Skip to main content

Migren Aurası ve Sessiz Migren: İnmeden Nasıl Ayırt Edilir?

Migren Aurası ve Sessiz Migren: İnmeden Nasıl Ayırt Edilir?

Gözünüzün önünde birden parlayan, titreşen zikzaklar belirip yavaş yavaş büyüyebilir. İnsan böyle bir anda gözünde bir sorun olduğunu, hatta inme geçirdiğini düşünür. Oysa bu çoğu zaman bir migren aurasıdır ve yarım saat kadar sonra kendiliğinden geçer. Bazen ardından baş ağrısı hiç gelmez; buna sessiz migren denir. Bu yazıda auranın neye benzediğini, inmeden nasıl ayırt edebileceğinizi ve hangi durumlarda beklemeden acile gitmeniz gerektiğini anlattım.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Tanı, tedavi ve yazıda geçen ilaç ya da takviyelerin kullanımı için mutlaka hekiminize danışın.

Gözünüzün Önünde Zikzaklar

Bir anda görüş alanınızın bir köşesinde küçük, parlak bir nokta belirdiğini düşünün. Nokta birkaç dakika içinde kenarları ışıl ışıl titreşen, zikzaklı bir yaya dönüşür, büyüyerek yana doğru kayar ve yaklaşık yarım saat sonra kendiliğinden kaybolur. Muayenehanemde en sık dinlediğim aura tarifi budur.

Aura, migren atağının bir parçası olarak ortaya çıkan, geçici ve tamamen düzelen sinir sistemi belirtileridir. Migreni olan her üç kişiden yaklaşık biri, hayatının bir döneminde aura yaşar.

Aura kelimesi Yunancada "hafif esinti, meltem" anlamına gelir. Tıpta ilk kez epilepsi için kullanılmıştır. Antik çağın ünlü hekimi Galen'in aktardığına göre bir hasta, nöbetten hemen önce bacağından başına doğru serin bir esinti yükseliyormuş gibi hissettiğini anlatmıştır. Nöbetten önceki bu uyarı hissine o günden sonra aura denmiş, zamanla migren atağından önce gelen belirtiler için de aynı ad kullanılmaya başlanmıştır.

Aura Nasıl Oluşur?

Adı çoğu zaman gözle birlikte anılsa da auranın kaynağı beyindir. Beynin arka kısmında, görmeyi işleyen bölgede sinir hücreleri önce aşırı uyarılır, ardından bir süre dinlenmeye geçer. Bu değişim, durgun suya atılan taşın oluşturduğu halkalar gibi beyin yüzeyinde yavaşça yayılır ve dakikada yalnızca birkaç milimetre ilerler. Zikzakların yavaş yavaş büyüyüp görüş alanında kaymasının nedeni de bu yavaş ilerleyiştir.

Bu nedenle aura, damar tıkanmasıyla oluşan bir hasar değil, sinir hücrelerinde geçici bir elektriksel değişikliktir. Belirtilerin adım adım "yürüyerek" yayılması ve sonunda iz bırakmadan geçmesi de bundandır.

Her Atakta Farklı

Auralar aynı kişide bile ataktan atağa farklılık gösterebilir. İtalya ve Norveç'te hastaların auralarını günlük tutarak kaydettiği bir çalışmada, katılımcıların yarısından fazlası art arda üç atağında birbirinin aynısı olan bir aura yaşamadı. Bir seferinde zikzaklar daha büyük olabilir, bir başkasında karıncalanma eşlik edebilir ya da baş ağrısı daha erken başlayabilir. Bu küçük farklar endişe verici değildir; önemli olan, kendi auralarınızın genel düzenini tanımanızdır.

Auranın Belirtileri

Auranın en belirgin özelliği, normalde olmayan bir şeyin ortaya çıkmasıdır: ışık, parıltı, titreşim ya da karıncalanma. Bunlara zaman zaman görüş alanında bir boşluk ya da hissin azalması gibi geçici kayıplar da eşlik edebilir. Her belirti genellikle 5 ile 60 dakika arasında sürer ve ardından tamamen geçer.

Görme Aurası

Auraların neredeyse tamamında görme belirtileri vardır. Hastalarım bunları farklı sözcüklerle anlatsa da tarifler birbirine çok benzer:

  • Kenarları parlak, titreşen zikzak çizgiler (eski kale surlarına benzetilir)
  • Ortası boş, kenarı ışıl ışıl parlayan ve giderek büyüyen bir kör nokta
  • Sıcak havada asfalt üzerinde görülen dalgalanmaya benzeyen bir titreşim
  • Işık çakmaları, yıldızcıklar
  • Görüntünün bir kısmının bulanıklaşması ya da hiç görülememesi

Görme aurası gözden değil beyinden kaynaklandığı için aslında iki gözü birlikte etkiler. Yine de çoğu kişi "sağ gözümde oldu" der, çünkü zikzaklar görüş alanının sağ yarısında yer alır. Bir sonraki atağınızda sırayla bir gözünüzü kapatmayı deneyin: Zikzakların her iki gözde de durduğunu fark edeceksiniz. Aynı nedenle gözlerinizi kapattığınızda da onları görmeye devam edebilirsiniz.

Uyuşma ve Karıncalanma

Aura yaşayanların yaklaşık üçte birinde görme belirtilerine his belirtileri de eklenir. Karıncalanma çoğunlukla parmak uçlarında başlar ve dakikalar içinde ele, kola, ardından yüzün aynı tarafına, dudaklara ve dile doğru yürür. Karıncalanma çekilirken arkasında kısa süreli bir uyuşukluk bırakabilir.

Konuşma Güçlüğü

Daha az sıklıkla aura konuşmayı da etkiler. Söylemek istediğiniz kelimeyi bulamaz, kelimeleri karıştırır ya da size söyleneni anlamakta zorlanırsınız. Bu belirti genellikle tek başına gelmez; çoğunlukla görme ya da his aurasının ardından, onları izleyerek ortaya çıkar.

Daha Nadir Auralar

Bazı aura türleri seyrek görülür. Yine de bir nörolog olarak bunların bilinmesini önemsiyorum, çünkü inmeyle karışma olasılıkları daha yüksektir:

  • Beyin sapı aurası: Bu aurada etraf dönüyormuş gibi gelir, her şeyi çift görebilir, dengenizi kaybedebilirsiniz. Konuşmanız peltekleşebilir, kulaklarınız çınlayabilir. Bazen iki kolda ya da yüzün iki yanında birden karıncalanma olur.
  • Hemiplejik migren: Aura sırasında bir kolunuz ve bacağınız, bazen de yüzünüzün bir yarısı güçsüzleşir. Elinizdeki bardağı tutmakta ya da adım atmakta zorlanabilirsiniz. Bazı ailelerde birden fazla kişide görülür. Güçsüzlük saatlerce, hatta birkaç gün sürebilir, ancak çoğu zaman sonunda tamamen düzelir.
  • Retinal migren: Bu kez görme yalnızca bir gözde bozulur; o göz kararır ya da bulanıklaşır, diğer göz normal görür. Tek gözde ani görme kaybı, göz damarının tıkanması gibi acil durumlarda da olabilir. Bu yüzden retinal migren tanısı ancak bu nedenler dışlandıktan sonra konur.

Bu türlerden birini ilk kez yaşıyorsanız mutlaka bir hekime görünmeniz gerekir.

Sessiz Migren

Bazen aura bütün tanıdık özellikleriyle gelir, yayılır ve geçer, ama ardından beklenen baş ağrısı hiç başlamaz. İşte buna halk arasında sessiz migren denir. Tıptaki adı "baş ağrısız tipik aura"dır; eski kaynaklarda "migren eşdeğeri" ya da "akefaljik migren" olarak da geçer.

Kimlerde Görülür?

Sessiz migren sanıldığından daha yaygındır. Auralı migreni olanların yaklaşık üçte biri, hayatının bir döneminde en az bir kez ağrısız aura yaşar. Yalnızca ağrısız aura yaşayıp hiç ağrılı atak geçirmeyenler ise azınlıktadır.

Yaş ilerledikçe sessiz migren daha sık görülür. Gençliğinde auralı migreni olan pek çok kişide, özellikle kadınlarda menopozla birlikte baş ağrıları hafifler, hatta tamamen kaybolur; auralar ise tek başına gelmeyi sürdürebilir. Bazen de hiç migren geçmişi olmayan birinde ilk kez 50 yaşından sonra ortaya çıkar.

Neden Dikkat İster?

Baş ağrısı, auranın migrene ait olduğunu gösteren en önemli ipuçlarından biridir. Ağrı olmadığında aura, geçici iskemik atağa (halk arasında "mini inme") ya da bazı göz hastalıklarına çok benzeyebilir. Bu yüzden sessiz migren tanısı genellikle diğer nedenler dışlandıktan sonra konur.

İlk kez ağrısız aura yaşadıysanız, özellikle 50 yaşın üzerindeyseniz ya da tansiyon, şeker, kolesterol, sigara gibi damar risk etkenleriniz varsa bir hekime başvurmanız önerilir. Değerlendirme sonunda migren tanısı konduğunda ise içiniz rahat olabilir: Sessiz migren genellikle iyi seyirli bir durumdur.

Aura mı, İnme mi?

Auranın insanı en çok korkutan yanı, inmeye benzemesidir. İkisi de birden ortaya çıkan görme, his ya da konuşma sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden acil serviste sık karıştırılırlar: İnme şüphesiyle gelen kişilerin bir kısmında sonunda migren aurası saptanır, daha nadiren de tersi olur. Ayrımı yaparken bakılan en önemli ipuçları, belirtilerin nasıl başladığı, nasıl yayıldığı ve ne kadar sürdüğüdür.

Belirtilerin Niteliği

Aura çoğunlukla bir şey "ekler": parlayan zikzaklar, ışık çakmaları, karıncalanma. İnme ise genellikle bir şey "eksiltir": Görüş alanının bir bölümü kararır, kol ya da bacak güçsüzleşir, yüz kayar, kişi konuşamaz hâle gelir.

Başlangıç Hızı

Aura acele etmez; en az 5 dakikada, yavaş yavaş yayılarak büyür. İnme ve geçici iskemik atak ise çoğunlukla saniyeler içinde başlar ve belirti ilk andan itibaren bütün hâliyle oradadır.

Belirtilerin Sırası

Aurada belirtiler birbirini izler: Önce zikzaklar başlar, onlar silinirken karıncalanma ortaya çıkar, ardından konuşma güçlüğü gelebilir. İnmede ise etkilenen bütün bölgeler genellikle aynı anda tutulur.

Kişinin Özellikleri

Aura daha çok gençlerde, kadınlarda ve migren geçmişi olanlarda görülür; kişi çoğu zaman benzer atakları daha önce de yaşamıştır. İnme ise ileri yaşta ve tansiyon, şeker, kalp ritim bozukluğu, sigara gibi damar risk etkenleri olanlarda daha olasıdır.

Kısaca Ayrım

Bu ipuçlarını bir arada görmek, durumu değerlendirmeyi kolaylaştırır. Aurayı düşündüren özellikler şunlardır:

  • Parlak, titreşen, hareketli görüntüler
  • Dakikalar içinde yavaş yavaş yayılma
  • Belirtilerin birbirini izlemesi
  • 5–60 dakika içinde tamamen geçmesi
  • Benzer atakların daha önce de yaşanmış olması

İnmeyi düşündüren özellikler ise şunlardır:

  • Kararma, görememe, güç kaybı gibi kayıp belirtileri
  • Saniyeler içinde, birden başlama
  • Bütün belirtilerin aynı anda gelmesi
  • Kolda, bacakta ya da yüzde güçsüzlük
  • Tek gözde ani görme kaybı
  • İleri yaş ve damar risk etkenleri

Yine de bu ipuçlarının hiçbiri tek başına kesin değildir. İnme de zaman zaman auraya benzer biçimde yavaş gelişebilir ve geçici iskemik atakların bir kısmına baş ağrısı eşlik edebilir. Bu yüzden emin olamadığınız her durumda aurayı değil, inmeyi düşünerek hareket etmek en güvenli yoldur.

Aura ve İnme Riski

Auralı migreni olan kişilerde ileride inme geçirme olasılığı, migreni olmayanlara göre yaklaşık iki kat yüksek bulunmuştur. Aurasız migrende ise böyle belirgin bir artış görülmemiştir. Bu bilgi ilk bakışta korkutucu gelebilir. Ancak gençlerde inme zaten çok nadir olduğu için, risk iki katına çıksa bile yine de düşük kalır.

Riski Artıran Etkenler

Asıl önemli olan, auralı migrenin başka risk etkenleriyle bir araya gelmesidir. Böyle durumlarda risk belirgin biçimde yükselir:

  • Sigara içmek
  • Östrojen içeren doğum kontrol hapı kullanmak
  • Özellikle 45 yaşın altındaki kadınlarda bu iki etkenden birinin bulunması
  • Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet ve hareketsizlik

Doğum Kontrol Hapı ve Aura

Auralı migreni olan kadınlarda östrojen içeren doğum kontrol hapları ve diğer östrojenli yöntemler, inme riskini artırdığı için kesinlikle önerilmez. Sigara içenlerde bu risk daha da yükselir. Böyle bir hap kullanıyorsanız kendi başınıza bırakmayın; hekiminizle konuşarak size uygun, östrojen içermeyen bir yöntem belirleyin.

Değiştirilebilir Etkenler

İyi haber şu ki bu etkenlerin büyük kısmı sizin elinizdedir. Sigarayı bırakmak, tansiyonu ve kolesterolü düzenli kontrol ettirmek, hareketli bir yaşam sürmek ve dengeli beslenmek, auralı migreni olan biri için inme riskini azaltmanın en etkili yollarından biridir.

Çok nadiren, aura sırasında gerçek bir beyin enfarktüsü gelişebilir; buna "migrenöz enfarkt" denir. Bu durumda aura her zamankinden uzun sürer ve kendiliğinden geçmez. Bir sonraki bölümde anlattığım uyarı işaretlerini bilmek bu yüzden önemlidir.

Ne Zaman Acil?

Yıllardır aynı biçimde gelen ve her seferinde iz bırakmadan geçen auralar çoğunlukla acil değildir. Ancak bazı belirtiler beklemeden harekete geçmeyi gerektirir. İnmede tedavinin başarısı büyük ölçüde zamana bağlı olduğu için bu durumlarda "migrenimdir, geçer" diye beklemek yerine 112'yi aramak ya da en yakın acil servise gitmek gerekir.

Hemen Acile Gidin

Aşağıdaki belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden yardım isteyin:

  • Belirtiler saniyeler içinde, birden başladıysa
  • Kolunuzda, bacağınızda ya da yüzünüzün bir yarısında güçsüzlük, yüzünüzde kayma varsa
  • İlk kez konuşamıyor ya da söyleneni anlayamıyorsanız
  • Tek gözünüzde ani görme kaybı ya da gözünüzün önüne perde inmiş gibi bir his varsa
  • Aura bir saati geçtiği hâlde düzelmiyorsa
  • Hayatınızın en şiddetli, bir anda patlayan baş ağrısı eşlik ediyorsa
  • Bilinç bulanıklığı, nöbet, yüksek ateş ya da ense sertliği varsa
  • Belirtiler bir baş travmasından sonra başladıysa

Gecikmeden Hekime Başvurun

Bazı durumlar ilk dakikalarda acil olmayabilir, ama mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir:

  • Hayatınızda ilk kez aura yaşadıysanız, özellikle 50 yaşın üzerindeyseniz
  • Auralarınızın biçimi değiştiyse ya da hep aynı tarafta olmaya başladıysa
  • Auralar sıklaştıysa ya da kısa aralarla tekrarlıyorsa
  • Gebelikte ya da doğumdan sonraki haftalarda yeni aura başladıysa

Yeni Başlayan Aurada Tetkikler

Hayatında ilk kez aura yaşayan ya da auralarının biçimi değişen birinde, belirtilerin başka bir nedene bağlı olmadığından emin olmak için bazı tetkikler yapılır:

Çoğu kişide istenenler

  • Beyin MR'ı: Beyinde aurayı taklit edebilecek bir damar tıkanıklığı, kanama ya da başka bir neden olup olmadığını gösterir.
  • Karotis Doppler: Boyundaki şah damarlarında daralma ya da plak olup olmadığına bakılır. Bu damarlardaki daralmalar, tek gözde görme kaybına ve inmeye yol açabilir.
  • Kan şekeri ve HbA1c: Kan şekerinin düşmesi de geçici uyuşma, konuşma bozukluğu ve görme sorunlarına neden olabilir. HbA1c ise son üç ayın şeker ortalamasını gösterir ve damar sağlığını değerlendirmeye yardımcı olur.
  • Tam kan sayımı: Kanın koyulaşmasına yol açan durumları ve kansızlığı ortaya koyar.
  • Kolesterol değerleri: Damar sağlığını değerlendirmek için bakılır.
  • B12 vitamini, folik asit ve homosistein: B12 vitamini ve folik asit eksikliği sinir sistemini etkileyebilir ve homosisteinin yükselmesine katkıda bulunan nedenlerden biridir. Yüksek homosistein de damar sağlığı açısından önemli bir risk etkenidir.
  • Sedimantasyon ve CRP: Özellikle 50 yaşın üzerinde yeni başlayan görme belirtilerinde, şakak damarlarını tutan ve görme kaybına yol açabilen dev hücreli arteriti atlamamak için önemlidir.
  • TSH: Tiroid bozuklukları migren ataklarını etkileyebilir.

Gerektiğinde istenenler

  • Magnezyum ve ferritin: Düşük magnezyum ve azalmış demir depoları, auralı migrene katkıda bulunan etkenlerden biri olabilir.
  • Antifosfolipid antikorları: Kanın pıhtılaşma eğilimini artıran bu durum; özellikle genç yaşta, damar risk etkeni olmadan inmeye benzer belirtiler yaşayan ya da tekrarlayan düşük öyküsü olan kadınlarda araştırılır.
  • EKG ve ritim Holter'ı: Pıhtı oluşumuna yol açabilen kalp ritim bozukluklarını, özellikle atriyal fibrilasyonu ortaya koyar.
  • Ekokardiyografi: Kalpteki küçük bir açıklık olan PFO'yu gösterebilir. PFO, auralı migreni olanlarda daha sık görülür.

Hekiminiz, muayene bulgularınıza ve öykünüze göre bu listeden hangilerinin gerekli olduğuna karar verir.

Atak Sırasında Ne Yapmalı?

Belirtiler başladığında ilk iş olarak saati not edin; acil serviste ilk sorulacak sorulardan biri budur. Aura sürerken araç kullanmayın. Sırayla bir gözünüzü kapatarak görme bozukluğunun tek gözde mi, iki gözde mi olduğuna bakın.

Yanınızda biri varsa yüzünüze, kollarınıza ve konuşmanıza bakmasını isteyin. Gülümsediğinizde yüzünüzün bir tarafı kayıyorsa, iki kolunuzu öne kaldırdığınızda biri aşağı düşüyorsa ya da konuşmanız bozulduysa beklemeden 112'yi arayın.

Auralı Migrenle Yaşamak

Tanısı konmuş ve hep benzer biçimde gelen auralar can sıkıcı olsa da çoğu zaman güvenle yönetilebilir. Atak sırasında ne yapacağınızı bilmek ve atakları seyrekleştirecek adımlar atmak, aurayla yaşamayı belirgin biçimde kolaylaştırır.

Aura Başladığında

Aura başladığında önce kendinizi güvene alın; araç kullanıyorsanız kenara çekin. Loş ve sessiz bir ortamda dinlenmek çoğu kişiye iyi gelir. Hekiminizin önerdiği atak ilacını, size anlatılan zamanlamaya uygun şekilde alın. Migrene özgü atak ilaçları olan triptanlar, tipik auralı migrende de kullanılabilir. Ancak aura sırasında değil, baş ağrısı başladığında alınmaları önerilir, çünkü aura sırasında alındıklarında ağrıyı önlemede pek etkili olmazlar. Beyin sapı aurası ya da hemiplejik migreni olanlarda, daha önce inme veya geçici iskemik atak geçirenlerde, kalp damar hastalığı ya da kontrol altında olmayan yüksek tansiyonu bulunanlarda ise triptan kullanılmaz. Aura geçtikten sonra bir süre yorgun ve dalgın hissetmeniz de olağandır.

Aura Günlüğü

Her atağı kısaca not etmek, hem sizin hem hekiminizin auralarınızı daha iyi tanımasını sağlar. Günlüğünüze şunları yazabilirsiniz:

  • Belirtinin başladığı ve bittiği saat
  • Ne gördüğünüz ya da hissettiğiniz, hangi tarafta olduğu
  • Tek gözde mi, iki gözde mi olduğu
  • Baş ağrısının gelip gelmediği, geldiyse ne zaman başladığı
  • O gün uyku, öğün, stres ya da adet döngünüzle ilgili dikkatinizi çeken bir durum

Auralarınızın biçimi bir gün değişirse, bu kayıtlar farkı hemen görmenize yardımcı olur.

Atakları Seyrekleştirmek

Auralı atakları başlatan etkenler kişiden kişiye değişir. Düzensiz uyku, öğün atlamak, yoğun bir stres döneminin ardından gelen gevşeme, parlak ya da titreşen ışıklar ve hormonal dalgalanmalar en sık bildirilenler arasındadır. Beslenmeyle ilgili tetikleyicileri, migreni tetikleyen yiyecek ve içecekler yazımda ayrıntılı olarak ele aldım.

Ataklar sık geliyorsa koruyucu tedavi gündeme gelir. İlaçlar ve takviyeler dahil hangi yolun size uygun olduğuna hekiminizle birlikte karar verebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

• Aura her zaman baş ağrısından önce mi gelir?

Çoğu zaman önce gelir ve ağrı, aura bittikten sonraki bir saat içinde başlar. Ancak aura ağrıyla aynı anda da başlayabilir, ağrı sürerken de ortaya çıkabilir. Üstelik aynı kişide bu sıra ataktan atağa değişebilir.

• Gözlerimi kapattığımda zikzaklar geçmiyor, bu normal mi?

Evet, normaldir. Aura gözde değil beyinde oluştuğu için gözleriniz kapalıyken de görmeye devam edersiniz. Bu, auranın tipik özelliklerinden biridir.

• Aura beynime zarar verir mi?

Tipik aura, sinir hücrelerinde geçici bir elektriksel değişikliktir ve kalıcı bir iz bırakmaz. Aura sırasında gerçek bir enfarkt gelişmesi çok nadirdir. Yine de risk etkenlerinizi kontrol altında tutmanız ve uyarı işaretlerini bilmeniz önemlidir.

• Ekran ışığı aura başlatır mı?

Parlak, titreşen ya da kontrastı yüksek ışıklar, bazı kişilerde aurayı tetikleyen etkenlerden biridir. Ekran parlaklığını azaltmak, düzenli aralar vermek ve karanlık bir odada parlak ekrana uzun süre bakmamak işe yarayabilir.

• Auralı migrenim var, doğum kontrol hapı kullanabilir miyim?

Auralı migreni olan kadınlarda östrojen içeren doğum kontrol hapları, inme riskini artırdığı için kesinlikle önerilmez. Östrojen içermeyen yöntemler bir seçenek olabilir. Hangisinin size uygun olduğuna hekiminizle birlikte karar vermeniz önemlidir.

• Sessiz migren için MR çekilmeli mi?

İlk kez ağrısız aura yaşayan kişilerde, özellikle ileri yaştaysa ya da damar risk etkenleri varsa, beyin MR'ı ve karotis Doppler incelemesi çoğu zaman gerekir. Yıllardır aynı biçimde gelen ve muayenesi normal olan kişilerde ise her atakta yeniden tetkik yapılması gerekmeyebilir.

Referanslar

  • Headache Classification Committee of the International Headache Society (IHS). The International Classification of Headache Disorders, 3rd edition. Cephalalgia. 2018;38(1):1–211.
  • Lauritzen M. Pathophysiology of the migraine aura. The spreading depression theory. Brain. 1994;117(Pt 1):199–210.
  • Viana M, Sances G, Linde M, et al. Clinical features of migraine aura: results from a prospective diary-aided study. Cephalalgia. 2017;37(10):979–989.
  • Viana M, Sances G, Linde M, et al. Prolonged migraine aura: new insights from a prospective diary-aided study. J Headache Pain. 2018;19:77.
  • Shah DR, Dilwali S, Friedman DI. Current aura without headache. Curr Pain Headache Rep. 2018;22(11). doi:10.1007/s11916-018-0725-1
  • Vongvaivanich K, Lertakyamanee P, Silberstein SD, Dodick DW. Late-life migraine accompaniments: a narrative review. Cephalalgia. 2015;35(10):894–911.
  • Kunkel RS. Migraine aura without headache: benign, but a diagnosis of exclusion. Cleve Clin J Med. 2005;72(6):529–534.
  • He Y, Li Y, Nie Z. Typical aura without headache: a case report and review of the literature. J Med Case Rep. 2015;9:40.
  • Alstadhaug KB, Tronvik E, Aamodt AH. Transient ischemic attack or migraine with aura? Tidsskr Nor Laegeforen. 2023;143(15). doi:10.4045/tidsskr.23.0225
  • Lebedeva ER, Olesen J. Transient focal neurological symptoms and headache: is it TIA or migraine with aura? J Headache Pain. 2025;26. doi:10.1186/s10194-025-02038-8
  • Scutelnic A, Bracher J, Kreis LA, et al. Symptoms and patterns of symptom propagation in incipient ischemic stroke and migraine aura. Front Hum Neurosci. 2023;16:1077737.
  • Schürks M, Rist PM, Bigal ME, Buring JE, Lipton RB, Kurth T. Migraine and cardiovascular disease: systematic review and meta-analysis. BMJ. 2009;339:b3914.
  • Sacco S, Merki-Feld GS, Ægidius KL, et al. Hormonal contraceptives and risk of ischemic stroke in women with migraine: a consensus statement from the European Headache Federation (EHF) and the European Society of Contraception and Reproductive Health (ESC). J Headache Pain. 2017;18(1):108.
  • Hill DL, Daroff RB, Ducros A, Newman NJ, Biousse V. Most cases labeled as "retinal migraine" are not migraine. J Neuroophthalmol. 2007;27(1):3–8.
  • Ailani J, Burch RC, Robbins MS; Board of Directors of the American Headache Society. The American Headache Society Consensus Statement: update on integrating new migraine treatments into clinical practice. Headache. 2021;61(7):1021–1039.
  • Kleindorfer DO, Towfighi A, Chaturvedi S, et al. 2021 Guideline for the prevention of stroke in patients with stroke and transient ischemic attack: a guideline from the American Heart Association/American Stroke Association. Stroke. 2021;52(7):e364–e467.
Son Güncelleme: 08 Kasım 2026
Yazar Dr. Banu Taşcı Fresko

Dr. Banu Taşcı Fresko

Nöroloji Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Hekimi (IFMCP)