Skip to main content

Migren Tedavisi

Migren Tedavisi

Migreni olan pek çok kişi yıllarca yalnızca ağrı kesiciyle idare eder ve her atağı sabırla bekler. Oysa bugün migren tedavisinde ağrıyı hızla durduran ilaçlar, atakları seyrekleştiren koruyucu tedaviler, migrene özgü geliştirilmiş yeni ilaçlar ve etkinliği gösterilmiş takviyeler var. Doğru planlanan bir tedaviyle çoğu kişide atakların sayısı ve şiddeti belirgin şekilde azalır. Bu yazıda atak tedavisini, koruyucu tedaviyi, yeni nesil ilaçları, takviyeleri, eşlik eden duruma göre tedaviyi, ilaçsız yöntemleri ve tedavide sık yapılan hataları anlattım.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Tanı, tedavi ve yazıda geçen ilaç ya da takviyelerin kullanımı için mutlaka hekiminize danışın.

Ağrıyı Durdurmak, Atağı Önlemek

Migren tedavisi iki ana başlıkta ele alınır: atak sırasında ağrıyı durduran akut tedavi ve atakların sıklığını ve şiddetini azaltan koruyucu tedavi. Bu ikisi yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde takviyelerle birleştirildiğinde yaşam kalitesi belirgin şekilde artar.

Tedavinin asıl hedefi yalnızca bugünkü ağrıyı geçirmek değil, migren eşiğini yükseltmek ve beynin aşırı hassasiyetini azaltmaktır. Ülkemizde her ilaç her zaman bulunamayabilir; tedaviyi doktorunuzla birlikte, kendi sağlık durumunuza ve eşlik eden hastalıklarınıza göre planlamanız önerilir.

Atak Tedavisi

Atak tedavisinin en önemli kuralı, ilacı ağrı başlar başlamaz, ağrı henüz hafifken almaktır. Ağrı şiddetlendikten sonra alınan ilaçların etkisi belirgin şekilde azalır. Bu yüzden "biraz bekleyeyim, belki geçer" yaklaşımı çoğu zaman atağı uzatır.

İlaç Seçenekleri

Atağın şiddetine ve kişinin sağlık durumuna göre şu ilaçlar kullanılır:

  • Hafif ve orta ataklar: Parasetamol, ibuprofen, naproksen gibi ağrı kesiciler
  • Orta ve şiddetli ataklar: Triptanlar (örneğin sumatriptan, rizatriptan)
  • Triptan kullanamayanlar ya da yanıt alamayanlar: Gepantlar (ubrogepant, rimegepant) ve ditanlar (lasmiditan)
  • Bulantı-kusma varsa: Bulantı giderici ilaçlar; ağızdan ilaç yerine burun spreyi, dilde eriyen tablet ya da enjeksiyon

Her atak aynı şiddette olmadığı için hekiminizle birlikte hafif ve şiddetli ataklar için ayrı bir plan yapmak işe yarar. Bazı kişilerde triptan ile naproksenin birlikte alınması, tek başına kullanımdan daha iyi sonuç verir.

Triptanlar

Triptanlar migrene özgü atak ilaçlarıdır ve migren ağrısında rol oynayan yolları doğrudan hedefler. Ancak damarları daralttıkları için herkese uygun değildir:

  • Kontrolsüz yüksek tansiyonu olanlarda, inme ya da geçici iskemik atak (TİA) geçirmiş olanlarda, koroner arter ya da periferik damar hastalığı olanlarda kullanılmaz.
  • Hemiplejik ve beyin sapı auralı migrende önerilmez.
  • Kalp-damar riski olanlarda önce kardiyoloji değerlendirmesi önerilir.
  • Bazı antidepresanlarla birlikte kullanımı dikkat gerektirir.

Auralı migrende triptanın hangi anda alınması gerektiğini Migren Aurası ve Sessiz Migren yazımda, adet dönemindeki ataklarda hangi triptanların öne çıktığını ise Adet Migreni yazımda anlattım.

Gepantlar ve Ditanlar

Gepantlar CGRP reseptörlerini engeller ve damarları daraltmaz. Bu yüzden kalp-damar riski olanlarda daha güvenli bir seçenektir; sık kullanıldığında ilaç aşırı kullanım baş ağrısına yol açmadığı düşünülmektedir. Ağrı başlamadan önceki ön belirti döneminde alınan bir gepantın atağın gelişmesini önleyebildiği de gösterilmiştir.

Ditanlar da damarları daraltmaz, ancak baş dönmesi ve uyku hali yapabilir. Bu ilacı aldıktan sonra 8 saat araç kullanılmamalıdır.

İlaç Aşırı Kullanımı

Triptanları ya da kombine ağrı kesicileri ayda 10 günden fazla, basit ağrı kesicileri ayda 15 günden fazla kullanmak ilaç aşırı kullanım baş ağrısına yol açabilir. Bu durumda ağrı kesici, ağrıyı geçirmek yerine sürekli hale getirmeye başlar. Başka nedenlerle kullandığınız bazı ilaçların da baş ağrısı yapabildiğini unutmayın. Atak ilaçlarına sık ihtiyaç duyuyorsanız, bu koruyucu tedaviye geçme zamanının geldiğini gösterir.

Koruyucu Tedavi

Koruyucu tedavinin amacı migren ataklarının sıklığını ve şiddetini en az yarı yarıya azaltmaktır. Etkisini görmek için ilacın genellikle 2–3 ay düzenli kullanılması gerekir. Koruyucu tedavi aynı zamanda atak ilaçlarının daha iyi işe yaramasını sağlar ve migrenin kronikleşmesini önlemeye yardımcı olur.

Ne Zaman Başlanır?

Koruyucu tedavi şu durumlarda önerilir:

  • Ayda 4 ya da daha fazla migren günü olması
  • Haftada birden fazla gün ağrı kesici ihtiyacı
  • Atakların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmesi
  • Atak ilaçlarının işe yaramaması ya da kullanılamaması
  • Hemiplejik, beyin sapı auralı ya da uzun auralı migren

Geleneksel İlaçlar

Yıllardır kullanılan ve etkinliği bilinen koruyucu ilaçlar şunlardır:

  • Beta blokerler: Propranolol, metoprolol
  • Nöbet ilaçları: Topiramat, valproat
  • Antidepresanlar: Düşük doz amitriptilin, venlafaksin
  • Kalsiyum kanal blokeri: Flunarizin
  • Tansiyon ilacı: Kandesartan

İlaç seçimi; eşlik eden yüksek tansiyon, uykusuzluk, depresyon, kilo ya da gebelik planı gibi durumlara göre yapılır. Bu ilaçlara düşük dozla başlanır ve doz yavaş yavaş artırılır. Valproat ve topiramat gebelikte bebeğe zarar verebileceği için gebelik planlayan kadınlarda kullanılmaz. Topiramat yüksek dozda doğum kontrol haplarının etkisini de azaltabilir.

Kronik migrende bunlara ek olarak botoks da kullanılır; botoksun nasıl uygulandığını ve kronik migrene özgü tedavileri Kronik Migren yazımda anlattım.

Yeni Nesil Tedaviler

Migrene özgü olarak geliştirilen ve CGRP yolunu hedefleyen yeni tedaviler şunlardır:

  • CGRP antikorları: Erenumab, galkanezumab, fremanezumab (ayda bir ya da üç ayda bir deri altına iğne) ve eptinezumab (üç ayda bir damar yoluyla)
  • Ağızdan alınan gepantlar: Atogepant (her gün), rimegepant (gün aşırı)

Bu tedaviler genellikle klasik ilaçlara yanıt vermeyen ya da yan etkileri nedeniyle onları kullanamayan hastalarda düşünülür. Etkileri ilk birkaç hafta içinde başlar. Yan etkileri genellikle hafiftir: enjeksiyon yerinde ağrı ve kızarıklık, kabızlık, nadiren alerji. Düzenli kullanım gerekir; tedavi kesildiğinde etki zamanla azalabilir.

Takviyeler

Bazı takviyelerin migren ataklarını azalttığı gösterilmiştir ve uluslararası kılavuzlarda yer alırlar. Etkileri yavaş başlar; fark görmek için en az 2–3 ay düzenli kullanmak gerekir. Takviyeler ilaç tedavisinin yanında güvenle kullanılabilen değerli desteklerdir.

Etkinliği Gösterilen Takviyeler

Kılavuzlarda yer alan ve en çok çalışılan takviyeler şunlardır:

  • Magnezyum (günde 400–600 mg): Sinirsel uyarılabilirliği azaltır, atakların sıklığını ve şiddetini azaltır. Eşlik eden fibromiyalji, depresyon ve yüksek tansiyona da iyi gelir. Magnezyum oksitin emilimi düşüktür ve ishal yapabilir; bu yüzden genellikle önerilmez, ancak kabızlığı olanlarda bu özelliği işe yarayabilir. Böbrek yetmezliği olanlarda hekim kontrolü gerekir.
  • B2 vitamini (riboflavin, günde 400 mg): Mitokondrilerde enerji üretimini destekler. İdrarı parlak sarıya boyaması zararsızdır.
  • Koenzim Q10 (günde 100–300 mg): Antioksidandır ve mitokondrileri destekler. Eşlik eden fibromiyalji ve kronik yorgunluğa da iyi gelir.

Destekleyici Takviyeler

Kanıtları daha sınırlı olsa da bazı kişilerde fayda sağlayabilen takviyeler şunlardır:

  • Omega-3: Enflamasyonu azaltır.
  • Melatonin: Uykuyu düzenler ve atak sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir; özellikle uykuyla ilişkili ataklarda denenebilir.
  • D vitamini: Eksikliği varsa düzeltilmesi enflamasyonu azaltır ve koruyucu tedaviye katkıda bulunabilir.
  • B6 vitamini, B12 vitamini ve folat: Homosistein düzeyini düşürür ve damar sağlığını destekler; özellikle auralı migrende çalışılmıştır.
  • Feverfew: CGRP salınımını baskılayabilir. Ağızda yara yapabilir; gebelikte ve kan sulandırıcı kullananlarda kullanılmamalıdır.
  • 5-HTP: Serotoninin öncülüdür. Antidepresanlar ve triptanlarla birlikte serotonin sendromu riski nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır.

N-asetil sistein, L-karnitin ve ginkgo biloba da bazı kişilerde destek olarak kullanılabilir. Takviyelerin hangi formlarının daha iyi emildiğini, hangi tahlillerin yapılması gerektiğini ve eksikliklerin nasıl anlaşılacağını Migrende Vitamin ve Mineral Eksiklikleri yazımda anlattım.

Eşlik Eden Duruma Göre Tedavi

Migren nadiren tek başına gelir. Tedavi, migrene eşlik eden duruma göre kişiye özel olarak uyarlanır:

İlaçsız Yöntemler

Migrenli beyin çoğu zaman "savaş ya da kaç" modunda, yani sempatik sistem baskın çalışır. Dinlenme ve onarımı yöneten parasempatik sistemi güçlendiren her alışkanlık migren eşiğini yükseltmeye yardımcı olur:

  • Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, öğün atlamamak ve yeterli su içmek
  • Haftada en az üç gün, 30–40 dakika tempolu yürüyüş, yüzme ya da bisiklet gibi aerobik egzersiz yapmak
  • Migren için yoga ve nefes çalışmaları
  • Vagus siniri uyarımıyla parasempatik sistemi desteklemek
  • Bilişsel davranışçı terapi, biofeedback ve gevşeme teknikleri

Bir çalışmada haftada üç gün yapılan düzenli egzersizin, atakları koruyucu ilaçlara yakın oranda azalttığı görülmüştür. İlaçlara yanıt vermeyen kişilerde sinir blokajı ve cihazla yapılan sinir uyarımı yöntemleri de seçenek olabilir.

Tedavide Sık Yapılan Hatalar

Doğru ilaç seçilse bile bazı alışkanlıklar tedavinin başarısını azaltır. Muayenehanemde en sık karşılaştığım hatalar şunlardır:

  • İlacı geç almak: Ağrının şiddetlenmesini beklemek, atak ilacının etkisini belirgin şekilde azaltır.
  • Ağrı kesiciyle yetinmek: Sık atakları yıllarca yalnızca ağrı kesiciyle geçiştirmek, ilaç aşırı kullanımına ve kronikleşmeye zemin hazırlar.
  • Koruyucu ilacı erken bırakmak: Koruyucu tedavinin etkisi haftalar içinde ortaya çıkar; ilk ayda "işe yaramadı" diye bırakmak, etkili olabilecek bir tedaviyi kaçırmak demektir.
  • Eksiklikleri ve eşlik eden durumları atlamak: Magnezyum ya da D vitamini eksikliği, uyku apnesi, insülin direnci veya histamin intoleransı tedavi edilmeden ilaçlardan tam fayda görmek zordur.
  • Günlük tutmamak: Atak sayısı, kullanılan ilaçlar ve tetikleyiciler kayıt altına alınmadığında tedavinin işe yarayıp yaramadığını anlamak güçleşir.

Tetikleyicilerin nasıl bulunacağını Migreni Tetikleyen Etkenler yazımda, migrenin ne olduğunu ve evrelerini ise Migren Nedir? yazımda anlattım.

Sıkça Sorulan Sorular

Migren tedavisiyle ilgili en sık sorulan soruları kısaca yanıtladım.

• Triptanlar Bağımlılık Yapar mı?

Hayır, triptanlar bağımlılık yapan ilaçlar değildir. Ancak ayda 10 günden fazla kullanıldıklarında ilaç aşırı kullanım baş ağrısına yol açabilirler. Bu yüzden önerilen sınırlar içinde kalmak ve ihtiyaç arttığında koruyucu tedaviyi konuşmak önemlidir.

• Atak İlacı İşe Yaramazsa İkinci Doz Alabilir miyim?

Ağrı önce geçip sonra geri dönerse, triptanlar için genellikle ilk dozdan en az 2 saat sonra ikinci doz alınabilir. Ancak ilk doz hiç işe yaramadıysa ikinci doz da çoğu zaman fayda etmez. Günlük en yüksek dozu ve size uygun planı hekiminizle belirlemeniz önemlidir.

• Koruyucu İlaçlar Kilo Aldırır mı?

Bazıları aldırabilir. Amitriptilin, flunarizin ve valproat kilo artışına yol açabilir; topiramat ise çoğu zaman iştahı azaltır. Kilo sizin için önemli bir konuysa, ilaç seçiminde bunu hekiminizle konuşmanız doğru tedaviyi seçmeyi kolaylaştırır.

Referanslar

  • Ailani J, Burch RC, Robbins MS; Board of Directors of the American Headache Society. The American Headache Society Consensus Statement: update on integrating new migraine treatments into clinical practice. Headache. 2021;61(7):1021-1039. doi:10.1111/head.14153
  • Charles AC, Digre KB, Goadsby PJ, Robbins MS, Hershey A; American Headache Society. Calcitonin gene-related peptide-targeting therapies are a first-line option for the prevention of migraine: an American Headache Society position statement update. Headache. 2024;64(4):333-341.
  • Eigenbrodt AK, Ashina H, Khan S, et al. Diagnosis and management of migraine in ten steps. Nat Rev Neurol. 2021;17(8):501-514. doi:10.1038/s41582-021-00509-5
  • Silberstein SD, Holland S, Freitag F, et al. Evidence-based guideline update: pharmacologic treatment for episodic migraine prevention in adults. Neurology. 2012;78(17):1337-1345.
  • Holland S, Silberstein SD, Freitag F, et al. Evidence-based guideline update: NSAIDs and other complementary treatments for episodic migraine prevention in adults. Neurology. 2012;78(17):1346-1353.
  • Pringsheim T, Smith DB, Tanveer S, et al. Systematic review of pharmacologic treatment for migraine prevention in adults: report of the AAN Guidelines Subcommittee and the American Headache Society. Neurology. 2026;107(7):e218112. doi:10.1212/WNL.0000000000218112
  • Dodick DW, Goadsby PJ, Schwedt TJ, et al. Ubrogepant for the treatment of migraine attacks during the prodrome: a phase 3, multicentre, randomised, double-blind, placebo-controlled, crossover trial in the USA. Lancet. 2023;402(10419):2307-2316. doi:10.1016/S0140-6736(23)01683-5
  • Peikert A, Wilimzig C, Köhne-Volland R. Prophylaxis of migraine with oral magnesium: results from a prospective, multi-center, placebo-controlled and double-blind randomized study. Cephalalgia. 1996;16(4):257-263.
  • Schoenen J, Jacquy J, Lenaerts M. Effectiveness of high-dose riboflavin in migraine prophylaxis: a randomized controlled trial. Neurology. 1998;50(2):466-470.
  • Sándor PS, Di Clemente L, Coppola G, et al. Efficacy of coenzyme Q10 in migraine prophylaxis: a randomized controlled trial. Neurology. 2005;64(4):713-715.
  • Gonçalves AL, Martini Ferreira A, Ribeiro RT, et al. Randomised clinical trial comparing melatonin 3 mg, amitriptyline 25 mg and placebo for migraine prevention. J Neurol Neurosurg Psychiatry. 2016;87(10):1127-1132.
  • Varkey E, Cider Å, Carlsson J, Linde M. Exercise as migraine prophylaxis: a randomized study using relaxation and topiramate as controls. Cephalalgia. 2011;31(14):1428-1438.
  • Nayak SK, Pradhan P, Sahu PK, et al. Current trends in management of migraine: a review of current practice and recent advances. CNS Neurol Disord Drug Targets. 2026;25(5):364-389. doi:10.2174/0118715273408295250825074429
Son Güncelleme: 08 Kasım 2026
Yazar Dr. Banu Taşcı Fresko

Dr. Banu Taşcı Fresko

Nöroloji Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Hekimi (IFMCP)