki remetilasyon hattını da zayıflatarak homosisteinin temizlenmesini aksatır ve birikimine yol açar.
-
Magnezyum Eksikliği: Metilasyon döngüsünün ilk adımı olan SAM-e sentezi için gerekli enerjiyi destekler.
-
D Vitamini Eksikliği: Klasik bir enzimatik kofaktör olmasa da, homosisteini yıkan genlerin (özellikle CBS) ifadesini düzenler. Eksikliği hem genel enflamasyonu artırarak damar hasarını şiddetlendirir hem de dokularda homosisteinin temizlenmesini zorlaştırır.
-
Kükürt: Homosistein metabolizmasının transsülfürasyon yolu aracılığıyla temizlenmesi için kritik öneme sahiptir. Bu yolda homosisteinden elde edilen sistein amino asidi, hem kükürt içeren bir bileşiktir hem de vücudun en güçlü antioksidanı olan glutatyonun temel yapı taşıdır. Yeterli kükürt (sistein) alımı, glutatyon sentezini destekleyerek, homosistein kaynaklı oksidatif stresle mücadele yeteneğini artırmak için gereklidir.
Yaşam Tarzı ve Çevresel Faktörler
-
Aşırı metiyonin/protein alımı: Özellikle hayvansal proteinden yüksek metiyonin yükü.
-
Alkol tüketimi: Folat ve B12 metabolizmasını bozarak homosisteini yükseltir.
-
Tütün ve sigara kullanımı: Oksidatif stres ve endotel etkileriyle homosistein artışıyla ilişkilidir.
-
Yoğun stres: HPA aksı üzerinden metilasyon döngüsünü olumsuz etkileyebilir.
-
Uyku düzensizliği (uyku bozuklukları) ve bozulmuş sirkadiyen ritim: Metabolik/endojen ritim bozulmasıyla ilişkili artış.
-
Fiziksel aktivite eksikliği (sedanter yaşam): Düzenli egzersiz homosisteini düşürür; sedanter yaşam risk faktörüdür.
-
Yüksek kahve tüketimi: Özellikle MTHFR C677T polimorfizmi olanlarda belirgin etki; doz-bağımlıdır ve filtre edilmemiş kahve daha güçlü etki gösterebilir.
-
Düşük sebze-meyve tüketimi: Folat yetersizliği üzerinden homosisteini artırır.
-
Vejetaryen/vegan diyet: B12 alımı yetersizse homosistein yükselmesine katkıda bulunabilir.
-
İlaç Kullanımı
- Antiepileptikler (fenitoin, karbamazepin, valproat): Folat emilimini ve biyoyararlanımını azaltarak homosisteinin metiyonine geri dönüşümünü aksamasına neden olurlar.
- Metformin: Uzun süreli kullanımda B12 vitamini eksikliği yaparak dolaylı artışa neden olur.
- Proton pompa inhibitörleri (PPI): B12 vitamini ve magnezyum emilimini azaltırlar.
- Oral kontraseptifler: Özellikle östrojen-progesteron kombinasyonları folat/B12 metabolizmasını etkileyebilir.
- Nitroz oksit (N₂O): Metiyonin sentazı akut inhibe eder; anestezi/mesleki maruziyette geçici homosistein artışı yapabilir.
Çevresel Toksinler
-
Ağır metal maruziyeti (kurşun, kadmiyum): Metilasyon döngüsünü bozabilir.
-
Hava kirliliği ve pestisitler: Oksidatif stres üzerinden homosistein metabolizmasını olumsuz etkiler.
🔵 Düzeltilebilir Faktörler
-
Tıbbi Durumlar ve Kronik Hastalıklar
-
Hipotiroidi (enzim yavaşlaması nedeniyle)
-
Kronik böbrek yetmezliği
-
Otoimmün/enflamatuar hastalıklar (SLE, psoriasis)
-
Diabetes mellitus ve insülin direnci
-
Hiperkolesterolemi ve hipertansiyon
-
Gastrointestinal Malabsorpsiyon Durumları:
-
Atrofik Gastrit/Pernisiyöz Anemi
-
Çölyak Hastalığı
-
Non çölyak gluten hassasiyeti
-
SIBO
🔵 Önlenemez Faktörler
-
Genetik ve Enzimatik Nedenler
-
MTHFR mutasyonları (polimorfizmleri)
-
Homosistinüri (CBS enzim eksikliği)
-
Diğer nadir enzim defektleri (ör. metionin sentaz eksikliği)
-
Fizyolojik ve Yaşla İlgili Faktörler
-
Erkek cinsiyet ve ileri yaşta doğal olarak daha yüksek düzeyler
-
Menopoz sonrası östrojenin koruyucu etkisinin kaybolması
-
Yaşla folat/ B6/ B12 emilim bozuklukları
-
Azalmış böbrek temizleme kapasitesi
-
Azalmış sistatyoninaz aktivitesi
B6, B12 Vitamini ve Folat Neden Düşer?
1. Diyet Kaynaklı Nedenler
-
Yetersiz sebze/meyve tüketimi: Folat ve B6 alımını azaltır.
-
Yetersiz hayvansal besin tüketimi: B12 vitamini yalnızca hayvansal kaynaklarda bulunduğundan vegan/vejetaryen diyetlerde eksiklik sık görülür.
-
Aşırı alkol tüketimi: Folat ve B12 metabolizmasını bozar, emilimi azaltır.
-
Yüksek kahve tüketimi: Folat metabolizmasını olumsuz etkileyebilir.
2. Genetik Faktörler
-
MTHFR gen mutasyonları (ör. C677T, A1298C): Folatın aktif formu olan 5-MTHF üretimini azaltır.
-
Diğer nadir enzim defektleri: Metiyonin sentaz veya CBS enzimindeki bozukluklar folat/B12 metabolizmasını etkileyebilir.
3. Emilim Problemleri
-
Atrofik gastrit / Pernisiyöz anemi: Mide asidi ve intrinsic faktör eksikliği nedeniyle B12 emilimi bozulur.
-
Çölyak hastalığı: İnce bağırsak mukozasında hasar → folat ve B12 emilim bozukluğu.
-
Non-çölyak gluten hassasiyeti:( ) Kronik enflamasyon ve malabsorpsiyon yoluyla vitamin eksikliklerine katkıda bulunur.
-
SIBO (Small Intestinal Bacterial Overgrowth): Bakteriler B12’yi tüketir, folat metabolizmasını bozar.
-
Gastrointestinal cerrahi (ör. mide/bağırsak rezeksiyonu): Emilim yüzeyinin azalması vitamin eksikliklerine yol açar.
4. İlaç Kullanımı
-
Proton pompa inhibitörleri (PPI): Mide asidini azaltarak B12 emilimini bozar.
-
Metformin: Uzun süreli kullanımda B12 eksikliğine yol açar.
-
Antiepileptikler (fenitoin, karbamazepin, valproat): Folat metabolizmasını bozar.
-
Metotreksat: Folat antagonisti olarak doğrudan folat eksikliğine neden olur.
-
Oral kontraseptifler: Folat ve B12 metabolizmasını etkileyebilir.
5. Kronik Hastalıklar
-
Kronik enflamasyon: Vitamin metabolizmasını ve kullanımını bozar.
-
Ağır sistemik hastalıklar (ör. böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları): Vitamin depolarını ve metabolizmasını olumsuz etkiler.
-
Otoimmün hastalıklar (ör. SLE, Crohn hastalığı): Emilim ve metabolizma bozukluklarıyla eksikliklere yol açar.

Homosistein Yüksekliğinin Sonuçları
🔴 Kardiyovasküler ve Vasküler
-
Damar Hasarı ve Sertleşme:
-
Ateroskleroz ve aterosklerotik plak oluşumu riskinde artış.
-
Damar esnekliğinde azalma (sertleşme).
-
Damar çeperi endotel hücrelerinde harabiyet ve damar cidarı enflamasyonu (en sık kalp, beyin ve böbreklerde).
-
Damar duvarı kollajen, elastin ve proteoglikan hasarı.
-
Damar açıcı nitrojen monoksit (NO) sentezinde azalma.
-
Kalp ve Damar Hastalıkları:
-
Koroner arter hastalıkları, kalp krizi ve aort anevrizması riskinde artış.
-
Boyun atardamarlarında (karotis arterler) stenoz riskinde artış.
-
Aterosklerotik bacak damar hastalığı riskinde artış.
-
Pıhtılaşma:
-
Pıhtılaşmaya eğilim, venöz tromboz ve pulmoner emboli riskinde artış.
-
Diyabetik hastalarda ani kardiyak ölüm riskinde artış.
-
Penil damar cidarında harabiyet sonucu erektil disfonksiyon.
🔴 Nörolojik ve Bilişsel
-
Nörodejeneratif Hastalıklar ve Biliş:
-
Beta amiloid plak oluşumunda ve Alzheimer hastalığı riskinde artış.
-
Substantia nigrada dopaminerjik hücrelerin ölümü ve Parkinson hastalığı riskinde artış (özellikle B6 vitamini eksikliği ile birlikte).
-
Parkinson hastalığı ile ilişkili demans ve multipl skleroz ilişkili bilişsel kayıp riskinde artış.
-
Hipokampüslerde atrofi ve buna bağlı bilişsel yavaşlama.
-
Öğrenme, hafıza, konsantrasyon problemleri ve beyin sisi.
-
Hücresel Hasar ve Enflamasyon:
-
Beyinde oksidatif stres ve nöroenflamasyon.
-
Demans (vasküler demans dahil) riskinde artış.
-
Beyinde küçülme (atrofi).
-
Kan beyin bariyeri geçirgenliğinde artış.
-
Beyin uyarılabilirliğinde artış, eksitotoksisite (glutamata bağlı).
-
Diğer Nörolojik Durumlar:
-
Migren ağrı şiddeti ve sıklığında artış.
-
Epileptik hastada nöbet geçirme riskinde artış.
-
Depresyon gelişim riskinde artış ve psikoz riskinde artış.
🔴Oksidatif Stres
-
Hücre Hasarı ve Oksidatif Stres:
-
Hücre çeperi lipitlerinin oksidasyonu sonucu hücre hasarı.
-
Proenflamatuar sitokin gen ekspresyonu ve salınımı sonucu enflamasyonda artış.
-
Mitokondri şişmesi/harabiyeti, mitokondri içi kalsiyum düzeylerinde artış.
-
Glutatyon ve süperoksit dismutaz enzimlerinde fonksiyon kaybı; A, C, E vitaminleri düzeylerinde azalma.
-
Endoplazmik retikulum stresi.
Organ ve Sistem Etkileri
-
İnsülin direnci.
-
Erken menopoz.
-
Bağırsak mukozası enflamasyon artışı.
-
Mikroalbüminüri ve kronik böbrek yetersizliği riskinde artış.
-
Kemik erimesi ve kırık riskinde artış.
-
Gebelik Komplikasyonları: Erken dönem spontane düşük, preeklampsi, plasenta gelişim anomalisi/ayrılması, nöral tüp defektleri, intrauterin gelişme geriliği.
-
Duyusal Organlar:
-
Ani işitme kaybı (koklear iskemi).
-
Maküler dejenerasyon.
🩺 Homosistein Yüksekliği Tedavisi
1. Metilasyon Destekleri (Takviye ve Vitaminler)
-
Aktif B12 (Metilkobalamin / Adenosilkobalamin): Metiyonin sentaz enziminin kofaktörü; “metil tuzağı”nı önler.
-
Aktif Folat (5-MTHF / Metil Folat): Homosisteinin metiyonine dönüşümünde kritik rol oynar.
-
Aktif B6 (P-5-P): Transsülfürasyon yolunda homosisteinin sisteine dönüşümünü sağlar.
-
B2 (Riboflavin): MTHFR enziminin çalışması için gerekli.
-
Kolin ve Betain (TMG): Alternatif remetilasyon yolunu destekler.
-
Çinko: Metiyonin sentaz aktivitesi için kofaktör.
-
Magnezyum: SAMe sentezi için enerji desteği sağlar.
-
Biyotin (B7): Folat metabolizmasıyla dolaylı ilişkili.
-
Kükürt (sistein kaynakları): Glutatyon sentezini destekler, oksidatif stresi azaltır.
-
Omega-3 yağ asitleri (EPA/DHA): Homosistein düzeylerini dolaylı olarak düşürür, damar sağlığını destekler.
-
Antioksidanlar (C vitamini, E vitamini, NAC, glutatyon, koenzim Q10): Homosistein kaynaklı oksidatif stresi azaltır.
-
D vitamini optimizasyonu: Enflamasyonu azaltarak vasküler hasarı sınırlayabilir.
-
N-asetil sistein (NAC): Homosistein düzeylerini düşürmeye yardımcı olur, ayrıca bozulmuş endotel sağlığını destekler.
-
Takviye kullanımı notları:
-
Metil folat ve metil B12 birlikte kullanılmalıdır.
-
B12 takviyesi folatsız, folat takviyesi B12’siz alınmamalıdır.
-
Mümkünse aktif formda B6 vitamini (P-5-P) desteği eklenmelidir.
-
Tetkikler sürerken homosistein düzeylerini düşürmek için metilasyon destekli kombine takviyeler kullanılabilir.
2. Beslenme Düzenlemeleri
-
Aşırı metiyonin/protein alımından kaçınmak (özellikle yoğun kırmızı et ve süt ürünleri).
-
Bitkisel besinleri artırmak (sebze, meyve, baklagiller → folat ve B6/B12 desteği).
-
Yeterli kolin alımı sağlamak (yumurta, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler).
-
Alkol tüketiminden kaçınmak (folat ve B12 metabolizmasını bozar).
-
Kahve tüketimini sınırlamak (özellikle MTHFR C677T mutasyonu olanlarda).
3. Yaşam Tarzı Düzenlemeleri
-
Sigara içmemek.
-
Tütün ve alkol kullanmamak.
-
Düzenli egzersiz yapmak, özellikle yürüyüş önerilir.
-
Stres yönetimi ve uyku düzeni sağlamak.
-
Her gün en az 2 litre su içmek.
4. Kardiyovasküler Risk Faktörlerinin Kontrolü
-
Kolesterol düzeylerini kontrol altında tutmak.
-
Fazla kırmızı et ve hayvani yağ tüketmemek.
-
Tansiyon ve kan şekeri düzeylerini düzenli takip etmek.
-
Varsa hipotiroidi tedavisini almak.
-
Tiroid fonksiyon testlerini düzenli yaptırmak.
📌 Kombine takviye ile homosistein düzeyleri düşer, baş ağrısı gibi yakınmalar azalır, kardiyovasküler risk %30 civarında azalır; ancak homosistein normal seviyelere inse bile risk tamamen sıfırlanmaz; damar hasarı bir kere başladıktan sonra homosisteini düşürmek, hasarı geri döndürmekte yetersiz kalabilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi kritik önemdedir.
📌Aile öyküsü veya kişisel risk: Kardiyovasküler hastalık, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, beyin damar hastalıkları ve/veya migren varsa homosistein düzeyleri ile birlikte B12 ve folik asit düzeylerinizi kontrol ettirin. B6 vitamini düzeyleri de bakılabilir.
📌Genetik inceleme: Homosistein düzeyiniz 13–15 µmol/L üzerindeyse MTHFR gen mutasyonu (C677T ve A2756G) analizi yaptırın.
📌Emilim bozukluğu araştırması: B12 ve/veya folat düzeyiniz düşükse ve tabloya demir eksikliği eşlik ediyorsa gastroenteroloji uzmanına muayene olun. Gerekirse gastroskopi ve kolonoskopi yaptırın. Çölyak hastalığı için antikor düzeylerinize ve HLA DQ2/DQ8 genlerini taşıyıp taşımadığınıza baktırın.
📌Tedavi sırasında 6 aylık aralıklarla düzenli laboratuar takibi önemlidir: Homosistein ile birlikte folat, B12, B6, çinko, magnezyum düzeyleri izlenmelidir.
Referanslar
- Tinelli C, Di Pino A, Ficulle E, Marcelli S, Feligioni M. Hyperhomocysteinemia as a Risk Factor and Potential Nutraceutical Target for Certain Pathologies. Front Nutr. 2019;6:49. Published 2019 Apr 24. doi:10.3389/fnut.2019.00049
- Kumar A, Palfrey HA, Pathak R, Kadowitz PJ, Gettys TW, Murthy SN. The metabolism and significance of homocysteine in nutrition and health. Nutr Metab (Lond). 2017 Dec 22;14:78. doi: 10.1186/s12986-017-0233-z. PMID: 29299040; PMCID: PMC5741875.
- Stanger O, Fowler B, Piertzik K, Huemer M, Haschke-Becher E, Semmler A, Lorenzl S, Linnebank M. Homocysteine, folate and vitamin B12 in neuropsychiatric diseases: review and treatment recommendations. Expert Rev Neurother. 2009 Sep;9(9):1393-412. doi: 10.1586/ern.09.75. PMID: 19769453.
- Lionaki E, Ploumi C, Tavernarakis N. One-Carbon Metabolism: Pulling the Strings behind Aging and Neurodegeneration. Cells. 2022 Jan 9;11(2):214. doi: 10.3390/cells11020214. PMID: 35053330; PMCID: PMC8773781.
- Ducker GS, Rabinowitz JD. One-Carbon Metabolism in Health and Disease. Cell Metab. 2017 Jan 10;25(1):27-42. doi: 10.1016/j.cmet.2016.08.009. Epub 2016 Sep 15. PMID: 27641100; PMCID: PMC5353360.
