Skip to main content

Nörolojik Hastalıklarda Yorgunluk: MS, Parkinson Hastalığı, İnme ve Migren

Nörolojik Hastalıklarda Yorgunluk: MS, Parkinson Hastalığı, İnme ve Migren

Multipl skleroz (MS), Parkinson hastalığı, inme ve migrenle yaşayan pek çok kişi, en çok zorlandıkları belirtinin yorgunluk olduğunu söyler. Bu yorgunluk sıradan bir bitkinlikten farklıdır; beynin enerji ve çaba dengesindeki değişikliklerden kaynaklanır, dinlenmekle tam geçmez ve günlük hayatı derinden etkiler. Bu yazıda nörolojik hastalıklarda yorgunluğun nasıl ortaya çıktığını, her hastalıkta nasıl farklılaştığını ve hafifletmek için neler yapılabileceğini anlattım.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Yazıda geçen ilaç ve takviyelere doktorunuza danışmadan başlamayın, kullandığınız ilaçları kendi başınıza bırakmayın.

Kimsenin Görmediği Yük 

Pek çok hasta için en zor an, bacakların tutmadığı ya da elin titrediği an değil, sabah gözünü açar açmaz kendini tükenmiş hissettiği andır. Nörolojik hastalıklar denince akla genellikle güçsüzlük, titreme, denge sorunu ya da baş ağrısı gelir. Oysa birçok hastalık için en çok iş göremezliğe yol açan belirti yorgunluktur. MS hastalarının yaklaşık %40'ı yorgunluğu en ağır belirtisi olarak tanımlar; bu oran kas sertliği ve güçsüzlükten bile yüksektir. Parkinson hastalığında da hastaların yaklaşık üçte biri yorgunluğu en çok zorlandıkları belirti olarak görür. 

Yorgunluk dışarıdan görünmez. Bu yüzden çevre tarafından çoğu zaman “tembellik”, “isteksizlik” ya da “psikolojik” diye yorumlanır. Hastalar da kendilerini anlatmakta zorlanır. Oysa nörolojik hastalıklarda yorgunluk, hastalığın kendisine ait gerçek ve biyolojik bir belirtidir. 

Hissedilen Yorgunluk ve Ölçülen Yorgunluk

Bilim insanları yorgunluğun iki ayrı yüzü olduğunu vurgular:

  • Hissedilen yorgunluk: Kişinin kendini bitkin, enerjisiz hissetmesi; en basit işin bile büyük çaba gerektirmesi.
  • Ölçülebilir yorgunluk (yorulabilirlik): Bir işi sürdürürken performansın gözle görülür biçimde düşmesi. Örneğin yürüdükçe adımların kısalması, yazdıkça el yazısının bozulması ya da uzun süre odaklanınca hataların artması.

Bu iki yüz her zaman birlikte gitmez. Bazı hastalar çok yorgun hissettiği halde testlerde performansları normal çıkar; bazılarında ise performans düşer ama kişi bunu fark etmez. Bu ayrım, “testlerim normal ama ben çok yorgunum” diyen hastaların neden haklı olduğunu da açıklar.

Yorgunluk, Uykululuk ve İsteksizlik

Yorgunluk; uykululuk, depresyon ve isteksizlikle (apati) sık karışır. Bu belirtiler birbirini etkileyebilir, ama ayrı durumlardır:

  • Uykululuk: Uyuyakalma eğilimidir. Yorgun kişi ise uyumak istemeden de bitkin hissedebilir ve uyumak ona iyi gelmeyebilir.
  • Depresyon: Depresyon tedavisiyle ruh hali düzeldiği halde yorgunluk sıklıkla devam eder.
  • İsteksizlik: İsteksiz kişi bir şeyi yapmak istemez; yorgun kişi ise ister ama enerjisi yetmez.

Bu ayrımı yapmak önemlidir, çünkü her birinin tedavisi farklıdır.

Beyin Neden Yorulur?

Nörolojik hastalıklarda yorgunluk tek bir nedene bağlı değildir. Hastalığın kendisinden kaynaklanan etkiler ile uyku, ağrı ve ilaçlar gibi eşlik eden durumlar iç içe geçer. Ayrıntılı mekanizmaları kronik yorgunlukta sinir sisteminin rolünü anlattığım yazımda bulabilirsiniz. 

Çaba ve Ödül Dengesi

Beynimiz sürekli bir hesap yapar: Bu iş için harcayacağım enerji, karşılığında alacağım ödüle değer mi? Bu hesapta beynin derin bölgelerindeki bazal gangliyonlar, talamus ve alın bölgemizdeki ön beyin (prefrontal korteks) birlikte çalışır. Bu ağı birbirine bağlayan en önemli haberci dopamindir.

Bu ağ hastalık nedeniyle hasar gördüğünde, aynı iş beyne olduğundan çok daha “pahalı” görünür. Kişi bir işi yapabilecek güçtedir ama o işi yapmak için hissettiği çaba orantısız biçimde artar. MS’te beyaz cevherdeki hasar, Parkinson hastalığında dopamin kaybı, inmede ise hasarın yeri bu dengeyi bozabilir.

Beynin Fazla Mesaisi

Hasar görmüş bir beyin, aynı işi yapabilmek için yedek bölgeleri devreye sokar. Beyin görüntüleme çalışmaları, MS ve inme sonrasında basit bir işi yaparken bile normalden çok daha geniş beyin alanlarının çalıştığını gösteriyor. Sağlıklı kişilerde yapılan bir çalışmada da uzun süreli zihinsel çaba sırasında beynin ön bölgesinin bir süre “yardıma koştuğu”, ama bu destek tükendiğinde performansın hızla düştüğü görüldü.

Bu fazla mesai bir süre işe yarar, ama enerji deposunu hızla boşaltır. Nörolojik hastalığı olan kişilerin günün ilerleyen saatlerinde belirgin biçimde yorulmasının bir nedeni de budur.

Beyindeki Sessiz Enflamasyon

Enflamasyon sırasında salgılanan sitokin adlı moleküller (özellikle IL-6 ve TNF-alfa) beyne “yavaşla, dinlen” mesajı gönderir. Grip olduğumuzda yataktan çıkmak istememizin nedeni budur. Bu mesaj kısa süreli enfeksiyonlarda koruyucudur; ancak MS gibi bağışıklık kökenli hastalıklarda, inme sonrasında ve Parkinson hastalığında süregen hale gelebilir. Parkinson hastalığında ve inme sonrasında kandaki iltihap göstergeleri yüksek olan kişilerde yorgunluğun daha ağır olduğu bildirilmiştir.

Beyin Hücrelerinin Enerji Ekonomisi

İsveçli araştırmacılar Johansson ve Rönnbäck, beyin hasarı ya da hastalığı sonrasında görülen bu yorgunluk tablosuna “Beyin Yorgunluğu Sendromu” adını öneriyor. Bu tabloda kişi:

  • Zihinsel bir işten sonra enerjisini olağandışı hızla tüketir,
  • Toparlanmak için harcadığı çabayla orantısız uzun bir dinlenmeye ihtiyaç duyar,
  • Gürültüye, ışığa ve kalabalığa karşı hassaslaşır,
  • Duygusal olarak daha kırılgan, ağlamaya ya da sinirlenmeye yatkın olur,
  • Sabah daha iyi, öğleden sonra ve akşam daha kötü hisseder.

Araştırmacılara göre bu tablonun altında, sinir hücrelerini besleyen ve aralarındaki iletişimi düzenleyen astrosit adlı destek hücrelerinin enflamasyon nedeniyle görevlerini yapamaması yatıyor olabilir. Bu durumda beyin hem daha az enerji alır hem de gereksiz sinyallerle daha fazla enerji harcar. Bu tablo yalnızca inme ve beyin travmasında değil, MS’te, Parkinson hastalığında, tükenmişlikte ve tiroid hastalıklarında da benzer biçimde görülebiliyor.

Aynı Yorgunluk, Farklı Nedenler

Yeni bir görüş, aynı yorgunluk puanına sahip iki kişinin beyninde farklı süreçlerin çalışıyor olabileceğini öne sürüyor. Bir kişide yorgunluğa daha çok dopamin eksikliği, bir başkasında ön beyin bölgesindeki enerji yetersizliği, bir üçüncüsünde iltihap neden olabilir. Bu nedenle bir kişiye çok iyi gelen bir yaklaşım, bir başkasına aynı ölçüde fayda sağlamayabilir. Yorgunluğun tedavisi bu yüzden kişiye özel planlanmalıdır.

MS’te Yorgunluk

MS’te yorgunluk en sık görülen belirtilerden biridir; hastaların %50 ile %80'i yorgunluk yaşar. Yorgunluk çoğu zaman hastalığın ilk belirtilerinden biridir ve tanıdan yıllar önce başlayabilir.

MS Yorgunluğunun Özellikleri

  • Günün saatine bağlı artış: Yorgunluk sabah daha hafiftir, gün ilerledikçe artar ve akşam en yüksek seviyeye ulaşır.
  • Sıcakla belirgin kötüleşme: Sıcak hava, sıcak duş, ateş ya da yoğun egzersiz sinir iletimini geçici olarak yavaşlatır; yorgunluk ve diğer belirtiler artar. Serinleyince düzelir.
  • Hem bedensel hem zihinsel: Kas gücü azalması kadar odaklanma güçlüğü ve zihinsel bulanıklık da görülür.

Çalışmalar MS’te yorgunluğun beyaz ve gri cevher kaybıyla, talamus ve bazal gangliyonlardaki değişikliklerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Uyku bozuklukları, depresyon, kaygı ve stres de yorgunluğu belirgin biçimde artırıyor. Bir çalışmada MS hastalarındaki yorgunluğun üçte birinden fazlasının depresyon, kaygı ve stresle açıklanabildiği görüldü. Bu, yorgunluğun “psikolojik” olduğu anlamına gelmez; aynı beyin ağlarının hem duygu durumunu hem de enerjiyi yönettiğini gösterir.

MS’e benzer diğer bağışıklık kökenli sinir sistemi hastalıklarında da yorgunluk çok sık görülür. Bu hastalarda gece oksijen düşüklüğü ve uyku bozukluklarının da yorgunluğa katkıda bulunduğu bildirilmiştir.

Parkinson Hastalığında Yorgunluk

Yorgunluk, Parkinson hastalığının en sık görülen motor dışı belirtilerinden biridir ve hastaların yaklaşık yarısını etkiler. Hastalar bunu “normal yorgunluktan hem nitelik hem miktar olarak farklı, ezici bir bitkinlik” diye tanımlar.

Parkinson Yorgunluğunun Özellikleri

  • Erken başlangıç: Yorgunluk titreme ve yavaşlama gibi hareket belirtilerinden yıllar önce ortaya çıkabilir.
  • İlaç saatleriyle dalgalanma: Levodopa kullanan hastalarda yorgunluk, ilacın etkisinin azaldığı “off” dönemlerinde belirgin biçimde artabilir. Bu durumda ilaç saatlerinin ve dozunun hekimle birlikte düzenlenmesi yorgunluğu hafifletebilir.
  • Eşlik eden belirtiler: Uyku bozuklukları (özellikle rüyaları canlandırma), huzursuz bacaklar sendromu, kaygı, depresyon, isteksizlik ve dikkat güçlüğü yorgunluğu artırır.
  • Otonom sinir sistemi tutulumu: Kalbin sinirsel düzenlemesindeki değişiklikler eforla uyum sağlamayı zorlaştırabilir. Ayağa kalkınca tansiyon düşmesi de yorgunluğu artıran etkenlerden biridir.

Parkinson hastalığında yorgunluk yalnızca dopaminle açıklanamıyor. Serotonin, noradrenalin ve glutamat sistemlerindeki değişiklikler, beyindeki iltihap ve hücrelerin enerji santrali mitokondrilerdeki sorunlar da tabloya katkıda bulunuyor.

İnme Sonrası Yorgunluk

İnme geçiren kişilerin yaklaşık yarısı yorgunluk yaşar. İnme sonrası yorgunluk, iyileşmenin önündeki en önemli engellerden biridir; fizik tedaviye katılımı zorlaştırır, işe dönüşü geciktirir ve yaşam kalitesini düşürür.

İnme Sonrası Yorgunluğun Özellikleri

  • Hafif inmeden sonra da görülür: Felç gibi kalıcı bir iz bırakmayan küçük inmelerden ve geçici beyin kan dolaşımı bozukluklarından sonra bile yorgunluk sık görülür.
  • Zaman içinde dalgalanır: Yorgunluk inmeden hemen sonra ve aylar sonra tekrar artabilir; bazı kişilerde ilk aylarda azalıp altıncı aydan sonra yeniden belirginleşir.
  • Hasarın yeri önemlidir: Özellikle bazal gangliyonları ve beyin sapını etkileyen inmelerden sonra yorgunluk daha sık görülür.
  • Daha önceki yorgunluk etkilidir: İnmeden önce de yorgunluk yaşayan kişilerde inme sonrası yorgunluk daha sık görülür.

İnme sonrası yorgunluk depresyonla sık karışır, ama ayrı bir belirtidir. Depresyonu olmayan pek çok kişi de yorgunluk yaşar ve depresyon ilaçları ruh halini düzeltse de yorgunluğu her zaman gidermez. Ağrı, uyku bozuklukları ve kaygı ise yorgunluğu belirgin biçimde artırır.

Migrende Yorgunluk

Migren genellikle baş ağrısıyla tanınır, ama migren bir beyin hastalığıdır ve belirtileri ağrıdan çok daha fazlasını kapsar. Yorgunluk bunların başında gelir: Yaklaşık 2.400 migren hastasının incelendiği bir çalışmada hastaların %57'sinde belirgin yorgunluk saptandı.

Migren Yorgunluğunun Özellikleri

  • Ataklardan önce ve sonra: Yorgunluk atak başlamadan önceki dönemde ve atak geçtikten sonra günlerce sürebilir.
  • Işığa ve sese hassasiyet: Yorgunluğu olan migren hastalarında ışık ve ses hassasiyeti daha belirgindir.
  • Zihinsel belirtiler: Yorgun migren hastalarında odaklanma güçlüğü ve unutkanlık üç kat daha sık görülür.

Aynı çalışmada atak sıklığı arttıkça yorgunluğun da arttığı, ancak bu ilişkinin büyük ölçüde uyku kalitesi ile kaygı ve depresyon üzerinden kurulduğu görüldü. Bu iyi bir haber; çünkü uykuyu düzeltmek ve duygu durumunu desteklemek migren hastalarında yorgunluğu hafifletmenin en etkili yollarından biri olabilir. Migren önleyici yeni tedavilerin atak sıklığıyla birlikte yorgunluğu, uykuyu ve duygu durumunu da iyileştirebildiğine dair veriler de umut veriyor.

Yorgunluğu Artıran Diğer Etkenler

Nörolojik hastalıklarda yorgunluk yalnızca hastalığın kendisinden kaynaklanmaz. Eşlik eden ve çoğu zaman düzeltilebilen etkenler yorgunluğu belirgin biçimde artırır. Bu etkenleri bulup tedavi etmek, yorgunluğu hafifletmenin ilk adımıdır.

Uyku Sorunları

Uykuya dalamama, gece uyanma ve yorgun uyanma nörolojik hastalıklarda çok sık görülür. Uyku apnesi, huzursuz bacaklar ve gece idrara çıkma uykuyu bölerek gündüz yorgunluğunu artırır.

İlaçlar

Nöbet ilaçları, kas gevşeticiler, bazı ağrı kesiciler, uyku ilaçları ve bazı Parkinson ilaçları yorgunluğa katkıda bulunabilir. Bu ilaçları kendi başınıza bırakmamak, ancak doktorunuzla “bu ilaç yorgunluğumu artırıyor olabilir mi?” diye konuşmak önemlidir.

Vitamin ve Mineral Eksiklikleri

Demir eksikliği, B12 vitamini ve D vitamini eksikliği, magnezyum yetersizliği nörolojik hastalıklarda sık görülür ve yorgunluğu artırır. Bu eksikliklerin hangi tahlillerle saptandığını vitamin, mineral eksiklikleri ve anemi yazımda ayrıntılı olarak anlattım.

Hareketsizlik ve Kas Kaybı

Hastalık nedeniyle azalan hareket, kasların zayıflamasına ve kondisyon kaybına yol açar; bu da aynı işin daha fazla enerji gerektirmesine neden olur. Hareketsizliğin kaslara etkisini oturdukça neden yorulduğumuzu anlattığım yazıda, kas kaybını ise sarkopeni bölümünde bulabilirsiniz.

Ağrı ve Duygu Durumu

Süregen ağrı, depresyon ve kaygı aynı beyin ağlarını kullandığı için yorgunlukla iç içe geçer. Bunları tedavi etmek yorgunluğu doğrudan hafifletmeyebilir, ama yükü belirgin biçimde azaltır.

Yorgunluğu Değerlendirmek

Yorgunluğun ölçülmesi, tedavinin planlanması ve takibi için önemlidir. Henüz yorgunluğu doğrudan gösteren bir kan tahlili ya da görüntüleme yöntemi yok; bu nedenle değerlendirme büyük ölçüde hastanın anlattıklarına dayanır.

Muayenede en sık kullanılan araçlar, Yorgunluk Şiddet Ölçeği (FSS) ve Zihinsel Yorgunluk Ölçeği gibi kısa anketlerdir. Bunlara ek olarak birkaç hafta tutulacak bir yorgunluk günlüğü çok değerlidir: Hangi saatlerde, hangi işlerden sonra, ne kadar süreyle yorgun hissettiğinizi not etmek, hem sizin hem de doktorunuzun örüntüyü görmesini sağlar.

Yorgunlukla Baş Etmek

Nörolojik hastalıklarda yorgunluğun tedavisi tek bir ilaca ya da yönteme dayanmaz. En iyi sonuç, eşlik eden etkenlerin tedavisi, enerji yönetimi, hareket, beyni destekleyen yaşam düzenlemeleri ve gerektiğinde ilaçların bir arada kullanılmasıyla alınır.

Önce Düzeltilebilir Nedenler

Uyku sorunlarının, vitamin ve mineral eksikliklerinin, ağrının, depresyon ve kaygının tedavi edilmesi ve ilaçların gözden geçirilmesi ilk adımdır. Yorgunluğun ardındaki diğer hastalıkların nasıl araştırıldığını sürekli yorgunlukta ipuçları ve tahlilleri anlattığım yazıda bulabilirsiniz.

Enerji Yönetimi

Enerjinizi bir banka hesabı gibi düşünmek, nörolojik hastalıklarda yorgunlukla baş etmenin temel yollarından biridir. Yapabileceğinizi düşündüğünüz işin yaklaşık %60'ında durmak, işleri gün içine yaymak ve aktivitelerin arasına kısa dinlenme molaları koymak, iyi günlerin kötü günlere dönüşmesini önlemeye yardımcı olur. Bu yaklaşımı adım adım pacing yazımda anlattım.

Zihinsel enerjiyi korumak da en az bedensel enerji kadar önemlidir: Gürültülü ve kalabalık ortamlarda geçirilen süreyi sınırlamak, zor zihinsel işleri sabah saatlerine almak ve ekran başında sık mola vermek yorgunluğu azaltabilir.

Hareketin Doğru Dozu

Düzenli ve kişiye uygun egzersiz, nörolojik hastalıklarda yorgunluğu hafifletmenin en etkili yollarından biri olarak kabul edilir. Parkinson hastalığında aerobik egzersizin ve koşu bandı yürüyüşünün yorgunluğu azalttığı gösterilmiştir. MS’te de düzenli hareketin yorgunluğa iyi geldiği bilinir. İnme sonrasında bilişsel terapiyle birlikte kademeli olarak artırılan aktivite programları yorgunluğu belirgin biçimde azaltmıştır.

Burada önemli bir ayrım var: Küçük bir eforun bile günlerce süren bir çöküşe yol açtığı efor sonrası kötüleşme varsa, egzersiz çok dikkatli ve kişiye göre ayarlanmalıdır. Bu durumda önce enerji yönetimiyle zemin hazırlanır, hareket ancak kişi dengelendikten sonra çok yavaş artırılır.

MS’te egzersiz sırasında serin ortam seçmek, soğuk içecekler tüketmek ve gerekirse soğutucu yelekler kullanmak, sıcakla artan yorgunluğu önlemeye yardımcı olur.

Beyni Sakinleştiren Uygulamalar

Farkındalık (mindfulness) temelli programlar, yorgunluğu olan hastalarda umut verici sonuçlar veriyor. Bu konudaki çalışmaların bir araya getirildiği bir değerlendirmede, farkındalık uygulamalarının özellikle MS ve kanser hastalarında yorgunluğu belirgin biçimde azalttığı görüldü. İnme ve beyin travması sonrasında da sekiz haftalık bir farkındalık programı zihinsel yorgunluğu azalttı.

Restoratif yoga, uzun nefes verme egzersizleri ve vagus sinirini destekleyen uygulamalar da sinir sistemini sakinleştirerek enerjinin korunmasına katkıda bulunabilir. Bilişsel davranışçı terapi de yorgunlukla baş etmede etkili yöntemlerden biridir.

İlaçlar ve Takviyeler

Yorgunluğun tedavisinde bazı ilaçların bazı hastalarda fayda sağlayabildiği görülmüştür. Örneğin uyanıklığı destekleyen modafinilin inme sonrası yorgunlukta, rasajilinin Parkinson hastalığında, amantadinin ise MS’te yorgunluğu hafifletebildiği bildirilmiştir. Hangi ilacın uygun olduğu hastalığa, yorgunluğun özelliklerine ve kişinin diğer ilaçlarına göre hekimle birlikte belirlenir.

D vitamini eksikliği olan inme hastalarında D vitamini takviyesinin yorgunluğu hafiflettiği gösterilmiştir. Eksikliği saptanan vitamin ve minerallerin yerine konması, yorgunluğun tedavisinin önemli bir parçasıdır. D vitamini yazımda eksikliğin nasıl saptandığını ve tamamlandığını anlattım.

Beyni hafif elektrik akımıyla uyaran yöntemler (transkraniyal doğru akım uyarımı) inme ve MS sonrası yorgunlukta umut verici ilk sonuçlar veriyor; bu konudaki çalışmalar sürüyor.

Sıkça Sorulan Sorular

• Yorgunluğum hastalığımın kötüleştiğini mi gösteriyor?

Her zaman değil. Yorgunluk; uyku, stres, sıcak hava, enfeksiyon ya da ilaç değişikliği gibi pek çok nedenle dönem dönem artabilir. Ancak yorgunluğunuz kısa sürede belirgin biçimde arttıysa ya da yeni belirtiler eşlik ediyorsa doktorunuza başvurmanız önemlidir.

• Dinlenince neden geçmiyor?

Nörolojik hastalıklarda yorgunluk, beynin enerji ve çaba dengesindeki değişikliklerden kaynaklanır. Bu nedenle uzun süre dinlenmek tek başına yeterli olmaz; hatta uzun süreli hareketsizlik kondisyon kaybına yol açarak yorgunluğu artırabilir. Enerjiyi gün içine dengeli dağıtmak, aralıklı dinlenmekten daha etkilidir.

• Neden öğleden sonra daha çok yoruluyorum?

Gün boyunca beyin, hasarlı bölgeleri telafi etmek için fazla mesai yapar ve enerji deposu hızla boşalır. Bu nedenle nörolojik hastalıklarda yorgunluk genellikle sabah daha hafif, öğleden sonra ve akşam daha belirgindir. Zor işleri sabah saatlerine almak bu yüzden işe yarar.

• Yorgunluğum depresyon mu?

Yorgunluk ve depresyon sık birlikte görülür ve birbirini artırır, ama ayrı durumlardır. Depresyonu olmayan pek çok kişi de yorgunluk yaşar ve depresyon tedavisiyle ruh hali düzeldiği halde yorgunluk devam edebilir. Bu nedenle ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

• Egzersiz yapmalı mıyım?

Çoğu nörolojik hastalıkta düzenli ve kişiye uygun egzersiz yorgunluğu hafifletir. Ancak küçük bir eforun bile günlerce süren bir çöküşe yol açtığını fark ediyorsanız, egzersiz programınızı hekiminizle birlikte, çok yavaş artırarak planlamalısınız.

Doktor Notu

Nörolojik hastalıklarda yorgunluk gerçek, biyolojik ve çoğu zaman hastalığın en zorlayıcı belirtisidir. Yorgunluğunuzu doktorunuza mutlaka anlatın; muayenede sorulmasını beklemeyin. Uyku, ilaçlar, vitamin eksiklikleri ve duygu durumu gibi düzeltilebilir etkenlerin tedavisi, enerji yönetimi ve kişiye uygun hareketle birleştiğinde yorgunluğu hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmak mümkündür.

Referanslar

  • Bojtos L, Rodríguez-Antigüedad J, Pagonabarraga J, Martínez-Horta S, Kulisevsky J. Fatigue and neuropsychiatric symptoms in Parkinson’s disease: a narrative review. Front Neurol. 2025;16:1670644. doi:10.3389/fneur.2025.1670644.
  • Calabria M, García-Sánchez C, Grunden N, et al. Post-COVID-19 fatigue: the contribution of cognitive and neuropsychiatric symptoms. J Neurol. 2022;269(8):3990-3999. doi:10.1007/s00415-022-11141-8.
  • Chaudhuri A, Behan PO. Fatigue in neurological disorders. Lancet. 2004;363(9413):978-988. doi:10.1016/S0140-6736(04)15794-2.
  • Chen W, Jiang T, Huang H, Zeng J. Post-stroke fatigue: a review of development, prevalence, predisposing factors, measurements, and treatments. Front Neurol. 2023;14:1298915. doi:10.3389/fneur.2023.1298915.
  • Dobkin BH. Fatigue versus activity-dependent fatigability in patients with central or peripheral motor impairments. Neurorehabil Neural Repair. 2008;22(2):105-110. doi:10.1177/1545968308315046.
  • Greim B, Engel C, Apel A, Zettl UK. Fatigue in neuroimmunological diseases. J Neurol. 2007;254 Suppl 2:II102-6. doi:10.1007/s00415-007-2025-2.
  • Hou TW, Tzeng YS, Chen SP, et al. Fatigue in migraine patients and its clinical correlates: a large-scale hospital-based study. J Headache Pain. 2026;27(1):41. doi:10.1186/s10194-026-02270-w.
  • Ishii A, Tanaka M, Watanabe Y. Neural mechanisms of mental fatigue. Rev Neurosci. 2014;25(4):469-479. doi:10.1515/revneuro-2014-0028.
  • Johansson B, Rönnbäck L. The Brain Fatigue Syndrome—Symptoms, Probable Definition, and Pathophysiological Mechanisms. J Clin Med. 2025;14:3271. doi:10.3390/jcm14103271.
  • Kluger BM, Krupp LB, Enoka RM. Fatigue and fatigability in neurologic illnesses: proposal for a unified taxonomy. Neurology. 2013;80(4):409-416. doi:10.1212/WNL.0b013e31827f07be.
  • Liang Y, Levi C, Spratt NJ, Janssen H, Bajorek B. Addressing the burden of pathological fatigue in stroke survivors: a review of present and potential non-pharmacological and pharmacotherapeutic options. Curr Treat Options Neurol. 2025;27:17. doi:10.1007/s11940-025-00826-w.
  • Mücke M, Mochamat, Cuhls H, et al. Pharmacological treatments for fatigue associated with palliative care. Cochrane Database Syst Rev. 2015;(5):CD006788. doi:10.1002/14651858.CD006788.pub3.
  • Newland P, Starkweather A, Sorenson M. Central fatigue in multiple sclerosis: a review of the literature. J Spinal Cord Med. 2016;39(4):386-399. doi:10.1080/10790268.2016.1168587.
  • Pan J, Zhao P, Cai H, et al. Hypoxemia, sleep disturbances, and depression correlated with fatigue in neuromyelitis optica spectrum disorder. CNS Neurosci Ther. 2015;21(7):599-606. doi:10.1111/cns.12411.
  • Penner IK, Paul F. Fatigue as a symptom or comorbidity of neurological diseases. Nat Rev Neurol. 2017;13(11):662-675. doi:10.1038/nrneurol.2017.117.
  • Pitton Rissardo J, Jayasinghe M, Rashidi M, et al. Exploring fatigue in Parkinson’s disease: a comprehensive literature review. Cureus. 2025;17(3):e81129. doi:10.7759/cureus.81129.
  • Powers SK, Lynch GS, Murphy KT, Reid MB, Zijdewind I. Disease-induced skeletal muscle atrophy and fatigue. Med Sci Sports Exerc. 2016;48(11):2307-2319. doi:10.1249/MSS.0000000000000975.
  • Requier F, Demnitz-King H, Whitfield T, et al. The effect of meditation-based interventions on patients with fatigue symptoms: a systematic review and meta-analysis. Psychol Belg. 2023;63(1):64-81. doi:10.5334/pb.1182.
  • Rudroff T. Fatigue in neurological rehabilitation: why brain diversity and population diversity matter. Neurorehabil Neural Repair. 2026. doi:10.1177/15459683261481762.
  • Seok JM, Choi M, Cho EB, et al. Fatigue in patients with neuromyelitis optica spectrum disorder and its impact on quality of life. PLoS One. 2017;12(5):e0177230. doi:10.1371/journal.pone.0177230.
  • Tseng VW, Valliappan N, Ramachandran V, Choudhury T, Navalpakkam V. Digital biomarker of mental fatigue. NPJ Digit Med. 2021;4(1):47. doi:10.1038/s41746-021-00415-6.
  • Wang C, Trongnetrpunya A, Samuel IB, Ding M, Kluger BM. Compensatory neural activity in response to cognitive fatigue. J Neurosci. 2016;36(14):3919-3924. doi:10.1523/JNEUROSCI.3652-15.2016.
  • Wokke JH. Fatigue is part of the burden of neuromuscular diseases. J Neurol. 2007;254(7):948-949. doi:10.1007/s00415-006-0436-0.
  • Zekibakhsh Mohammadi N, Kianimoghadam AS, Mikaeili N, et al. Sleep disorders and fatigue among patients with MS: the role of depression, stress, and anxiety. Neurol Res Int. 2024;2024:6776758. doi:10.1155/2024/6776758.
Son Güncelleme: 06 Kasım 2026
Yazar Dr. Banu Taşcı Fresko

Dr. Banu Taşcı Fresko

Nöroloji Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Hekimi (IFMCP)